GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

11 Eylül 2021 Cumartesi , 15:31

Türkiye, demokrasiyi tam olarak yaşayabilmek için, iki kez askeri darbe ile sarsıldı. Çoğu kez de bu tür girişimlere sahne oldu. Yine de demokrasiden ödün vermedi. Bu hafta Not Defteri’nin çok üzücü ama bir o kadar da ibret verici bir sayfasını açıyorum. Bu amaçla yıllar önce yaptığım Siyah Yıllar isimli belgeselin bir bölümünden alıntı yaparak, 12 Eylül öncesi son iki yılda Bursa’daki eylem ve can kayıplarını içeren olayları anımsatacağım.

Siyah yıllar
Ateş, kan ve gözyaşı...
Türkiye ve şirin köşesi Bursa, bir dönemde bu üç kelimeyle özdeşleşmişti.
12 Mart Muhtırası sonrası, düşünce ayrılıklarının silahlı mücadeleye dönüştüğü 5 yıl boyunca, anarşi 5 bine yakın kurban alırken, on binlerce  genç geleceklerini yitirdi, cezaevleri doldu taştı ve Türkiye bir iç savaşın eşiğinden döndü.

Fitilini kimin ateşlediği belli olmayan bu korkunç bomba, hangi odaklara ne yarar sağladı bilinmez. Bilinen o ki, demokrasinin kesintiye uğraması ve tek çarenin Silahlı Kuvvetler gibi gösterilmesinde, gizli örgütlerin, derin devlet eylemlerinin, yumuşamaya yanaşmayan politikacıların payı büyüktü.

Örneğin Kahramanmaraş dışında, Sivas'ta da mezhep çatışmasının yaşandığı 1978 yılında. kahveler taranıyor, önemli isimler hedef seçiliyordu. Yıl sonundaki bilanço korkunçtu. Türkiye genelinde bin 2 yüz (1.200) kişi can vermiş, olayları önlemek için 13 ilde sıkıyönetim ilan edilmişti.

Toplumdaki endişeyi, umutsuzluğu artıracak, demokrasinin askıya alınmasını bekler hale getirecek, örgütlerin gücünü kanıtlayabileceği propaganda eylemleri 1979 yılına tam anlamıyla damgasını vurmuştu. Türkiye genelindeki kanlı olaylar ve Abdi İpekçi cinayeti Bursa'da da etkisini gösteriyor, yılın ilk aylarında ölümlü eylemler dikkati çekiyordu.

Mart ayının son günlerinde önce sağ görüşlü öğrenci T.K., ardından işçi A.A  öldürülüyordu.Sol eğilimli memur D.Y. dramatik biçimde katlediliyordu.

1979 yılının nisan ve mayıs aylarında Bursa’da, Ş.U ve B.Y isimli öğretmenlerle, Y,Ö ve A.K. adındaki öğrenciler anarşinin kurbanı oluyordu. Aynı dönemde soyguncularla çatışmaya giren polis memuru Muammer Sencer de şehit ediliyordu.

Türkiye genelindeki çatışmalar suikast türünde katliamlar Bursa'da da dikkatli biçimde izleniyordu. 1979 yılının ortalarına gelindiğinde, Haziran ayı itibariyle Bursa anarşiye, tornacı H.K., işçi R.V. ile öğrenci A.Ü. gibi isimleri kurban veriyordu. 3 Temmuz günü Sakaldöken Caddesi’nde  avukat C.G.’nin öldürülüşü kentte şok etkisi yapıyordu. Genelde sol eğilimli tutukluların vekaletini üstlenen, demokrat kimliğiyle tanınan avukat G.nin ölümü kamuoyunda büyük etki yaratmıştı. Bu olaydan kısa bir süre sonra öğrenci A.A. katlediliyor, 8 Eylül günü Duaçınarı'nda boş arsada  bir erkek cesedi bulunuyordu. Ceset bir dernek yöneticisi Y.K’ya aitti. Eylül ayı bursa için gerçekten de çok kanlı geçti...H.Ö., K.B.S. , E.A, M.Ü ve S.K. kısa aralıklarla katledildi.

