GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
12.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.36
ALTIN 496.84
BİST 1.392

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

10 Temmuz 2021 Cumartesi , 15:58

Bursa altmışlı yılların başında, ilk kez yapılan bir etkinlikle dikkati çekmişti. Bazı muhalif ve ağır eleştirilere rağmen, ilk gece Kültürpark’a 50 bin Bursalıyı getiren bu organizasyonun adı Bursa Festivali idi.

Festival kelimesi bazı grupların kafasını karıştırıp, edebe aykırı bulunsa da 27 Mayıs sonrası kurulan Hükümet, Demokrat Parti’nin kalesi sayılan  Bursa ile barışmak niyetindeydi. Bu nedenle etkinliğin ilk gününde Yılanların Öcü gibi Demokrat Parti döneminin kırsaldaki ağa düzenini anlatan bir film gösterildi… Ayhan Işık gibi gözde bir aktör Çelik Palas’ta halka takdim edildi ve de Kültürpark ilk kez bu denli önemli hale geldi. Not Defteri sayfalarını, 7-12 Eylül 1962 tarihleri arasında ilk kez yapılan Bursa Festivali’nin başlangıç öyküsü için açıyor.



Müslüman mahallesinde salyangoz satıldı!
Demokrat Parti'nin çizgisiyle eş zamanlı olarak önce yükselen, sonra da düşüşe geçen Bursa, hüzünlüdür, mutsuzdur 1962'nin yazında...27 Mayıs’ı yapanlara tepkilidir.1961 Anayasası'na çoklukla hayır diyerek bunu açıkça ifade eder. İşte o yıllarda ihtilal sonrası atanan valiler, belediye başkanlığını da yürütüyor, yarım kalmış projeleri tamamlıyordu. Örneğin Uludağ Teleferiği gibi, Santral Garaj gibi, Yeni Hal gibi...
 
Bunlar yaşanırken, Vali Enver Kuray ile milletvekilleri Sadrettin Çanga ve Barlas Küntay, 1961 Anayasası’nın tanıdığı özgürlükleri Bursalılara da yansıtmak, o hüznü dağıtmak için festival kelimesini telaffuz eder 1962'nin başlarında... Bu gelişmeler yaşanırken, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinden Sadrettin Çanga festival için son noktayı, Başbakan İsmet İnönü ile yaptığı bir telefon konuşması sonrası koyar. Festival onayı alındıktan sonra Bursa Turizm Tanıtma Derneği yoğun bir çalışma başlatır. Amaç, durgunlaşan ekonomiyi ve özellikle Bursa tekstilini canlandırmak, ticareti artırarak, turizmin katkısını bu alanlarda görmektir.



Setbaşı Köprüsü’nün başındaki, Turizm Tanıtma Derneği’ne ait küçücük bir büro, büyük hayallerin oluştuğu geniş bir platoya dönüşür. Oysa Türkiye henüz festival sözcüğünü tanımakla meşguldür. Yabancı bir kaç önemli etkinlik dışında, sadece İstanbul damgalı bir sinema şenliği için festival kelimesi kullanılmaktadır. Çok yeni bir kavram olan festivalle ilgili girişimler sonucu dedikodu makinelerinin desteği ile fısıltı gazeteleri baskıya başlar. Brezilya karnavalı, Almanya'nın faşingi mi Bursa'ya gelmektedir? Osmanlı'nın ilk payitahtı, hayasızlıkla mı anılacaktır?
Yoksa, festival organizasyonunun üzerinden siyasi bir hesap mı kapanacaktır?

7 Eylül 1962 tarihli Yeni Ant Gazetesi'nde Mehmet Ohri'nin köşesinden yükselen ses, festival üzerine çıkartılan söylentilerin ne denli kasıtlı ve gerçek dışı olduğunu haykırmaktadır.
 
