GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
17.02°
Parçalı Az Bulutlu
DOLAR 8.55
EURO 10.09
ALTIN 495.39
BİST 1.352

Marş ile atılan o ilk adım

18 Mayıs 2021 Salı , 14:12

Bu satırları buruk biçimde yazıyorum. İki nedeni var, birincisi içinde bulunduğumuz salgın ve ekonomik sıkıntılarla dolu ortam.

İkincisi bu kadar yakıcı değil ama düşündürücü… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yaptıklarını tam anlamıyla anlamamız ve anlatmamız için çok geç kalmış olmamız.

İşte bu gün, yani 19 Mayıs… Sadece Bandırma vapurunun Samsun limanına yanaşması değil, hatta kurtuluş mücadelesinin ilk ateşinin yanında, yeni bir ulusun ve ona ait çağdaş bir devlet için ilk adımın atıldığı gün.



O ilk adım bizi bu günlere getirmiş. Çalkantılı dönemler de, mutlu yıllar da yaşanmış. Yine sıkıntılı bir dönemden çıkış yolu arıyoruz. Bunu ulus olarak başarabilir miyiz sorusunun yanıtını ararken isterseniz 102 yıl öncesine dönelim ve de gelişmelere dikkatlice bakalım.

Gençlik Marşı müjde veriyor

Dağ başını duman almış cümlesi ile başlayan Gençlik Marşı ve ilginç öyküsüne geçmeden bu güzel dizeler ve müziği ülkemize getiren Selim Sırrı Tarcan’dan birkaç cümle söz edelim.

Türkiye’nin Olimpiyatlar’da temsil edilmesini sağlayan eğitmen, spor yöneticisi ve siyasetçi Selim Sırrı Tarcan, aynı zamanda Millî Olimpiyat Komitesi’nin kurucusu. 28 Mayıs 1909’da Berlin’de Uluslararası Olimpiyat Komitesi toplantılarına katılır ve aynı yıl İsveç Kraliyet Askeri Beden Eğitimi ve Cimnastik Akademisi’ne başlar.



İsveç’te geçirdiği sürede dikkatini ülkenin şarkıları çeker. Özellikle duyduğu bir nota hafızasına kazınır ve not eder. Şarkı, “Tre trallande jäntor (Şakıyan Üç Kız)” ismini taşımaktadır.
Yurda döndüğünde şarkıyı marş formatına getirir ve Türkçe öğretmeni ve şair Ali Ulvi Elöve’den söz yazmasını ister.

Marş,  ilk olarak 1916’da erkek öğretmen okulunun beden eğitimi gösterileri sırasında söylenir ve büyük ilgi görür. Marşı ezberleyenlerden biri de Mustafa Kemal Atatürk’tür. 19 Mayıs 1919’da silah arkadaşlarıyla Samsun’a çıktıktan hemen sonra, tarla içindeki bir toprak yolda yağmur altında bata çıka ilerlemektedirler. Otomobil arızalanınca Atatürk silah arkadaşlarına bakar ve “Yürüyebilir misiniz?” der. 1 saat uzaklıktaki köye varıp geceyi orada geçirecekler, sonra Havza’ya doğru ortaya çıkacaklardır. Köye doğru yürürken Atatürk bu marşı mırıldanır. Arkadaşlarına dönerek “Siz de söyleyin, yorgunluğunuzu alır” der. Özetle, yeni bir ulus ve devlet için ilk adımlar bu marş eşliğinde atılmıştır.



19 Mayıs; 1935’de Atatürk Günü, 1938’de Gençlik ve Spor Bayramı ve 1981’de ise Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı adını alır. Gençlik Marşı Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu yıl, 20 Haziran 1938’de “Gençlik ve Spor Bayramı Marşı” olarak kabul edilir.

Atatürk, 1938 yılında 19 Mayıs’ın milli bayram ilan edildiği gün, hastadır ve gülümseyerek şu sözleri söyler: “Anadolu’nun dağ başlarını, tekerleklerine çuval doldurduğumuz kırık dökük otomobillerle aşarken, yanımdaki arkadaşlarımla bu marşı söylemeyi adet edinmiştim.

Sakarya Muharebesi başladığında, top sesleri duyulurken Ankara’da “Eğitim Şurası” toplayan bir önderin düşünce ve uygulamaları, bize bu gün bile rehber olmalı. Deha bu olsa gerek…

İlginç rakamlar

Tamamen rastlantı sonucu, bu satırları yazarken bazı rakamlar dikkatimi çekti. Mustafa Kemal 1881 doğumlu. Samsun’a yak bastığında 38 yaşında… Ölüm tarihi de 1938…Doğumundan Samsun’a kadar olan süreye baktığımızda da, 19. Yüzyıldan 19, yirminci yüzyıldan da 19 yıl almış. Yani 19 ve 38 rakamları göze çarpıyor. Acaba müjdemi veriyorlardı bu rakamlar?

Gelelim 2021 yılına, yani içinde bulunduğumuz sıkıntılı günlere… Galiba yine ulus olarak yenilenme zamanındayız. 1919 kadar sıkıntılı olmasak da, ekonomik açıdan zorluklar, dış politikadaki sıkışmışlık ve de egemen güçler arasında bocalama gibi sorunları aşmaya çalışan bir Türkiye gerçeği var.

Her yüz yılda bir tek dünya lideri geldiğine göre, galiba bu kez toplum olarak, mucize beklemeden bu badireden çıkmak zorundayız.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım

Sosyal devlet ya da..!

Bahar gelir mi?