GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
10°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.97
EURO 9.45
ALTIN 462.08
BİST $19.247

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

24 Ekim 2020 Cumartesi, 18:17

Şu anda Türkiye’de iki yönlü bir politika sergileniyor. İktidar, dış politikadaki Akdeniz, Libya ve Kıbrıs hamleleri ve Azerbaycan’a destek ile seçmenine güçlü bir imaj vermek isterken, muhalefet partileri de salgındaki başarısızlığı, ekonomik sıkıntıları ve işsizliği öne sürerek sürekli “erken seçim” çağrısı yapıyor. Bu seçim çağrısındaki en büyük pay, şüphesiz 2019 yerel seçimindeki muhalefet başarısının oluyor.

Buradan yola çıkarak 1963 yılındaki yerel seçimin, genel yönetimi etkileyerek, koalisyon hükümetini düşürmesini ele almak istedim.

2015 yılında yaptığım “Bursa’nın Seçimi” belgeselinden bir pasajı, bu hafta  Not Defteri’nde sizlerle paylaşmak istedim.

DOĞRUDAN SEÇİLEN İLK BELEDİYE BAŞKANLARI 

1961 Anayasası siyasi partiler ve seçim yasalarına yeni bir düzen getirmişti. Bu arada, demokratikleşmenin bir adımı olarak, 17 Kasım 1963 tarihi, yerel seçim için belirleniyordu. Bu tarih, hem Bursa hem de Türkiye için çok önemliydi.

Belediye başkanları ilk kez doğrudan seçilecek, kentler halkının bizzat kendi seçtiği yerel yöneticilerle yönetilecekti. 1930 yılından bu yana kent yönetimleri için yapılan en önemli değişim başkanların tek dereceli seçimle gelecek olmalarıydı.

KOALİSYON YERİNE CHP HÜKÜMETİ

Seçime, bir çoğu yeni kurulan tam 6 parti Türkiye genelinde katılıyordu.

Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Millet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ve İşçi Partisi, 27 Mayıs sonrası bu ilk yerel seçimden başarılı olarak çıkabilmek için amansız bir yarışa girmişti.

Bu çok adaylı seçim yarışına, Bursa’da Adalet Partisi eski Nafıa Müdürü Kemal Bengü, CHP de eski emniyet müdürü ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun yakın akrabası Şebip Karamullaoğlu ile katılmıştı.

Kemal Bengü-Şebip Karamullaoğlu

İl Genel Meclisi seçimleri baz alındığında Türkiye genelinde yüzde 45.48 oy oranı ile Adalet Partisi sandıktan birinci olarak çıkıyordu. CHP’nin oy oranı da yüzde 36.22 olarak gerçekleşmişti.

Seçimin ardından ülkeyi yöneten koalisyon ortağı partiler, Yeni Türkiye Partisi ile Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, oylarının düştüğü gerekçesiyle Hükümet’ten çekildi. İstifaların ardından 27. Hükümet düşüyor ve yerine CHP ile bağımsızlardan oluşan 28. Hükümet kuruluyordu. İlk kez bir yerel seçim, genel yönetimi böylesine etkiliyordu.

Belediye başkanlık seçiminde ise AP yine öndeydi. Adalet Partisi 42 , CHP 23 başkanlık kazanmıştı.

KEMAL BENGÜ VE AP'NİN ZAFERİ

Bu arada, Ankara’da CHP’li Halil Sezai Erkut, İzmir’de AP’li Osman Kibar belediye başkanı oluyordu. İstanbul seçiminde AP’li Nuri Eroğan, seçim öncesi memuriyetten istifa etmediği gerekçesi ile CHP’nin itirazı ile başkanlıktan düşürülüyor, yerine CHP adayı ve eski Bursa Valisi, Haşim İşcan belediye başkanı oluyordu.

Haşim İşcan

Bursa’da ise AP adayı Kemal Bengü başkanlık koltuğuna oturuyordu. Bengü, 19.853 oy alırken, Karamullaoğlu’nun oyu da 6.079 kadardı.

İl Genel Meclisi seçiminde AP 22.628, CHP 7.920 oy alıyordu.

