GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-3°
Hafif Kar Yağışlı
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

14 Kasım 2020 Cumartesi, 16:17

Tüm dünyanın merakla sonucunu beklediği bir çalışma var. O da Covid 19 için bulunacak bir aşı. Bunun ilk müjdesi de Almanya’daki iki ilaç firmasının ortak çalışmasından ve bu projenin başındaki iki Türk’ten geldi.

Türkiye’den Almanya’ya giden ailelerin çocukları Prof. Dr Uğur Şahin ve Özlem Türeci, başarılı aşı çalışmasının yanı sıra BioN Tech gibi dünya devi bir firmanın da kurucusu… Bu firmanın aşıda ortak çalışma yaptığı diğer kuruluş, dünyaca ünlü Amerikan firması Pfizer’ın CEO’su da Albert Bourla, ailesinin bir bölümü İstanbul’da yaşayan Yahudi asıllı bir bilim adamı. Ailenin bir kısmı Selanik’ten Amerika’ya göç edince isimleri Bourla olmuş. Diğer kısmı da İstanbul’a gelerek o dönemin en önemli şirketlerinden birini kurarak “Burla Biraderler” ismini marka yapmış. İyi de bundan bize ne diyebilirsiniz. Diyeceğim o ki; Mustafa Kemal Atatürk, özellikle Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşayan yabancı kökenli ve özellikle bilim dünyasından gayrimüslimlere büyük değer vermiş. Paylaşacağım bir gelişme de tam bunu vurguluyor.



Yüce Önder'in ölümünden sonra naaşının bir katafalka konarak Ankara Etnoğrafya Müzesi’ne götürme kararı alınmıştır. Ama katafalkı kim yapacaktır? İşte o sırada ülkemizde bulunan Bruno Taut isimli Yahudi kökenli Alman vatandaşı önemli mimari projelerin başındadır... Ve sonunda “katafalk” gibi pek de bilinmeyen bir proje ona verilir ve gerçekleşir. Ne gariptir ki, 1880’de doğan Taut, Gazi’nin ölümünün hemen ardından yaşama gözlerini yumar.

Not Defteri’nde işte bu ilginç Taut öyküsü…

Bruno Taut kimdir?

Bruno Julius Florian Taut, 4 Mayıs 1880 tarihinde Almanya’nın Königsberg kentinde doğar. 24 Aralık 1938 tarihinde de İstanbul’da hayata gözlerini yumar. Yahudi asıllı Alman mimar ve şehir plancısıdır.



1930 yılında Berlin Teknik Yüksek Okulunda mimari dersleri vermeye başlar. Ekim Devrimi’ne hayrandır ve 1932 yılında Sovyetler Birliği'ne gider. Moskova’da mimari ve şehir planlama çalışmaları yapar, ancak ekonomik zorluklar yüzünden 1933 yılında Almanya’ya geri döner. Bir Yahudi olan Bruno Taut, rejim tarafından baskılara uğrar, akademik unvanı geri alınır. Bir davet üzerine Japonya’ya gider ve 1936 yılına kadar kalır, ancak bu ülkede bina yapma izni edinemez. Türkiye’de bulunan meslektaşı Martin Wagner’in teklifi üzerine ülkemize gelir. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin mimarlık bölümünün başına geçer, aynı zamanda Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’nda mimarlık bölümü başkanlığı görevini üstlenir. Taut, Türkiye’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Ankara Atatürk Lisesi, Trabzon Fen Lisesi ve Cebeci Ortaokulu’nun planlarını çizen mimar olarak bilinmektedir.

Japon dostu ve meslektaşı, İsaburo Ueno’ya 6 Kasım 1937’de şunları yazmıştır:

“Ankara Üniversitesi için büyük yapıya başlanıyor. Bu yapı bir dil ve tarih kurumu olarak yeni Türk kültürünün odak noktası olacak ve beni özellikle sevindiren tarafı, sanatsal bakımdan bana tam bir özgürlük tanındı.”



Taut, bu özgürlükten ve Atatürk başta olmak üzere genç cumhuriyetin idealist kadrosundan çok etkilenmiştir. Oğlu Heinrich’e yazdığı bir mektupta, duygularını şu şekilde aktarır:

“Bu işin ayrıntılarını çalışma arkadaşlarımla birlikte adeta çeşitli çalgılarla icra edilecek bir senfoninin notalarını yazarcasına işliyorum. Daha yaşarken bir büyüklüğe yerleştirilmiş gibiyim.”



Atatürk’ün ölümü üzerine Ankara Valisi Yahya Bey, Taut’a haber göndererek Atatürk’ün naşının konulduğu katafalkın çizimini yapmasını teklif eder. Taut, Ankara’ya gelir ve katafalkın yapımını 36 saatte bitirir. Bu iş için kendisine teklif edilen bin lira yerine bir teşekkür mektubu ister. Kronik astım-bronşit hastası olan Taut’un sağlığı katafalkın inşası sırasında ağırlaşır. Taut, Atatürk’ün vefatından bir buçuk ay sonra 24 Aralık 1938 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybeder. Söylendiğine göre kendi isteğiyle İstanbul Edirnekapı Şehitliği’ne defnedilir; burada gömülü olan tek gayrimüslimdir.

Bruno Taut, Türkiye’de bulunurken Türkçe olarak yayımlanan “Mimarî Bilgisi” adlı kitabının bir bölümünde şunları yazmıştır:



“Binalar, herhangi diğer sanat eserlerinden daha ziyade gözler önündedir ve pek uzun yaşadıklarından dolayı böyledir. Birçok insan önünden geçer ve 50, 100 ve daha fazla sene, o binaya karşı bir şey yapamazlar. Bu gibi taştan çirkinliklerin büyüklüğü ise en muazzam abideleri bile geride bırakır. Böyle çirkinliklerden vücuda gelmiş bir şehir, müthiş bir talihsizliğe uğramış demektir. Akla korkunç görünecek kadar uzun bir zaman için onu bu talihsizlikten kimse kurtaramaz.”
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Amatör futbol çaresiz

NOT DEFTERİ: Tarih yalan söylemez!

Fotoğraf güzel, sıra Bursa yarışında

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!