GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-7°
Sisli
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

NOT DEFTERİ: Elli bine Kültürpark!..

15 Şubat 2020 Cumartesi, 23:14

Tarihi özelliği olan Bursa Atatürk Stadyumu, genel idarenin isteği üzerine, yerel yönetim tarafı tarafından yıkıldıktan sonra, gözler 72 yıl spora ve her türlü açık hava toplantısına ev sahipliği yapan bu alana çevrildi. Yanından geçen yayalar, otoların içinde bakarak "Burada ne yapılacak?" sorusunu soranlar, bir süre önce cevabı öğrendiler. Koskoca bir tabelada, TOKİ marifeti ile burada bir "Millet Bahçesi" yapılıyor, yazıyordu. Meraklı gözler, soru soran beyinler bu açıklamayı yeterli bulmayınca yorum yaptılar. "Yan tarafta Kültürpark yok muydu? Neden benzerini ve bu isimle yapıyorlar? " türünden sorulara yanıt arıyorlardı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş'ın açıklaması ile projeyi sanırım öğrendiler. Kot farkından yararlanarak, zeminde otopark yapılacak, sahanın olduğu bölümde yeşil alan olacak. Başkan'ın ifadesi ile iki bakan ile görüşüp onlardan buraları istenir de verilirse Atatürk Lisesi ve Atatürk Spor Salonu'na doğru, yani kuzey yönüne doğru proje büyüyecek. Bu konuda duyarlı olanlar, ismini Atatürk'ten alan ve eğitim ile salon sporlarına yıllarca hizmet eden iki yapının, isteniş biçimini de pek nazik bulmadılar. Halkın oyunu almadan, görevlerine atanan iki bakanın güzide iki bina için, sanki kendi mallarıymış gibi bağışta bulunması, yerel demokrasi açısından da düşündürücü olmuştu.

İşte bu gelişmeler doğrultusunda, Kültürpark için endişe duymamak da elde değildi. Hemen not defterimi açtım ve daha önce büyük keyifle, parkın yapımını sağlayan dönemin belediye başkanı Reşat Oyal'dan aldığım bilgilerle TV için yaptığım küçük belgeselin metnini yeniden düzenleyerek, Kültürpark'ın yapılış öyküsünü sizlerle paylaşmak istedim.

OYAL'IN RÜYASI GERÇEK OLMUŞTU

Önceleri, dönemin iş bilir valisi Haşim İşcan'ın rüyasıydı Kültürpark...

Sonra, belediye başkanı Reşat Oyal'ın sembol eseri oldu.

Gelişmişliği, birikimi isminde toplayan İzmir'deki adaşıyla sürekli yarışan Kültürpark'tan söz ediyorum.

Şimdiki adıyla Reşat Oyal Kültürparkından...

Vefa, oksijen ve Bursa'nın mistik havası birlikte duruyor...

Otuzlu yaşlarında belediye başkanı olan Reşat Oyal, böylesine ölümsüz, böylesine doyumsuz güzellikte bir eseri bırakmak için önce arkadaşlarını inandırmaya çalışır.

İkna turları, parasal kaynak ya da geniş bir arazi bulmaktan da zordur...

Eski Vali Haşim İşcan'ın kamulaştırdığı Yaycılar Pınarı çevresine, Avukat Halil İbrahim Haksal'ın arazisi eklenir ve kollar sıvanır. Park düzenlemesi için sadece 50 bin lira yeterli olacaktır. Eleştiri okları Oyal'ın üzerine yöneltilirken, ilginç bir gerekçe sunulur:

"Şehrin lağım suları açıkta akarken, bu parayı park için çarçur edemezsin..."

Yeşil alanlara bakış açısı ve uygarlık kriterlerinin henüz net biçimde ortaya konamadığı o yıllarda, bu çıkışa karşı duran Reşat Oyal, arkadaşlarını inandırmayı başarır. Takvimler 6 Temmuz 1955'i gösterdiğinde belki de eleştiri sahiplerinin ön sıraları aldığı tören gerçekleşir ve Bursa'nın akciğeri devreye girer.

'BURSA İSTANBUL'UN NAHİYESİ Mİ?'

Demokrasi kavramının yeni yerleştiği, belediye başkanlarının vali ya da meclis tarafından belirlenerek atandığı o günlerde, bu önemli yatırıma İstanbul'dan da bir eleştiri gelir. Genç başkan Reşat Oyal, ismini İzmir'deki ilk örneğinden yola çıkarak Kültürpark olarak koyduğu bu yeni projeye, uluslararası bir kimlik kazandırmak da istemektedir. Bunu öğrenen İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay, ilginç bir çıkışla "Uluslararası fuar ancak İzmir'e yakışır" gibi bir ifade kullanır.

Bu görüşe, Oyal'ın yanıtı oldukça sert olur:

"Bursa ne zamandan beri İstanbul'un nahiyesi oluyor..."

Tartışma, tarafları Başvekil Adnan Menderes'in huzurunda buluşturur ve bunun sonucu anlaşmazlık tatlıya bağlanır.

Yıllar yılları kovalar, Kültürpark Bursa'nın bir simgesidir artık. Eğlence, dinlence ve fuar alanıyla ticaret merkezi halini almıştır.

Ne zamanki alışkanlıklar, eğlence kavramı değişime uğrar, o zaman bu doğa mirasından olma eser yalnız kalmaya başlar.

Önce fuar terk eder Kültürpark'ı... Ardından eğlence mekanları.

Oysa, unutulmaz sanatçılar, ölümsüz aşklara sahne olmuştur bu mekanlar...

Lunaparka baktığınızda çocukluğunuz, Yaycılar (Yağcılar diye de anılır) kapısından girdiğinizde Reşat Oyal gözünüzün önüne gelir.

Her şeye rağmen günümüzde de, 50 bine mal olan bu eşsiz güzellik nice elli binlere umut, huzur ve keyif vermeye devam ediyor.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Velhasıl Bursa pet şişedeki sudan ibarettir!

Bu ofisler bize ne söylüyor?

Geçim değil yaşam sıkıntısı…

Amatör futbol çaresiz

NOT DEFTERİ: Tarih yalan söylemez!

Fotoğraf güzel, sıra Bursa yarışında

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…