Soldan sağa: John Hyde (British Council, İstanbul), Bursa Belediye Başkanı Kemal Bengü, Ankara Belediye Başkanı Ekrem Celab Barlas, Karabük Belediye Başkanı Dr. Necmettin Seyfioğlu. Ayakta: BBC Türkçe bölüm müdürü Andrew Mango  

Dönemin önemli gazetecisi merhum Kahraman Atılgan, bu ilginç seçimi şöyle değerlendiriyordu:

 “İhtilalden sonra AP Kemal Bengü’yü aday gösterdi. Eskiden Bursa’nın Nafia Müdürü olan Bengü’nün evi ailesi İstanbul’daydı. Bursa’daki seçim propagandalarına katılamadı bile... AP Bursa’nın kalesiydi, halk AP’ye gönül vermişti. Bir mitingler olurdu Pınarbaşı’nda, görmeliydiniz.”

Sonraki yıllarda AP, DYP ve CHP’de siyaset yapan, iki kez de bakanlık koltuğuna oturan Turhan Tayan’ın yorumu da çok çarpıcıydı:

 “AP’nin böyle bir isimle seçimi kazanması adayın kişiliğinden kaynaklanırken, hem de 27 Mayıs’a olan tepkiydi. Bursa DP’nin kalesiydi. Bursa 1961 Anayasası’na da referandumda ret oyu vermiş büyük bir ildi.”

Kemal Bengü, göreve gelir gelmez, grevde bulunan Bursa Otobüs İşletmesi’ndeki (BOİ) sorunu çözüyor ve bu anlamda tarihe geçiyordu.

Sendikalar, Grev ve Lokavt Kanunu’nun çıkmasından sonra Türkiye’deki ilk grevi BOİ çalışanları yapmıştı. Adaylık öncesi, o günlerdeki adıyla Nafıa Müdürü olan Bengü, bu özelliğini belediye başkanlığına taşıyor, Bursa’nın en ücra köşelerini bile asfaltlayarak, unvanlarına bir yenisini daha ekliyordu.

Gazeteci Kahraman Atılgan, Bengü’nün ilk icraatlarına şöyle değiniyordu:

 “O zaman Bursa’da  tek asfalt olan bölge, Atatürk Caddesi ile Çekirge Caddesi arasıydı. Bengü, her tarafa asfalta başladı. O dik sokakları, dik caddeleri… Bursa, asfaltı Kemal Bey sayesinde gördü. O yüzden de Kemal Bey’in adı ‘Asfalt Kemal’e çıktı. Halk koydu, çünkü öyle bir şey yapmıştı ki Kemal Bey, küçük çocuklar bile onun işareti olan zafer işaretini yaparak, Bengü Bengü, diyerek tempo tutarlardı.”

27 Mayıs sonrası Bursa’da yerel, 1965’te de Türkiye’de genel iktidara gelen AP, bu ilk dönemde Turhan Tayan’ın yorumuyla önemli bir hata yapmıştı:

“AP’nin ilk belediyecilik döneminde büyük bir nüfus patlaması ile karşılaştı yerel yönetim. Ben o günlerde yeterli şehir planlaması yapıldığı kanaatinde değilim.”

Oysa, 1960 yılında İtalyan şehir plancısı Luigi Piccinato, Bursa’nın stratejik önemdeki 1/100 binlik planını yapmış, sanayi bölgelerine ve ona bağlı olarak konut alanlarını belirlemişti. Sadece, Bursa’nın orta vadede nüfusunu 350 bin kişi olarak belirlemesi, çarpık yapılaşmada yöneticilerin hatalarının yanı sıra bir başka faktör olmuştu denebilirdi.

 

 

 

 

 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali

'Millet Yapar...'

Bugün 11 Eylül farkında mıyız?

Kontrollü fakirlik mi?..

Covid 19 günlerinde ibretlik olaylar!

Bursaspor gerçeği

NOT DEFTERİ: 1 Mart Tezkeresi nasıl kabul edildi?

Başkanlık bir numara büyük mü geldi?