12 Eylül 1979 günü eski bir politikacı H.S.’nin işyerine yapılan baskında, S. yerine yeğeni E.A.katlediliyordu. Eylül ayı sonunda TÖB-Der'in Bursa'da yaptığı izinsiz gösteride topluluk polisle çatışıyordu. Dönemin en karakteristik özelliği, iktidara göre eğitim enstitüsü öğrencilerinin profilinin değişmesiydi. Her iki kesim de buraları kontrol altına alarak gelecek hesabı yapıyordu. Bu düşüncenin sonucu, 15 günde öğretmen yetiştiren kurumlar ve çarpıcı örnekler ortaya çıkıyordu. Bursa 1979'un son günlerinde Ş.Y. ve bir işyerinde konuk olan  A.O’yu kurban verirken, asıl hedef  eski politikacı H.S., ikinci kez saldırıya uğruyor ve yaralanıyordu. Tehdit alan politikacı ve hukukçulara silah ruhsatı veriliyordu. Hemen her gün ortaya çıkan gelişmeler kafalarda anarşik olayların özellikle mi tırmandırıldığı sorusunu ister istemez oluşturuyordu. Bursa, 1980 yılının ilk aylarında yine dikkati çekiyor Nisan sonuna kadar, S.M., E.U, Y.M.A.D., R.M., R.E. ve  A.Ö’yü yitiriyordu.  

Öğretmen C.C. nin yitirilişinden 10 gün sonra bu kez meslektaşı M.İ. öldürülüyor, Temmuz'un sonlarına gelindiğinde yitikler listesine memur M.G. ,işçi S.Ç., A.B., H.İ.ve C.A. ile,esnaf  İ.D., mühendis A.Ö, diş teknisyeni M.D. de giriyordu. Anarşi, "bir sağdan bir soldan" kuralını işletirken, toplumun tüm kesimleri dehşetle olanları izliyordu. Bursa'da bunlar yaşanırken, Türkiye genelinde önemli isimler katlediliyor, halk bir iç savaşın içine çekilmek isteniyordu. Olaylar bu denli tırmanırken, Demirel, Türkeş ve Ecevit gibi liderler bir araya gelerek durum değerlendirmesi bile yapamıyordu.

27 Mayıs 1980 günü ünlü politikacı G.S. nin öldürülüşü, iki gün sonra Çorum'da Alevi-Sünni çatışmalarının başlaması ve 48 kişinin yitirilmesi, 19 Temmuz'da eski başbakanlardan Nihat Erim ve 27 Temmuz’da DİSK eski başkanı Kemal Türkler'in öldürülüşü rastlantı değildi.

O günlerde Türkiye yeni bir kavramla tanışıyor, kontr-gerilla sözcüğü dillerde dolaşıyordu. 30 Temmuz 1980 tarihi Bursa için unutulmazlar arasına giriyordu.

Bir gün sonraki Bursa Hakimiyet Gazetesi'nin manşeti dehşet doluydu: "Bursa'da terörün kanlı günü...5 ölü" 

Gazete, olayları dakika dakika veriyordu: "Sabah saat 09.15 Setbaşı : MHP  Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi S,B. ve müşteri olarak dükkanında bulunan tekel işçisi O.Ü, 5 Dev-Yol militanı tarafından kurşunlanırken, iki genç hastaneye kaldırıldı ama yolda öldü…Saat 12.00 Ertuğrulgazi: yer bir fotoğrafçı dükkanı...Resim çektirmek için geldiklerini söyleyen iki genç silahlarını çekti ve ateşledi. Genelde sol görüşlü öğrencilerin işlerini yaptırdığı fotoğrafçı C.K. ve rötuş işlemlerinde yardımcı olan ressam H.Ç olay yerinde öldü. Saldırganlar Değirmenlikızık yolunda yakalandı. Katil zanlıları, Demirtaş Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi 17 yaşındaki Y.Y. ve arkadaşı 19 yaşındaki A.D. idi.

