GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.58
BİST 1.36

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım

8 Mayıs 2021 Cumartesi , 14:17

Kısa süre önce sitelere düşen, yasadışı bahis ile ilgili bir haber gözüme çarptı. Milyar dolarlarla ifade edilen bir para trafiği varmış bu alanda. Ülkemizde de bu alışkanlık oldukça yaygınmış. Buradan hareketle bundan tam 18 yıl önce Siirt’te rastladığım bir olayı ve de orada bulunma nedenimi, ayrıca Türkiye’nin kaderini değiştiren o seçim gününe dair yaşanmışlıkları sizlerle paylaşmak istedim.  Not Defteri sayfalarını tekrar edilen 9 Mart Siirt seçimi ve şehirdeki izlenimlerim için açıyor.
 
Yıl 2003… 2002 Genel Seçimi üzerinden sadece 3 ay geçmiş. Siirt’in Pervari ilçesine bağlı Doğanköy seçimi, çok ilginç gerekçelerle iptal edilmişti. Aslında bu küçük seçim bölgesindeki bir hata siyaset kurumu tarafından iyi değerlendirilmiş, tüm Siirt’in seçim sonuçları iptal edilmişti. Yetmemiş, AKP-CHP iş birliği ile hazırlanan bir yasa değişikliği ile Recep Tayyip Erdoğan’ın, siyasi yasağının kaldırılmıştı. Bu kolaylıkla milletvekili seçilmesi önündeki engel kaldırılmıştı. Türkiye’nin kaderini değiştirecek ve de Erdoğan’ı Başbakanlık koltuğuna oturtacak o küçük ve çok ilginç seçim için hazırlıklar tamamlanmak üzereydi.

 

Temizlikçinin İspanya Ligi merakı 
Seçimin yapılacağı o pazar gününde Bursaspor, Diyarbakırspor ile deplasmanda karşılaşacaktı.
Bunun için belirlenen maç izleme kadrosunda yoktum. Ama, ilginç seçim ve aynı gün yapılacak maç için gitme kararı aldım. Yöneticilerim de olumlu karşılayınca otobüs yolculuğum başladı. İki aktarma ile 26 saat sonra Cuma akşamüzeri Siirt’e vardım. O sırada Siirtspor Teknik Direktörü olan Bursalı K.B. ve kulüp müdürü M.O. yakın arkadaşlarımdı. Önce onlara iletmiştim bu isteğimi, mutlulukla kabul ederek beni davet etmişlerdi. Kampın yapıldığı Köy Hizmetleri lojmanında o gece sohbetle geçti. Geceden kalan en önemli izlenimim, saat 23.30 civarında gittiğimiz lokantada balık yememiz olmuştu. Ertesi gün salonda otururken, etrafı temizleyen emekçiye gözüm takıldı. Önce televizyonu, sonra teleteksi açtı. İspanya Ligi’ne girdi ve hafifçe söylendi “Osasuna’ya bak, vayyy bee...” İlgilenmez diye Diyarbakır-Bursa maçından bile söz etmezken o “İspanya Ligi” diyordu. İçimden “futbol sevgisi bu olmalı, bizim gibi tek takıma takılmamalı” diye düşünüyordum. Sonra da kuşluk vakti “büryan kebabı” için dışarıya çıktık. Kentin ortasında bir biri  ile kesişen iki cadde… Bir asfalt diğeri çakıl karışımı bir zeminde. Kaldırımlara sıralanmış, bir grup puşi takmış  adam, küçük sandalyelere  (kürsü deniyor) oturmuş, ellerinde hesap makineleri… Yanımdaki Siirtli yönetici arkadaşa ne yaptıklarını soruyorum. “çalışıyorlar” diyor. Anlamıyorum ama bir daha da sormuyorum!  Sonra da bir bayi önündeki kuyruk gözüme çarpıyor. Yine soruyorum, arkadaş yanıtlıyor. “Onlar bahisçi, maç bahisçisi…”  Önce düşünüyorum, henüz ülkemizde benim bildiğim böyle bir bahis yok. Dayanamayarak “yasa dışı mı?” diyecek oluyorum, “Hee, yasa dışı bahis” diyor. Merakım daha da artıyor, “Kazandıklarında parayı nasıl alıyorlar, ya vermezse adam” diyorum. Cevap kısa, yöreye özgü tonda ve net: “Veriiirrr.” O anlamlı ses halâ kulaklarımda!
 
