GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
12.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.33
ALTIN 496.64
BİST 1.392

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

26 Haziran 2021 Cumartesi , 12:28

Özellikle 1970 sonrası inanılmaz bir hızla büyüyen Bursa’daki bu değişim, yerleşim tercihlerini ve tarihi mekânların önemini de etkiledi.

Bunun en tipik örneği eski köy, Cumhuriyet sonrası da mutena diye nitelenen semt Çekirge’de yaşandı.

Bu hafta Not Defteri’nde bu değişimi ve Çekirge’nin mitolojiye dayanan yıllarına gidiyoruz. 2007 yılında yaptığım belgeselden bir bölümü sizler için derledim.

Pitya (Pyhtya) veya Çekirge
 
Apollon insanlık tarihinin ilk çağlarına damgasını vurmuştur...

Babası Zeus'un dileğini iletirken, bir kadının sözlerine dikkat çeker... Üzerinde oturduğu yarığın içinden sarhoş edici buhar çıkarken, düşündüren sözler sarf eder bu kadın... O'nun adı Pitya’(Pyhtya) dır. Bizans İmparatoru Jüstinyen ve eşi Teodora'nın yolu, insanı sarhoş eden buharlı yarığın kenarına düşer. Çok beğenirler ve konaklarlar. Tarihçiler altıncı yüzyılda, Jüstinyen ve Teodora'nın binlerce kişilik maiyetleriyle burada eğlenceler tertiplediklerini, ardından bir saray, halka açık bir hamam ile su şebekesi yaptırdığını söyler.

Yüzyıllar öncesinin Pythia'sı bugünün Çekirgesi midir?..

Bu konu tartışmalıdır ve Yalova ile Bursa gibi iki ayrı yerleşimde bu tanıma benzer oluşumlar bulunur çünkü… Sıcak su, ilk çağlarda işte böyle gizli güçlerin kaynağıdır... İnsanoğlu gizemi çözmüş, sıcak suyu keşfetmiş, bitirircesine kullanmıştır.

Öykü ya da söylence, içinden buhar çıkan yarığın başında oturan Ptyhia'yla başlar... Bu bölge Bizans döneminin ortalarında bir ara "Soterapolis" diye anılmış, belalardan koruyucu anlamına gelen "soter" kelimesi kullanmıştır. Şifalı sular insanoğlunu kötülüklerden korurken, kötü niyetliler Osmanlı'nın önünde eğilmiş, Bursa'nın fethiyle birlikte "Soterapolis" ya da Ptyhia, sahip değiştirmiştir.

İşte o dönemde yayılan bir efsane Çekirge’yi öne çıkarır. Yerden fışkıran şifalı sıcak su, hamamın yanında sürekli oturan bir Osmanlı ademini çok etkiler. Yine böyle bir gün, hamamın içinden feryat figan bir hatun çıkar... Kadın "küpelerim kayboldu" diye bağırır. Hamamın önündeki garip adem hemen söze girer: "Yıkandığın kurnanın yanında küçük bir delik var. Küpelerin orada." der. Gerçekten de küpeler oradadır ve bulunur. Bu olay sonrası, herkes bu garip ademe akıl danışır.

Adamın "gaip ilminde" çok mahir oluşu efsanesi Sultan Birinci Murat'ın kulağına kadar gitmiş, adam huzura çağırılmıştır. Sultan kapalı avucunu göstererek ,"elimde ne var ?" diye sorar. Zavallı adam, korkudan sayıklarken sesi biraz yükselir. "Eee...çekirge bir sıçra..." Sultan sözünü keser ve avucunu açar. Elinde gerçekten de çekirge vardır. Bu olaydan sonra garip ademin adı Çekirge Sultan’dır. Bu söylence her ağızdan farklı biçimde dökülür bugüne değin…Gaipten haber veren ademin adına yapıldığı söylenir Çekirge Hamamı’nın... Semt de Çekirge Sultan'dan esinlenerek aynı ad ile anılır.

Çekirge'nin tarihe tanıklık ettiği olaylar bununla da sınırlı değildir. Sultan Orhan zamanında Ulucami inşaatında işçileri oyaladığı gerekçesiyle idam edildiği rivayet edilen Karagöz ile Hacivat'ın anıt mezarı da nedense bu bölgede yapılmıştır. 1942'de Bursa'ya gelen şair ve yazar Abdülbaki Gölpınarlı, bu sevimli ikilinin mezarını bularak, bir anlamda Çekirge semtinin gizemini ortaya koyar. Sonraki yıllarda tasvirlerle süslenen bugünkü anıt mezar ile yanında Karagöz Müzesi yapılır.

Ne sebeptendir bilinmez, Mevlit yazarı Süleyman Çelebi'nin anıt mezarı da Çekirge'dedir. İddiaya göre, Allah'ın son elçisi adına Mevlit gibi bir şaheseri yaratan Süleyman Çelebi, bakımsız bir mezara gömülüdür. Bir Alman elçisinin ziyareti ve hayranlığını dile getirmesiyle Cumhuriyet döneminde bugünkü görkemli anıtına kavuşur. Çekirge'nin Bursa ile bütünleşmesi ve hatta en önemli değeri olması, Sultan Birinci Murat'ın buraya verdiği önemle ortaya çıkmıştır aslında...

Sultan inşa ettirdiği cami ve külliye ile bölgeye yeniden hayat vermiştir.  


Doğal sıcak su nedeniyle diğer Osmanlı sultan ve yöneticileri de yörede hamamlar inşa ettirmiştir. Yeni Kaplıca ve Kaynarca hamamlarının, Kanuni'ni veziri Rüstem Paşa tarafından yaptırıldığı da bilinir.

Evliya Çelebi
'nin Bursa için kullandığı “Velhasıl Bursa sudan ibrettir” cümlesinin altında Çekirge gerçeği de yatar. Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini aynı ilgi, aynı görgü ve ayrıcalıkla geçiren Çekirge semti, şifalı kaplıcaların anayurdu olarak tarihteki yerini alır...

1855'te yaşanan ve küçük kıyamet denilen depremde 16 haneli köy hiç hasar görmez. Çünkü kaya zemin üzerinde oturmaktadır. Cumhuriyet döneminde de önemini artıran Çekirge, 1940 lı yıllardan itibaren, çok sayıda kaplıcaya ve sıcak sulu ahşap evlere, yani pansiyonlara sahiptir. Bursa bu dönemlerde “kaplıca kenti” unvanını da alır.

Bursa’nın yakın tarihine büyük harflerle imza atmış Pars ailesinin önemli ismi Muhittin Baha Pars diğer aile fertlerinden ayrılarak Çekirge'ye yerleşirken, Pembe Köşkü inşa ettirir. Pars, Cumhuriyet’in ilk yıllarında önemli bir politikacı olarak imza atar. Politikanın yanı sıra iş dünyasının da önemli bir ismidir. Kaplıca turizmini canlandıran Park Otel, Pars'ın girişimciliğini de ortaya koyar. Cumhuriyetin henüz onuncu yılını geride bıraktığı günlerde Muhittin Baha Pars kaplıca beldesini, yüzme havuzuyla taçlandırır. Böylece semt çocuklarını yüzme sporuyla tanıştırır.  Türkiye'deki ilklerden biri olan Havuzlupark, sadece semte değil, spor kulüplerine de çalışma olanağı sağlar.

Tesis zaman içinde spordan çok gezi ve eğlence merkezine dönüşür. Doğası, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle ünlenen Çekirge, Bursa'nın diğer semtlerine göre farkını uzun süre korur. Bu koruma 1960 yılında ünlü kent plancısı Luigi Piccinato eliyle daha bir somutlaşır.

İtalyan mimar, Bursa'nın bu gözde yöresini korumak çini planını Çekirge'ye göre şekillendirir... Kent batıya değil, doğu yönünde toplu ve yüksek konutlarla büyüyecektir. Ama bu düşünce ve planlama istenildiği gibi gerçekleşmez. Önce Kükürtlü yönündeki yapılaşma hızlanır. Yamaçlar yüksek binalarla doldurulur. Sonra da ovaya doğru yayılış başlar. Yıl 2021…Çekirgeliler, şehir merkezine inerken yine “Bursa’ya gidiyorum” dese de, bu özel semt yaşlı ve yorgun yaşamını sürdürüyor.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!