GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
4.02°
Açık
DOLAR 9.51
EURO 11.05
ALTIN 549.43
BİST 1.519

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

14 Ağustos 2021 Cumartesi , 18:06

Önce yangınlar, ardından sel felaketleri derken, Türkiye bir de Ankara’nın ilçesi Altındağ’da bir Suriyelinin Türk gencini öldürmesi sonucu, büyük bir topluluk tarafından yapılan yağma ve linç girişimine tanık oldu. Aktörleri benzerlik taşımasa da, yapılan dönemin sıkıntıları ile siyasi iklim açısından, bu gelişme bize 6-7 Eylül 1955 yılındaki olayı anımsattı. Bu nedenle Not Defteri bu hafta bu düşündürücü sayfasını sizler için açıyor.


 
Eylül Sancısı

İstanbul eylül ayının dinginliğini ve romantik hüznünü yaşarken, o güne değin görmediği bir olayla karşılaşıyordu.

Her şey, Atatürk'ün Selanik'teki evine bir bombanın atıldığı haberiyle başlamıştı.



6 Eylül 1955 günü saat 13.00'teki radyo haber bülteninde, bu olay yayınlanıyor ve bombanın sesi İstanbul'a  kadar geliyordu. Ardından, büyüyen bir kalabalık, Kumkapı, Samatya, Yedikule ve Beyoğlu’na geçerek azınlıkların toplu olarak yaşadığı semtlerde, önce Rumlar, ardından da Ermeni, Yahudi ve hatta yanlışlıkla bazı Türk vatandaşların dükkânlarını yağmalıyordu.



Azınlıklara yönelik bu saldırılarda emniyetin pasif bir tutum sergilediği de iddia edildi. Kimse olayların bu kadar büyümesine bir anlam veremiyordu.7 Eylül sabahına kadar süren saldırılarda, aralarında kilise ve havraların da bulunduğu, 5 binden fazla taşınmaz tahrip ediliyor ve milyonlarca dolarlık mal sokaklara saçılıp yağmalanıyordu. İstanbul’da bulunan 73 Rum Ortodoks kilisesi ateşe verilmiş, Türk basınına göre 11, Yunan kaynaklarınca  da 15 kişi öldürülmüştü. Resmî rakamlar  otuz, bazı kaynaklar da 3 yüz kişinin yaralandığını belirtiyordu. Toplamda 4 bin 214 ev, bin  işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır saldırıya uğramıştı. Sonuçta, zarara uğrayıp bunu tescil ettirenlere Hükümet toplam 60 milyon  lira tazminat ödemişti.



Olay doğuran neydi?
Dış dünyaya göre, 1955 yılının başından itibaren, Hükümet  yüksek enflasyon nedeniyle hayat standardı düşen kesimin güvenini kaybetmişti. Bunun üzerine muhalefeti baskı altına alıp susturma çabaları, basının, aydınların ve öğrencilerin de Demokrat Parti’den uzaklaşmasına yol açmıştı.

Öte yandan, Hükümet’in azınlıklara karşı baştaki liberal politikası, zorlaşan ekonomik koşullarla değişmiş ve ortadan kalkmıştı. Bu arada Kıbrıs Türklerine yapılan baskılar  da artıyordu. Türkiye’nin önde gelen gazetelerinden Hürriyet’in bir  haberinde, İstanbul’daki Rum azınlığın bağış toplayarak  Enosis çetelerine gönderdiği belirtiliyordu. Tüm bu  gelişmeler, vahim bir olayın habercisiydi sanki...



Örneğin Alman Dışişleri’nin bir raporuna göre, olaylar başlamadan 15 gün önce, 7 Eylül 1955 günü İstanbul, Ankara ve İzmir’de sıkıyönetim ilan edilmesine karar verilmişti. Raporun yayınından hemen sonra, Kıbrıs Türktür Cemiyeti’nin ön ayak olması  gençlik örgütleri, meslek kuruluşları, bazı resmi makamların telkin ve teşvikiyle yerel kalabalıklarla, şehre dışarıdan getirilmiş kitlelerce 6 Eylül 1955 akşamı Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir yağma ve yıkım eylemi gerçekleştiriliyordu. Yağmadan kilise ve mezarlıklar da payını almıştı.Resimler, haçlar, ikonalar ve diğer kutsal eşyalar tahrip edilmişti. Bu durum Türkiye'deki azınlıkları derinden yaraladı.



Bunun sonucu, olayların ardından, binlerce Rum,Türkiye’den göç etti. Rum nüfusun azalmasıyla, onların ekonomideki etkileri zayıfladı ve Türk girişimciler sermayeye
tamamen hâkim oldu. Nüfus mübadelesi sonucunda, 1925 yılında yaklaşık yüz bine düşen İstanbul’daki Rum nüfusun,  2006 yılındaki sayısı ise sadece 2 bin 5 yüz kadardı. Bu vahim olaylarla ilgili olarak, başlangıçta Kıbrıs Türktür Cemiyeti ve gençlik örgütleri etrafında yoğunlaşan soruşturma, o günlerde ilan edilen sıkıyönetimin savcıları tarafından yürütülüyordu. İlk soruşturmanın ardından, İktidar etkisiyle suçlama sol eğilimlilere yöneldi. Sorgulamanın ardından, tutukluların önemli bir bölümü Aralık 1955’te serbest bırakıldı. Bunun en önemli nedenlerinden biri, muhalefet lideri İsmet İnönü’nün, gerçek suçluları takip yerine, suçsuz vatandaşlara yapılan işkenceyi öne sürerek yaptığı konuşmasıydı. Bir süre sonra, dava beraatla sonuçlanıyor ve izleyen günlerde  Kıbrıs Türktür cemiyeti de kapatılıyordu. Bu olaylar 27 Mayıs İhtilali sonrası Yassıada mahkemelerinin de gündemine girmişti. Olayların, Başbakan Adnan Menderes’in provokasyonu sonucu kontrolden çıktığı iddia ediliyor ve Cunta Mahkemesi Demokrat Parti yönetimini 6-7 Eylül olayları nedeniyle ayrıca cezalandırılıyordu.  Yargılamalar, suçlu ve kapatma kararlarına karşın,  6-7 Eylül olayları, kesin nedeni ve kimlerin yaptırdığı bilinmeden tarihteki yerini alıyordu.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa