GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
20.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.04
BİST 1.36

Milenyumun altın çocukları

1 Mayıs 2021 Cumartesi , 16:37

Çok mu abarttım bu tanımlamayla, bilemiyorum. Gençleri, sezon sonunda ve sıcak havada bu denli iştahlı oynatan neydi? Bu sorunun yanıtı, futbolun gizemini çözecektir kanısındayım. Bunun üzerine bir de özdeyişten söz edeceğim. Denir ya, “gençler bilse, yaşlı yapabilse”  şeklinde…
Ama yanılmıyorum galiba, Bursaspor’un gençleri ya da “milenyumun altın çocukları” böylesi bir rakip olunca, hem bilebiliyor, hem de yapabiliyor. Beş golün hangisi rastlantı ile geldi, söyleyebilir misiniz? Hepsi, sabırla geriden çıkış, topsuz hareketlenme ve de şiddeti yerinde asistler ile yapıldı.

Ama neye yarar, play off ya da ilk iki için yetti mi? Onu zaten bekleyen de yoktu. Çünkü bu sezon olumlu hiçbir şey yoktu?  Ne para, ne de moral destek. Koskoca “futbol şehri” olarak karşıdan hep birlikte sadece izledik. Çükü kulüp yöneticiliği el yakıyordu. Elini yakmadan, bir sorunu çözmeden ve de bunu cesaretle yapabilenler çıktı da, kâğıt üstünde yönetimsiz kalmadı kulüp…
Neyse bunları konuşmanın zamanı değil.
Aslında maç 3-1 bitseydi başlığımı bile özenle hazırlamıştım!
55 yıl sonra tarih tekerrür etti diyecektim.
Çünkü; hikâye ve bu ki takımın ilk buluşması, 3 Nisan 1966 Pazar günü başlamıştı. Eskişehirspor 2.Lig’in yenisi ama iddialısı, Bursaspor da bu ligde üçüncü yılını yaşayan ve de şampiyonluk kovalamanın cüreti içindeydi. Ama sonuç beklenen gibi olmadı. Eskişehirspor Bursa’ya geldi ve maçı 3-1 kazanarak evine döndü, pardon çok zor döndü! Çünkü Türk Futbolu’nun ilk tribün kavgası yapılmıştı emektar Atatürk Stadyumu’nda… Yüzlerce yaralı, Eskişehir’in Porsuk çayına atılan bir Bursa plakalı otomobil ve yıllarca süren öfke… Neredeyse, Bursa için Ankara yolu kapanmış olacaktı. Ama, önce futbolcular, sonra da iki kulübün yönetici gayreti ile “ebedi” bir dostluk başladı. Aynı bu maçta olduğu gibi.  Ama iki takım 55 yıl öncesinden çok farklı ve geçmişin başarılarından çok uzaktı. Yaptıkları, şampiyonluk mücadelesi yerine, sezon sonu yasak savmaktı. Eskişehirspor, artık bir alt ligin takımıydı. Bursaspor da, ezeli rakibinin konumuna düşmekten, tam 53 önce başlattığı alt yapı ve ardından Vakıfköy yatırımı ile kurtulmuştu şimdilik!
Konunun özeti böyle… Ama yine de çok keyifliyim. Çünkü, Bursaspor adına sahada ter döken 16 gencin dokuzu 2 binli yılından sonra doğmuş. Yani milenyumun çocukları, şimdiki deyimle Z kuşağından. Tarlaya ekilmiş yeni fideler gibi sahadalar. Bir başka deyişle yastık altındaki yedek akçe gibiler.

Ama fideye yeterince su verilmez ve gübre atılmazsa yanıp gider! Yedek akçe de bir süre sonra tükenir. Doğal biçimde söyleyince pek anlaşılamıyor bu sözler, ben de bu yolu seçtim. Genel kurul tarihinin belirlenmesine karşın, henüz büyük bir hareket yok bu geçmişin futbol kentinde! Elini taşın altına koymak isteyenler için de, Bursalının bildik davranışı sergileniyor.
Benim mottom, iki yıl önce saygıdeğer bir büyüğümün cümlesinde saklı  “ başka aday var mıydı?” demişti bana… Buna ekleme yapayım ve de
“ yeni adaylar çıkar mı ?” diyerek konuyu kapatayım.
Galiba sahanın içine girmeyi unuttum. Hemen gözlemlerimi kısaca paylaşayım.
Taha Altıkardeş yine tam numara aldı, sezgisi ve topu oyuna iyi sokması ile… Eren, rakip savunma arkasına sızma girişimleri ile dikkati çekti…
Tuğbey, kendinde var olan yeteneği cimrilikle sunuyor…Hamza mı ? O da ne İsmail galiba bundan böyle çok çalışacak iyileştiğinde… Emirhan, Onur ve de inişli çıkışlı grafiğine karşın Furkan Emre artık bu lig ve üzeri için yeterli.
Yeter ki, onlar yeni sezonda da takımda kalabilsin !
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!