GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
13°
Açık
DOLAR 8.33
EURO 10.03
ALTIN 478.37
BİST 1.42

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

24 Ekim 2020 Cumartesi, 18:17

Şu anda Türkiye’de iki yönlü bir politika sergileniyor. İktidar, dış politikadaki Akdeniz, Libya ve Kıbrıs hamleleri ve Azerbaycan’a destek ile seçmenine güçlü bir imaj vermek isterken, muhalefet partileri de salgındaki başarısızlığı, ekonomik sıkıntıları ve işsizliği öne sürerek sürekli “erken seçim” çağrısı yapıyor. Bu seçim çağrısındaki en büyük pay, şüphesiz 2019 yerel seçimindeki muhalefet başarısının oluyor.

Buradan yola çıkarak 1963 yılındaki yerel seçimin, genel yönetimi etkileyerek, koalisyon hükümetini düşürmesini ele almak istedim.

2015 yılında yaptığım “Bursa’nın Seçimi” belgeselinden bir pasajı, bu hafta  Not Defteri’nde sizlerle paylaşmak istedim.

DOĞRUDAN SEÇİLEN İLK BELEDİYE BAŞKANLARI 

1961 Anayasası siyasi partiler ve seçim yasalarına yeni bir düzen getirmişti. Bu arada, demokratikleşmenin bir adımı olarak, 17 Kasım 1963 tarihi, yerel seçim için belirleniyordu. Bu tarih, hem Bursa hem de Türkiye için çok önemliydi.

Belediye başkanları ilk kez doğrudan seçilecek, kentler halkının bizzat kendi seçtiği yerel yöneticilerle yönetilecekti. 1930 yılından bu yana kent yönetimleri için yapılan en önemli değişim başkanların tek dereceli seçimle gelecek olmalarıydı.

KOALİSYON YERİNE CHP HÜKÜMETİ

Seçime, bir çoğu yeni kurulan tam 6 parti Türkiye genelinde katılıyordu.

Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Millet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ve İşçi Partisi, 27 Mayıs sonrası bu ilk yerel seçimden başarılı olarak çıkabilmek için amansız bir yarışa girmişti.

Bu çok adaylı seçim yarışına, Bursa’da Adalet Partisi eski Nafıa Müdürü Kemal Bengü, CHP de eski emniyet müdürü ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun yakın akrabası Şebip Karamullaoğlu ile katılmıştı.

Kemal Bengü-Şebip Karamullaoğlu

İl Genel Meclisi seçimleri baz alındığında Türkiye genelinde yüzde 45.48 oy oranı ile Adalet Partisi sandıktan birinci olarak çıkıyordu. CHP’nin oy oranı da yüzde 36.22 olarak gerçekleşmişti.

Seçimin ardından ülkeyi yöneten koalisyon ortağı partiler, Yeni Türkiye Partisi ile Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, oylarının düştüğü gerekçesiyle Hükümet’ten çekildi. İstifaların ardından 27. Hükümet düşüyor ve yerine CHP ile bağımsızlardan oluşan 28. Hükümet kuruluyordu. İlk kez bir yerel seçim, genel yönetimi böylesine etkiliyordu.

Belediye başkanlık seçiminde ise AP yine öndeydi. Adalet Partisi 42 , CHP 23 başkanlık kazanmıştı.

KEMAL BENGÜ VE AP'NİN ZAFERİ

Bu arada, Ankara’da CHP’li Halil Sezai Erkut, İzmir’de AP’li Osman Kibar belediye başkanı oluyordu. İstanbul seçiminde AP’li Nuri Eroğan, seçim öncesi memuriyetten istifa etmediği gerekçesi ile CHP’nin itirazı ile başkanlıktan düşürülüyor, yerine CHP adayı ve eski Bursa Valisi, Haşim İşcan belediye başkanı oluyordu.

Haşim İşcan

Bursa’da ise AP adayı Kemal Bengü başkanlık koltuğuna oturuyordu. Bengü, 19.853 oy alırken, Karamullaoğlu’nun oyu da 6.079 kadardı.

İl Genel Meclisi seçiminde AP 22.628, CHP 7.920 oy alıyordu.

Soldan sağa: John Hyde (British Council, İstanbul), Bursa Belediye Başkanı Kemal Bengü, Ankara Belediye Başkanı Ekrem Celab Barlas, Karabük Belediye Başkanı Dr. Necmettin Seyfioğlu. Ayakta: BBC Türkçe bölüm müdürü Andrew Mango  

Dönemin önemli gazetecisi merhum Kahraman Atılgan, bu ilginç seçimi şöyle değerlendiriyordu:

 “İhtilalden sonra AP Kemal Bengü’yü aday gösterdi. Eskiden Bursa’nın Nafia Müdürü olan Bengü’nün evi ailesi İstanbul’daydı. Bursa’daki seçim propagandalarına katılamadı bile... AP Bursa’nın kalesiydi, halk AP’ye gönül vermişti. Bir mitingler olurdu Pınarbaşı’nda, görmeliydiniz.”

Sonraki yıllarda AP, DYP ve CHP’de siyaset yapan, iki kez de bakanlık koltuğuna oturan Turhan Tayan’ın yorumu da çok çarpıcıydı:

 “AP’nin böyle bir isimle seçimi kazanması adayın kişiliğinden kaynaklanırken, hem de 27 Mayıs’a olan tepkiydi. Bursa DP’nin kalesiydi. Bursa 1961 Anayasası’na da referandumda ret oyu vermiş büyük bir ildi.”

