GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.58
BİST 1.36

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

12 Haziran 2021 Cumartesi , 21:11

Önümde İş-Kur tarafından ilan edilen “açık işler” listesi duruyor. Yüksek öğrenim görenlerin bile kamyon şoförlüğü için arandığı, bir dizi iş kolu…

Ama aranan açık işlerin sayısı, işsizlere oranla adeta “devede kulak” denilecek kadar yetersiz ve az.

Ülkemiz bu duruma doğal olarak bir günde gelmedi. Siyaset kurumunun ekonomik sistem tercihlerinin bu sonu hazırladığı şüphesiz…Önce “arpalık” diye nitelenen KİT (Kamu İktisadi Teşekkülleri) yani kamuya ait fabrikalar özelleştirildi. Sonra da küçük şehirlere ticari canlılık getirsin diye, lisenin biraz üzerinde eğitim verebilen üniversiteler kuruldu. Doğal olarak kalifiye çalışan bulabilmek hayal oldu. Bu gerçekle yüzleşirken Not Defteri’nin ilginç bir bölümüne takıldım.

Bursa’da çıkan Hakkın Sesi Gazetesi’nin bir sayfası dikkatimi çekti. Yıl henüz 1936…Merinos Fabrikası henüz inşa halinde ve de şehrimiz için beslenen umut, gazeteci-yazar ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin Kurucu Başkanı  Musa Ataş’ın kaleminden dile getirilmiş.

O dönemi daha iyi kavrayabilmemiz için sonuna kadar okumanızı tavsiye ederken merhum Ataş’ı saygıyla anıyorum. 
1 Şubat 1936 günü yayımlanan gazete haberini, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:
 
Merinos Fabrikası Bursa’ya refah vaat ediyor
Bursa’ya ipekçilikten sonra refah vadeden yeni bir refah kaynağının kurulmasına başlandı.(Merinos Fabrikası)
Muradiye istasyonundan  elektrik fabrikasına kadar uzayan, kırk bin metre murabbalık saha üzerinde şimdi temeller açılıyor, toprak kurutuluyor. Toprak üzerindeki ağaçlar kesilmeyerek başka yere nakledilerek ekiliyor, arazi tesviye ediliyor. Bu işler için bir exavatör (toprak kazma makinesi) ile 300 amele çalışıyor. Baharda amele sayısının 600 e çıkacağı söyleniyor. Yüzde seksen beşi Bursalı olan bu işçiler beton dökülmeye başlayınca, geceli gündüzlü çalışacaklar ve işçi sayısı hatta 1500 e kadar çıkacaktır. Merinos Fabrikası’nın burada kurulmuş olması, Bursa’ya üç bakımdan faydalı olmuştur.
Birincisi: İşsiz ameleye, devamlı bir iş çıkmıştır.
İkincisi: Bu fabrika Merinos koyunu besleyip üretenlere zengin bir gelir kaynağı olmuştur.

Üçüncüsü de; Bursa’nın imarı ve büyük endüstri  hayatının gelişmesi bakımından çok büyük bir kazan temin etmiştir.

Bütün Türkiye’nin yün sanayi ihtiyacını karşılayacağı için, ayrıca mühim bir kıymeti haiz olan Merinos Fabrikası’nın 937 baharında açılması mukadderdir.
Şimdi Bursa ve havalisi için yapılacak ehemmiyetli iş: Bugün için sayıları bu muazzam işe kafi gelmeyeceği şüphesiz olan Merinos koyunlarının sayısını çoğaltmaktır. Sun’i telkihle bu cins koyunların çoğaltılmasına başlandığını bu meselenin de kısa bir zamanda halledilmiş bulunacağını ümid ediyoruz.

Fabrikanın kurulacağı yerdeki faaliyet, mevsimin kış olmasına rağmen hararetle devam ediyor. İstasyon yanındaki küçük bir binaya yerleşen mühendisler geceli gündüzlü çalışıyorlar. Erazinin pek sulak olması dolayısıyla amelenin sular içine girmemesi için bir Exavatör makinesi Drenaj işinde kullanılmaktadır. Fabrikanın kurulacağı yerin altına sular sızmasın diye bütün sahanın çevresi beş altı metre derinliğinde ve bir tarafı killi dıvarla örülen derin muhafaza hendekleriyle emniyet altına alınıyor. Diğer tarafta da toprağın temel mukavemeti ölçülüyor. Bu hendeklerde toplanan suyun bir kısmı ovaya akıtılacak, bir kısmı da amele için yapılacak büyük yüzme havuzuna verilecektir. Kurutulan sahada gene amele için bir tenis kordu ile mükemmel bir stadyom yapılacak; ayrıca amelenin toplanması mahsus amfiteater şeklinde büyük bir meydan yapılacaktır.

Sümerbankın kontrol mühendisi Hüsamettin ile birlikte bütün bu yerleri dolaştık. Mühendis Hüsamettin bana plan üzerinde de izahat verdi. Burada bir müdür evi  ila fabrikanın evli memurlarına mahsus muhtelif daireleri ihtiva eden evler ve bekar memurlarına  mahsus da pansiyonlar yapılacaktır.

Fabrikaya iki kapıdan girilecektir. Biri ziyaretçilere mahsustur. Diğeri: Amelenin gireceği kapıdır ki, burası fabrikanın asfalt yoludur. Amele bu kapıdaki karnesini  zımbalatarak içeri girecektir. Amele için bu antre üzerinde kübik bir kantin binası ve toplanma salonu yapılacaktır. Bir kuvvei muharrike merkezi ile bir garaj ve muhtelif  binaların inşasına bilahare başlanacaktır. Asıl fabrika iki parçadan mürekkeptir. Biri yekpare olacak ve geniş bir sahayı işgal edecektir. Bunun için Merinos fabrikası Türkiye’nin en büyük fabrikalarından biri olacaktır. İkincisi birkaç katlı depodur ki: Bu depo; bir iltisak hattıyla Bursa-Mudanya şimendifer hattına bağlanacaktır. Bütün sevkiyat ve idhalat bu hatla yapılacaktır.
Fabrikanın elektriği ya su veya kömürle istihsal edilecektir. Bunun için henüz etüdler yapılmaktadır.
MUSA ATAŞ


 
NOT: Metni virgülüne dokunmadan aynen aktardım. Özellikle “amele” kavramının çalışanlar ve emekçiler için kullanıldığını belirtmeliyim.
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım