GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
3.02°
Açık
DOLAR 9.49
EURO 11.04
ALTIN 548.03
BİST 1.519

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

7 Ağustos 2021 Cumartesi , 13:13

Not Defteri bu hafta, çok ilginç iki yaşam öyküsünü sizinle paylaşıyor. Yangın felaketi nedeniyle, tartışmalar ile gündeme gelen THK ve de Cumhuriyet’in ilk kuşağındaki unutulmaz havacılar, bize bir hatırlatma da yaptı. Türkkuşu bünyesinden çıkan Bursalı iki havacının inanılmaz öyküsü ile Not Defteri’nin en anlamlı sayfalarını açıyoruz.
 
Göklerin kızı Sabiha
Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında da önemi korumayı başarır… Mustafa Kemal, tarihi ve stratejik önemi olan Bursa’ya 17 kez gelir ve önemli temaslarda bulunur.
 
Gazi Mustafa Kemal, Bursa ziyaretlerinden birinde Hünkar köşkünde kalır…
Nefis doğa içinde ve Temenyeri mevkiindeki köşkün yakınında sadece bir kaç ev bulunmaktadır. Gazi bir ara köşkün bahçesine çıkar ve ısrarla kendini görmek isteyen küçük bir kızı fark eder. Önce onunla konuşur ve ilgilenir. Sonrada himayesine almaya karar verir. O küçük kızın adı Sabiha’dır ve takvimler 1925 yılının ekim ayını gösterir... Mustafa Kemal küçük Sabiha’yı Ankara’ya götürür ve yeni yaşamını şekillendirir. 12 yaşında Gazi Mustafa Kemal’in evlatlığı olan o küçük kız, öğrenimini bitirir ve aldığı kurslar sonucu Türkiye’nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen olur.

1935 yılında Türkiye’de planör eğitimini bitiren Sabiha Gökçen, Rusya’da uçuş eğitimlerini sürdürür ve yurda döner. Bir süre Eskişehir’de havacılık kurslarını takip eder ve pilotluğa adımını atar. Genç Sabiha, savaş pilotu eğitimlerinden de geçirilir. Bursa’da Hünkar Köşkü’nün bahçesinde başlayan bu inanılmaz serüven, dünyanın ilk askeri kadın pilotunu yaratmıştır. Gazi son derece mutludur… Sabiha Gökçen 1937 yılında başlatılan Dersim harekatına da katılır. 1938 yılında ise, 5 gün süren Balkan Turu’nu tek başına gerçekleştirir.

Mustafa Kemal Atatürk son günlerinde hayalini gerçeğe dönüştürmüş, Türk kadınının göklerdeki hakimiyetini dosta düşmana göstermiştir. Yaşamı boyunca çok sayıda başarı belgesi ve bröve ile ödüllendirilen Sabiha Gökçen, birikimini de gençlerin eğitimine sarf eder… Onurlu, gururlu ve başarı dolu 88 yıl süren bir ömür geçirir. Türkiye Cumhuriyeti’nin emekleme döneminde, özellikle göklerine hakimi bir kadın olarak tarih sayfalarına geçerken, bir dehanın yarattığı sembol olarak gönüllerdeki yerini çoktan almıştır.

Sabiha ve Gökçen kelimeleri, bir gelişmenin, kadın yüceliğinin sembolü olmuştur. Balkan turu, Gökçen’in göklerin kızı olarak dünyaca anılmasını sağlar.1953 ve 1959'da davet edildiği ABD'de, Türk toplumu ve Türk kadınını tanıtır. Son uçuşunu 1996'da ve 83 yaşında Fransız pilot Daniel Acton eşliğinde Falcon 2000 uçağıyla yapar. Aynı yıl, havacılık kariyerinin en büyük ödülünü alır. Amerikan Hava Kurmay Koleji'nin mezuniyet töreninde "dünya tarihine adını yazdıran 20 havacıdan biri" seçilir. Bu ödüle layık görülen ilk ve tek kadın havacıdır. Sabiha Gökçen 2001 yılında, doğum günü olan 22 Mart’ta 88 yaşında hayata gözlerini yumar.


Havadaki mucit: Emrullah Ali Yıldız
 1909'da Bursa'da dünyaya gelir. 17 yaşında Türk Tayyare Cemiyeti tarafından İstanbul Yeşilköy'de açılan Tayyare Makinist Mektebi'ne kayıt olur ve birincilikle bitirir. 1928-1931 yılları arasında Eskişehir Askeri Hava Okulu’nda tayyare makinisti olarak görev yapar. Mecburi hizmeti biter bitmez, istifa edip Bursa'ya döner ve kardeşiyle birlikte bir fotoğraf stüdyosu açar. Tarihler 1935 yılını gösterdiğinde, yerden kendi kuvvetiyle havalanan bir planör yapar. Tek kişilik planörle tam olarak 18 saat 35 dakika havada kalarak Türkiye rekoru kırar. İki kişilik planörle 13 saat 59 dakika havada kalarak dünya rekoru da kırar. 1938 yılında öğrencisi Sezai Göksu'yu planörün arkasına oturtan Emrullah Ali Yıldız, tam 14 saat 20 dakika havada kalmayı başarır ve adını dünya tarihini yazdırır. 1941-1949 yılları arasında Etimesgut Tayyare Fabrikası'nda görev yapan Yıldız, 1943 yılında otomatik paraşüt açma sistemini bulur.

Amerikalılar icada el koyar

Emrullah Ali Yıldız'ın buluşu, kimsenin ilgisini çekmez ama NASA'dan gelen Amerikalılar hariç… Bu sırada karşısına iki yabancı mühendis çıkar. Keşfi ile yakından ilgilenirler. Yıldız’dan hesap ve projeler istenir. Bir sene geçtikten sonra cevap gelir, ama olumsuzdur. Bir süre sonra benzer bir alet Amerika havacılığında başarıyla tatbik edilir. Bu açıklama da Yıldız’a aittir.
Uçakların pervane yapımıyla ilgili icadının patentini 1952 yılında alan Yıldız, buluşunu yine kabul ettiremez ve Amerika'ya bin dolara satmak zorunda kalır. Olup bitenler Emrullah Ali Yıldız'ı bezdirmiştir. İstanbul'a gelir ve kardeşiyle Galatasaray'da bir fotoğraf stüdyosu açar.

Yüz yılın icadı: Gör-Çek

Henüz selfie bir yana polaroid makineler bilinmezken, Emrullah Ali Yıldız fotoğraf çektirmeye gelen müşterilerinin bir kabine girmesini ve karşısındaki aynaya bakarak istediği pozu kendisinin vermesini ister. Müşteri istediği pozu yakaladığı zaman kordonun ucundaki düğmeye basması yeterli olacaktır. Böylece müşteri kendi fotoğrafının çekecektir. Yıldız bu icadına “Gör-çek” adını vermiştir. Ve bu sistem yıllar sonra polaroid firması tarafından kullanılmış ve bütün dünyada yaygınlaşmıştır. Günümüze ise selfie adıyla ulaşacaktır. Şimdilerde Selfie kavramının ‘Gör-çek' olarak yeniden tanımlanması yetkili kuruluşlar tarafından önerilmektedir.

Işıklar içinde yat Emrullah Ali Yıldız.
 
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…