Kemal Bengü, göreve gelir gelmez, grevde bulunan Bursa Otobüs İşletmesi’ndeki (BOİ) sorunu çözüyor ve bu anlamda tarihe geçiyordu.

Sendikalar, Grev ve Lokavt Kanunu’nun çıkmasından sonra Türkiye’deki ilk grevi BOİ çalışanları yapmıştı. Adaylık öncesi, o günlerdeki adıyla Nafıa Müdürü olan Bengü, bu özelliğini belediye başkanlığına taşıyor, Bursa’nın en ücra köşelerini bile asfaltlayarak, unvanlarına bir yenisini daha ekliyordu.

Gazeteci Kahraman Atılgan, Bengü’nün ilk icraatlarına şöyle değiniyordu:

 “O zaman Bursa’da  tek asfalt olan bölge, Atatürk Caddesi ile Çekirge Caddesi arasıydı. Bengü, her tarafa asfalta başladı. O dik sokakları, dik caddeleri… Bursa, asfaltı Kemal Bey sayesinde gördü. O yüzden de Kemal Bey’in adı ‘Asfalt Kemal’e çıktı. Halk koydu, çünkü öyle bir şey yapmıştı ki Kemal Bey, küçük çocuklar bile onun işareti olan zafer işaretini yaparak, Bengü Bengü, diyerek tempo tutarlardı.”

27 Mayıs sonrası Bursa’da yerel, 1965’te de Türkiye’de genel iktidara gelen AP, bu ilk dönemde Turhan Tayan’ın yorumuyla önemli bir hata yapmıştı:

“AP’nin ilk belediyecilik döneminde büyük bir nüfus patlaması ile karşılaştı yerel yönetim. Ben o günlerde yeterli şehir planlaması yapıldığı kanaatinde değilim.”

Oysa, 1960 yılında İtalyan şehir plancısı Luigi Piccinato, Bursa’nın stratejik önemdeki 1/100 binlik planını yapmış, sanayi bölgelerine ve ona bağlı olarak konut alanlarını belirlemişti. Sadece, Bursa’nın orta vadede nüfusunu 350 bin kişi olarak belirlemesi, çarpık yapılaşmada yöneticilerin hatalarının yanı sıra bir başka faktör olmuştu denebilirdi.

 

 

 

 

 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa için Anayasa hayal mi?

Patron kim?

Yaşamak emek ister, ölmek bedava!

Milenyumun altın çocukları

NOT DEFTERİ: 1 Mayıs, Walesa ve Denizer

Görmek ya da görmemek işte bütün mesele!

'Tam kapan-ma!'

Bugünlerde ne düşünüyorlar?

24 Nisan ve iki üç küçük anı!

NOT Defteri: 23 Nisan, Bursa ve siyah örtü

Kamu-özel iş benzerliği!

Yıl 1961 ve bir 23 Nisan günü

Siz hangi Yıldırım’ı tanıyorsunuz?

Gençler de sezonu kapatmış!

On bir yıl gecikmiş bir makale !

NOT Defteri: Toprak Mahsulleri Ofisi nasıl hatırlandı?

Çukur kahve isyanda!

Alın teri ile kazanılan üç puan

Gülelim ama düşünelim de…

Afiş mi, 128 milyar dolar mı sakıncalı?

Bu maça isim koymak zor!

NOT Defteri: AKP Bursa’da Şahin ile nasıl başlamıştı?

Karadeniz’de gemilerimiz mi battı?

Acilen paniklememiz lazım!

20 yıl sonra nasıl bir Bursa?

Sıklet farkı skora yansıdı

Mahmut Hoca kızdı sınav iptal !

NOT DEFTERİ: Bursa’da sporun altın çağı yaşanmıştı!

İktidarlar ve ihtilaller (2)

İktidarlar ve ihtilaller-1

Bal tutan 'pudra şekeri' de yalar!

Bursa’dan bir muhalefet geçti!

Milli Takım ve Anadolu futbolu

Bursa Nutku neydi, hangi nedenle söylendi?

Çukur Kahve’de 'ayran yoğurt' komedisi!

Bursa’nın sessizliği!

Karaca ve Türkoğlu ilk adım sizden gelmeli

Bitmeyen cuma geceleri !

Üç gollü tarifeye devam

NOT DEFTERİ: İsimsiz kahraman Bursa Jandarma Taburu

Aç-kapat ve demokrasi!

Otomotiv kenti değil miydik?

Bursaspor böyle mi gündeme gelmeliydi!

Devrim yasaları ve yeni anayasa

Üç gol, üç puan ve üç gencin gecesi

NOT DEFTERİ: Türkiye ve Anayasa

Destek paketi böyle olur!

Son bir yılda neler yaşadık?

Vergi deyince ne anlarsınız?

Hangi 8 Mart?

Ataberk bir de gol atsa !

NOT DEFTERİ: Bursa’nın tek adası İmralı

Facia, acı ve sıra dışı bir siyasetçi

İnsan hakları ve eylem!

Bursa’ya 5 yıllık planlama!

Bursa pilavı mı, Bursa planı mı!

Bursaspor mucizesi!

NOT DEFTERİ: Bursa ortak Türkiye pazar

Salgında ruh sağlığı ve kayıplar

Evet, zor günler başladı

Mizahı da biz yaparız!

Kültür, sanat ve Bursa Festivali

Ne olacak bu Japon esnafının hali!

Yenilgi ağır geldi

NOT DEFTERİ: Saz başlar, söz biter...

Salda’da 'mars' mı olduk!

Hayaldi gerçek oldu!

Analar ve oğulları