"Bursa festivali, Bursa'nın malıdır, şu veya bu şahsın tertibi değil, Bursalıların gücü ile meydana gelmiştir. İşitiyorsunuz ki, Bursa Festivali rezaletler günü olacak, ekmek sıkıntısı çekilecek, sokak başlarından hadiseler yaratılacak, gelen turistlere aklın hayalin almadığı kepazelikler yaptırılacak. Bu türlü çirkin olduğu kadar da ahlaksız propagandalar Bursa'yı sevmeyenlerin işidir."
 
Asılsız söylentiler, fısıltı gazetelerinin kışkırtıcı haberleri Festival Komitesi'ni yıldırmaz ve hazırlıklar tamamlanır. Bursa'nın Yunan İşgali'nden kurtuluşunu da içine alacak 7-12 Eylül 1962 tarihleri arası, etkinlik takvimi olarak belirlenir. Folklor ve halk oyunları temel unsur olacaktır.



O yıllarda Bursa'da Mustafa Tahtakıran'ın kurduğu Kılıç Kalkan Ekibi ve Orhaneli halk oyunları grubu dışında, Yugoslav göçmenlerinden oluşan Zafer Ekibi de vardır. Bu arada milletvekili Sadrettin Çanga'nın girişimiyle yurt dışından İsrail Ekibi çağrılır ve atalarının yaşadığı Bursa'da gösteri yapan Musevi folklorcular büyük ilgi görür. Festivalin açılışının yapıldığı 7 Eylül 1962 Cuma günü Bursalılar ve Festival Komitesi çok heyecanlıdır. Atatürk Caddesi’ndeki tören geçişinin ardından start verilmiş olur.



Bunu, atçılık bayramı, futbol turnuvası, güreş ve boks müsabakaları izler. Yeni kurulan binicilik kulübünün etkinliklere katılması, bazı çevrelerin festivali atçılık bayramı olarak nitelemesine neden olur. Sportif etkinliklerin yanı sıra, ekonomik canlılık da gözetilir...Kadınlar arasında konserve, işyeri sahipleri için  güzel vitrin yarışmaları tertiplenir. Festival sigarası çıkarılır... Konuklar için ev pansiyonculuğu başlatılır.



1960 sonrası durgunluğa giren kent bir anda canlanır... Türkiye için çok yeni olan festival kelimesine ve bu yeni etkinliğe dönemin protokolü da büyük ilgi gösterir. Milli Savunma Bakanı İlhami Sancar, Gümrük ve Tekel Bakanı Orhan Öztrak ile, Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay'ın Bursa'ya gelişi, etkinlikleri Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün banda alışı, İstanbul Radyosu'nun özel yayını, ilk bakışta doğal gibi görünse de o güne kadar yapılmayan etkinliklerdir. İki bakan ve Genelkurmay Başkanı'nın bir kültür etkinliği için gelmesi, 27 Mayıs ile barışık olmayan Bursa'ya özel bir tavır gibi de algılanır. Demokrat Parti'nin önde gelen isimlerinin hapiste olduğu bir dönemde şenlik yapmak, bir bölüm Bursalı için üzüntü verici olarak yorumlanırken, olaya bu yönüyle bakmayanlar etkinlikleri ilgi ile izler.



Türkiye ve Bursa için bu önemli etkinlik, turizm açısından daha uygun olduğu kanaati ile bir yıl sonra 7-12 Temmuz günlerine alınır ve Bursa Festivali yıllar sonra da Karagöz Halk Dansları Yarışması ile uluslararası bir etkinliği de içine alır. Bu özelliğini de 2020 yılına kadar sürdürerek, kesintisiz en eski etkinlik olarak da tarihe geçer. Bursa için çok önemli kabul edilen bu et kinlik geçtiğimiz yıl salgın nedeni ile yapılamazken, genel kanı, festivalin alanında bir ilk olmasına karşın, yeterince özgün ve tüm ülkeye mal olamadığı yönünde oluşur.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!