CHP Otobüsü ve iki yanında eskort
Bir süre dolaştıktan sonra lojmana dönüyoruz. OLAY TV’deki haber bültenlerine bağlanıyor ve gördüklerimi aktarıyorum saatte bir… Camdan bakarken, pankart taşıyan bir otobüs ve hoparlörle propaganda yapan bir adam. Otobüsün sağ ve solunda da iki polis aracı. CHP adaylarına destek için tur atıyorlar. Anons yapan da Sakaryaspor amigosuymuş… Bana çok garip geliyor. Zaten kent insanı da o kadar ilgili değil seçimle. Bir süre sonra antrenman sahasına gidiyoruz. Arkadaşım K.B. maç oynanmayacağı için antrenman yaptırıyor takıma... İzlerken, karşıdan kalabalık bir grup geliyor. Bursalı iki üç arkadaş da var grup içinde. Onlar erken gelmiş, bir gün önce, kısa dönem Başbakan Abdullah Bey ile görüşmüşler! Grup yaklaşıyor ve lideri herkesle tokalaşıyor. Beni de tanıtıyor arkadaşlarım. Gazeteci denince bana meslektaşım L.G ‘yi tanıyıp tanımadığımı soruyor grup lideri E.B… Kendisi Siirtli imiş ve Sayın Erdoğan’ın dış politika danışmanıymış. Ben de kendisine “Siz L.G’yi bırakın, kayınpederiniz benim komşumdu” diyorum, şaşırıyor ama hemen konuyu değiştiriyor. “Dün gerekli çalışmaları yaptık Sayın Başbakan ile, seçim burada 3-0 biter. Zaten Başbakan döndü, ben de hemen gideceğim ve Sayın Erdoğan ile dış politikaya dair çalışmalara başlayacağız” diyor sohbet bitiyor. Lojmana döndüğümüzde bir “beyaz tırnak” sohbeti duyuyorum. Kurtalan seçmeni güya oy kullanmayıp protesto için evde oturacakmış. Bunun sonucu olarak tırnaklar siyaha boyanamayacakmış. Belki de bir kontrol için gerekli bu durum. Yakın geçmişe kadar seçim güvenliği için oy kullanıldıktan sonra tırnak boyanırdı! Ertesi gün, bu kader seçim, yapıldığı kentte bir heyecan uyandırmadan başlıyor. Biz de beş kişilik bir grup ile Jet Fadıl’ın “Proton” marka otomobiline binerek Diyarbakır’a geçiyor ve maçı izlemek için yerimizi alıyoruz. Bu arada, stadyuma gelmeden küçük bir gazeteye uğrayarak biraz bilgi alıyorum. Seçimi izliyor edasıyla basın tribününden, telefon bağlantısı ile izlenimlerimi aktarıyorum Bursa’ya... Seçimin şimdiden belli olduğunu duyuruyorum bu arada.

Bursaspor’un dört gollü ağır bir yenilgi almasının ardından, dönüş uçağında, geçirdiğim iki gece üç gün için aklımda sadece birkaç olay kalmış onu fark ediyorum. Birincisi, “yasadışı bahis” oyuncularının parasal güvencesini nasıl sağlandığı, ikincisi böyle kadim bir kentin ortasında ne olduğu bilinmeyen bir ticaretin, küçük sandalyeler üzerinde nasıl yapıldığıydı! İki küçük sorucuk daha vardı kafamda… İki ana caddeden birinin neden toprak zeminde kalışı ve de bu seçimin nasıl, kimlerin, hangi gerekçe ile desteklediği bir iptal sonucu yapıldığıydı… Türkiye’nin kaderini çizen bir seçimin yakınında, tarihe tanıklık etmiştim. Bu da bana yetmişti bir taşralı gazeteci olarak!
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!