GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-7°
Sisli
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

NOT DEFTERİ: Bir garip başkanlık hikayesi/ Sandıkla gelen neyle gider?

30 Ekim 2017 Pazartesi, 17:30

Son günlerin siyasi jargonunda "sandıkla gelen sandıkla gider" cümlesi çok moda...

Tartışmalar ve sandık üzerine yapılan polemikler, istifaya zorlanan belediye başkanları beraberinde önemli bir soruyu gündeme getiriyor.

Belediye başkanları, il ya da ilçelerde genelde bilinen, tanınan ve tercih edilen kişiler... Onları göreve getiren de götüren de yine o yerleşim birimlerindeki seçmenlerdir. Bunun en tipik örnekleri, yerel-genel seçim kıyaslamasında ortaya çıkar. Yerelde başarılı olan bir yöneticiyi, işinin başında görmek isteyen seçmen sayısı hiç de az değildir. Özetle, genel seçimde görüşüne uygun bir parti ve liderine oy veren seçmen, iş yerele geldiğinde kendisine dokunan ve yararlandığı hizmeti veren yöneticiyi seçer.

Böylece, bazen siyasi görüş geride kalır.

Bu nedenle "Yerel yöneticiyi istifaya zorlamak ne denli demokratiktir?" sorusunu yanıtlamak gerekiyor.

Aslında bu konuyu tartışmak bile demokratik sistemle yönetilen bir ülkede abesle iştigaldir. Ama ne yazık ki burası Türkiye ve her partinin yönetim anlayışı kendi doğrularına göre savunuluyor.

Yerel yöneticiyi, yani belediye başkan adaylarını, parti üyeleri, yerel halk kendi içinden çıkaramaz, o adayı genel merkez veya en etkin isim(!) belirlerse, demokrasi adına savunduğumuz görüşlerin de bir değeri de kalmıyor.

Bu kısır döngüyü kırarak direnen ve demokratik hakkını savunan yönetici ve başkanlara da az da olsa rastlanıyor.

Bunu daha iyi anlatabilmek için Türkiye'de, belediye başkanlarının ilk kez doğrudan seçildiği bir seçimin öyküsünü ve Bursa'da yaşanan - sandıkla gelenin - yerel iktidar mensuplarının tüm zorlamalarına rağmen istifa etmeyerek, siyasi ömrünü bağımsız başkan olarak uzatan tipik bir örneği yorumunuza sunacağım.

TEK DERECELİ YEREL SEÇİM

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Velhasıl Bursa pet şişedeki sudan ibarettir!

Bu ofisler bize ne söylüyor?

Geçim değil yaşam sıkıntısı…

Amatör futbol çaresiz

NOT DEFTERİ: Tarih yalan söylemez!

Fotoğraf güzel, sıra Bursa yarışında

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…