Saat:18.00 İncirli Caddesi: DİSK üyesi grevdeki işçi K.K.yeni açtığı manav dükkanında uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü...
Saat: 17.50 Yeşilyayla: 15-20 kişilik iki grup silahlı çatışmaya girdi ve 1 kişi silahla yaralandı. Saat: 18.30: Vali Zekai Gümüşdiş, Eğitim Enstitüsü'ndeki sınavların ertelendiğini açıkladı. Gerekçe: Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Bursa'ya bin kadar öğrencinin sınav için gönderilmesi... "

Aradan 24 saat geçmeden yeni olaylar patlak veriyor ve Bursa Hakimiyet gazetesi ilginç bir manşet daha atıyordu: "Cenazeler kaldırılırken 2 kişi daha öldürüldü..."

Kurbanlar bu kez MHP Gemlik ilçe sekreteri E.P. ve Teferrüç Güzelleştirme derneği başkanı H.S. oluyordu. 2 ağustos sabahı Muradiye'de iki ceset bulunuyor ve İ.H.D ile, İ.Ç.’ye ait oldukları, aileleri tarafından teşhis edilmesiyle ortaya çıkıyordu. Akşam saatlerinde bakkallık yapan S.C ve Gemlik'teki yaylım ateşe tutulan T.K. sol kesimin temsilcisi olarak can veriyordu. Sokaklar ateş ve kan kokuyordu...Ağustos ayı sonuna kadar öğrenci M.T.,memur S.U ve CHP'li işçi E.A saldırılarda yaşamlarını yitirirken, 29 ağustos günü yine çok kanlı geçiyordu... Bir gece önce Davutkadı'da bir karpuz sergisi ateşle taranıyor ÜYD Başkanı ölüyor ve 6 kişi de yaralanıyordu. Akabinde Duaçınarı'ndaki bir dokuma atölyesi basılıyor, yanında çalıştırdığı iki genç solcu olarak bilinen B.K. işyerindeki saldırıyla yaşamını yitiriyordu.

Ertesi gün, 7.Bölge Eczacı Odası Başkanı N.D. işyerinde vuruluyordu. 30 ağustos tarihli Bursa Hakimiyet Gazetesi'nin manşeti çok düşündürücüydü: "48 saatin bilançosu 6 ölü, terör Bursa'ya yerleşti "

Aynı gün saat 13.20'de bir cinayet daha işleniyordu. Maktul H.D. 20 yaşında ve bir derneğin 2.başkanıydı. Aradan 15 dakika geçtiğinde, 27 yaşındaki gazete bayii N.K., işyerindeki silahlı saldırıda yaşamını yitirirken, saldırgan genç Kozahan'da halk tarafından etkisiz hale getiriliyordu. Katil zanlısı 17 yaşında bir işçiydi...

Aynı gün Piremir’de bir ceset bulunmuş, kimliği Z.K. olarak açıklanmıştı.

Toplumun iyice sindiği, ürktüğü bir aşamada 12 Eylül 1980 sabahı, Silahlı Kuvvetler ülke yönetimine el koyduğunu açıklıyordu. Bu gelişme sürpriz değildi. Sürpriz olan bir gün içinde silahların susması ve kanın durmasıydı.

Kan, kin, nefret ve gözyaşıyla bezenmiş, yaşanmış ama kaybedilmiş siyah yıllardı onlar... Kim haklıydı, kim haksızdı...Bilen çıkmadı !

Kârlı çıkan var mıydı?.. Bir türlü anlaşılamadı ama, zararlı çıkan, binlerce gencin oluşturduğu kocaman bir kuşaktı.
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava