GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.58
BİST 1.36

NOT DEFTERİ: 1 Mayıs, Walesa ve Denizer

30 Nisan 2021 Cuma , 11:29

Bugün 1 Mayıs 2021…Yeni bir emekçi dayanışma gününü daha idrak edeceğiz. Dayanışma toplantısı nerede yapılacak, hangi anıta çelenk bırakılacaktan öte ülkemiz gündeminde yer bulamayan bu günü hatırlatmak istedim.  Beni tetikleyen, işçi sınıfı direnişi ile Sovyet İmparatorluğu’nu yıktığı savunulan ve bunun sonucu Polonya Devlet Başkanlığı’na kadar yükselen Lech Walesa’nın bugünlerde iş aramasıydı. Bunun yanında, Türkiye’de en büyük işçi yürüyüşüne imza atan ve de anlaşılmaz biçimde yaşamına son verilen “Walesa” lakaplı Şemsi Denizer’ile, 1 Mayıs 1977 günü faili meçhul biçimde yaşamlarını yitiren 34 emekçiyi de hatırlatmak istedim.


Not Defteri sizler için anlamlı bir sayfasını daha açıyor.
 
Amele bayramından emekçi dayanışmasına
 
Bu günün çıkış noktası iki olaya dayanır. İlk kez 1856'da Avusturalya'nın Melbourne kentinde inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Parlamento’ya bir yürüyüş düzenler. 1 Mayıs 1886 günü de Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine ve günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bırakır.

Elde ettikleri kazanımlarla, bunu her yıl hatırlattıkları 1 Mayıs, dünya çapında bir güne dönüşür. Temelinde haksızlıklarla mücadele yatar ve bir çok ülkede resmi tatil olarak kabul edilir. Osmanlı Dönemi’nde 1911 yılında Selanik’te “Amele Bayramı” adıyla 1 Mayıs töreni yapılırken, İstanbul’daki ilk kutlama 1912’de gerçekleşir. Cumhuriyet ilanı öncesi, İzmir İktisat Kongresi sonrası yani 1923 yılında da bu anlamlı gün kutlanır. 1925 yılında da bir yasa çerçevesinde yasaklanır. 2008 Nisan'ında, "Emek ve Dayanışma Günü" olarak yeni bir isim alır. 22 Nisan 2009 tarihinde bir yasa ile 1 Mayıs bu kez resmi tatil olarak ilan edilir. Bunların öncesinde de Türkiye’de önemli emekçi hareketleri görülür.

Yıl 1977 Kanlı 1 Mayıs
 
Yetmişli yılların başında,  yaygın sendikalaşma ve yükselişe geçen işçi hareketi ile birlikte, kutlanamayan 1 Mayıs, ilk defa 1976 yılında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) öncülüğünde 2 yüz bin kişinin katılımı ile Taksim Meydanı’nda gerçekleştirilir.1977 yılına gelindiğinde DİSK daha kitlesel bir kutlama hazırlığındadır. DİSK ile Hükümet, güvenliği emniyetin sağlaması konusunda anlaşır.1 Mayıs öncesi bazı gazetelerde kutlamada olayların çıkacağı, insanların ölebileceği yazılar yayınlanır. 1 Mayıs 1977 günü yaklaşık 5 yüz bin kişi Taksim Meydanı’ndadır. Katılımın yüksek olması sebebiyle kortejlerin alana girmesi ve konuşmalar uzar. DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler konuşmasını bitirirken silah sesleri duyulmaya başlar. Sular İdaresi binası ve meydandaki bir otelin katlarından açılan ateş sonucu insanlar panik halde kaçmaya başlar. Polis ses bombaları ve panzerle müdahale eder. Kalabalık kaçarken, bir kamyonun yolu tıkaması yığılmaya ve ezilmelere sebep olur. 28 kişi ezilme ya da boğulma, 5 kişi silahla vurulma nedeniyle, 1 kişi de panzer altında kalarak toplamda 34 emekçi yaşamını yitirir. Yaklaşık 130 kişi yaralanır.  Olay sonrası 470 kişi gözaltına alınır ama olayla ilgileri yoktur gerekçesiyle serbest bırakılır. Tertip komitesi, bazı sendikacılar, toplam 98 kişi hakkındaki yargılama 14 yıl sürer ve kimse ceza almaz. Dava zaman aşımına uğrar ve ateşi kimlerin belirlenemez ve olay da faili meçhul olarak kalır.


Sovyetleri dağıtan adam iş arıyor
 
Kısa bir süre önce ajanslara düşen haber şöyleydi:
“Polonya'nın eski Cumhurbaşkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Lech Walesa, emekli maaşının 6 bin zloti ve eşinin ise her ay 7 bin zloti harcadığını belirterek, internette iş aradığını ve iş 20 bin zloti maaş istediğini kaydetti.” Bu haber tüm dünyada doğal olarak yankı uyandırdı. Çünkü Walesa cumhurbaşkanı olmadan önce, ülkesindeki bir işçi hareketinin önderliğini yaparak rejime değiştirmiş, bu dalga diğer Demirperde ülkelerine de yayılmış ve sonunda Sovyet İmparatorluğu’nun dağılmasına yol açmıştı. Böylesine ünlü ve de kariyerli bir siyasi figürün iş araması sadece ülkemizde değil hemen her toplumda şaşkınlık yaratırdı. Samimiyeti ve de mütevazı gelir seviyesi, benimsediği yönetim sistemine de uygunluk taşıyordu.
 
Walesa Denizer ve kısa yaşam öyküsü
 
Bu haber Lech Walesa’yı bir kez daha gündeme getirirken, ülkemizde de Walesa unvanı verilen sendikacı Şemsi Denizer’i bu anlamlı günde kısa emek ve yaşam öyküsünü hatırlamama neden oldu.
Genel Maden-İş'in bağlı olduğu Türk-İş 3 Ocak 1991'de Türkiye çapında bir günlük genel grev kararı alır. Zonguldak'taki sendika, grevi sürdürebilmek amacıyla 4 Ocak'ta toplu halde Ankara'ya gitmeye karar verir. İstanbul'dan beklenen bin 150 otobüsün gelmesi engellenir. Sendika Başkanı Şemsi Denizer "Arabalarımızı engellediler. Ama ayaklarımız var. Yürüyeceğiz." açıklamasını yapar. Birçok evden ihtiyaçlar sağlanır. Denizer in önerisini dinlemeyen madenci eşleri de korteje katılır. Yürüyüşte kitle katlanarak büyür. 100 bin kişi Ankara'ya gitmektedir. Beşinci gün Denizer şu konuşmayı yapar:
"İşçiler hak arama mücadelesinin dışına çıkmazlar. Aralarına kışkırtıcı sokulsa da. Türkiye işçi sınıfı, sizinle övünüyor. Yürüyüş planımız, anlaşma ortamı yaratmaktı. Beni suçlayın. Anlaşma ortamı yarattık.”

Denizer Ankara'ya gider, madenciler ise Zonguldak'a döner. Büyük Madenci Yürüyüşü, kesin kazanımlara ulaşamaz, ancak Türkiye tarihinin en geniş çaplı işçi yürüyüşü olma özelliğini koruyacaktır. Bu hareketin önderi Denizer konusunda, karşıt iki görüş öne çıkar. Bir taraf, Polonya işçi önderi Lech Walesa'yı hatırlatarak, "Yerli Walesa" derken, diğerleri sendikaya alınan Jaguar marka makam aracını bakarak "Jaguar Şemsi" demektedir… Bir süre sonra suikast gibi bir ölüm ve ardında bir sır perdesi bırakarak aramızdan ayrılır.
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!