GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
3.02°
Açık
DOLAR 9.49
EURO 11.04
ALTIN 548.03
BİST 1.519

Muhalefetin dayanılmaz konforu

24 Eylül 2021 Cuma , 15:36

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uygulanmasının ardından hızla düşüşe geçen Türkiye ekonomisi ve İktidar’ın yeni bir hikâye yazamaması sonucu, toplum son kırk yıldan beri görmediği bir sıkıntı içinde.

Yanlış kullanılan bir ifade olan “doların yükselişi ile paramız değer kaybediyor” cümlesi, aslında içinde bir gerçeği taşıyor. Yükselen dolar değeri değil, sadece TL’nin değer kaybı ve alım gücünü yitirmesi. Kaba bir anlatım ile yurt dışından aldığı ile sattığı arasındaki uçurumun giderek artışı. Bu neden ile ortaya çıkan yüksek enflasyon oranı, maaşlara yeterince zam yapılmayışı beraberinde fakirliği getiriyor. Uzun sözün kısası, Devlet Hazinesi’nin aşırı ihracat nedeniyle sürekli açık vermesi ile hayat pahalılığı giderek artıyor.

Daha da kısa kesebilirdim. “Ülke olarak üretmeden tüketiyoruz, halkın önemli bir bölümü kredi yolu ile borçlanarak olmayan parayı cebinde taşıyor ve bilmeden harcıyor.” Bunu biz sadece dar gelirliler değil, devlet olarak da yapıyoruz! Sonuç, bir iktidarı anında yerinden edecek bir tablo ile karşı karşıyayız.

Demem o ki, günümüzde İktidar yöneticisi, veya yanlısı olmak ateşten gömlek giymek gibi. Bu arada unutmadan belirtmeliyim ki, bu yeni sistemin ülkemize getirdiği yükler ile ortadan kaldırdığı bazı kurum ve kavramlar, telafisi neredeyse mümkün olmayan yaralar açtı. Bunları onarımı ve de yeniden düze çıkmanın yolu imkansıza yakın zorlukta.

Şimdi gelelim asıl meramıma…

Zorunluluktan doğan birliktelik ve de tek adamın her kararı alabildiği yeni sistemin çarpıklıkları karşısında, önce üç partinin sadece seçim işbirliği ile doğan Millet İttifakı, giderek alanını genişletti. Aslında birleşme nedeni ideolojik birliktelik yerine, denge-denetimi birlikte yapan, kuvvetler ayrımını yeterli olmasa da bir ölçüde sağlayan, tüm eksiklerine karşın “Demokratik Parlamenter Sistemi” önceleyen ve kıymetini bilen bir yapının özlemiydi.
 
Muhalefetin en büyük kozu İktidar yanlışları
Erken ya da zamanında yapılacak bir seçimde Millet İttifakı tek parça olarak sandığa girdiğinde kazanacak taraf belli gibi… Bunun dışında, İktidar lehine olacak sürpriz bir gelişme ve de muhalefeti etkileyecek büyük bir çatlak olmadıkça sonuç değişmeyecek. Zaten, klasik söylem ile “tencere” işareti veriyor. Hayat pahalılığının önüne hiçbir değer, aşırı sevgi ve de ideoloji somut bir gerekçe koyamamış bu güne değin.

Demokrasinin darbeler ile kesildiği iki önemli döneme bir bakalım. 27 Mayıs Darbesi öncesi 1958 devalüasyonu ve daralan ekonomi, ABD’nin Menderes Hükümeti’ni ayakta tutan desteğinin kesilmesi ve iki parti arasındaki aşırı kutuplaşma ve sonuç ortada…12 Eylül’de farklı olarak terör de bu tür sıkıntılara eklenmişti. Uluslararası piyasalarda petrol krizi can yakıyordu. AKP’nin İktidar’a geldiği 2002 seçimi öncesi de durum farklı değildi. Günümüzde de benzer sorunlar var. Asıl konu muhalefet cephesinin ne yapması gerektiğinde. Hiçbir şey yapmasa İktidar yanlışları yine seçim kazandırır. Benim vurgulamak istediğim ise bir başka yön.

Öncelikli olarak yeni sisteme geçiş süreci nasıl olacak? Seçilen ve tek yetkili cumhurbaşkanı ne kadar bir sürede sistem değişikliğini sağlayacak?

Geçtiğimiz günlerde, seçimde sayıları dört olan Millet İttifakı partileri, bu kez 6 partiye yükselerek ve kurmayları ile toplanarak yeni anayasa taslağı üzerine çalışmaya başladı. İyi güzel. Diğer yandan, bu parti mensupları yurdun her köşesine giderek sorun dinlediler, rahatça dinliyorlar. Bu da iyi bir gelişme. CHP ve Millet İttifakı’nın lideri Kılıçdaroğlu, bu arada neleri yapabileceğini/yapabileceklerini anlatmaya çalışıyor. Kulağa da hoş geliyor. Her ne kadar tekil konuşsa da yine de büyük bir tepki almıyor. Buna da sözüm yok. Ama önemli endişelerim var. Eğitim, sağlık ve güvenlik bürokrasisindeki çatlamaların onarımı… İşsizliğin çözümü… Ve bunları demokratik biçimde gerçekleştirebilme yetisi.

Bir başka konu da, her sorunlu topluluk ve işleyişe süre konarak çözüleceği vaadini vermek…

İşin mali boyutu kısa sürede ve de yeni yönetimin güven vermesi ile sağlanabilecek mi?

Kamu-Özel İşbirliği formülü ile yapılan ve devleti büyük bir borç yükünün altında bırakan uygulamalar kolayca ve hukuka uygun biçimde değiştirilebilecek mi?

EYT, KHK, KYK mağdurlarının sorunu nasıl çözülecek?

Bunlar için öne sürülen zaman dilimi yeterli olabilecek mi?

Çok partili bir yapıda hemen her konuda birliktelik sağlanacak mı?

Cumhur İttifakı’nın işleyişinde görülen Bahçeli çıkışı ve yaptırımları gibi sorunlar ile karşılaşınca ne yapılacak?

Kamudaki yıpranma kolayca giderilebilecek mi?

Kamu bürokrasisinde gerekli tayinler rahatça yapılabilecek mi?

Bu soru dizisini büyütmek çok kolay. Çünkü sorun ve yıpranmışlık öylesine çok sayıdaki… Anlatmak istediğim, muhalefet parti sözcüleri ve liderlerinin, buna dayanarak söylemlerini daha gerçekçi biçime getirmeleriydi. Şu anda sahip oldukları eleştirinin konforunu iyi kullanmalarıydı. Yani daha temkinli olmaları gerekmez mi demek istiyorum sadece.

Olmadığı takdir ile yaklaşan küresel ekonomik krizin, petrol ve doğalgaz fiyatları ile ayak seslerini duyurduğu şu günlerde benim de bunlar aklıma takıldı, o kadar!
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa