GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ
Bursa
11°
Sisli
DOLAR 7.97
EURO 9.46
ALTIN 487.38
BİST 1.191

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

19 Eylül 2020 Cumartesi, 18:57

Şu anda eylül ayının güzel günlerini yaşıyoruz. Ama toplumsal yaşam için aynı durum söz konusu değil. Salgın, ekonomik sıkıntılar ve dış politika açmazları arasında sıkışmış durumdayız. Özellikle Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin kopma noktasına geldiği bu dönemde geriye dönerek, başta 6-7 Eylül olayları olmak üzere DP dönemi ve Başbakan Adnan Menderes dosyasını açmak istiyorum.

Bundan 59 yıl önce Türkiye, bugüne benzer biçimde toplum açısından ayrışma içindeydi. Bu ayrışma, üç idam ile doruğa ulaşmıştı. Nedeni de belliydi; ülke yönetimini tam on yıl sürdüren bir iktidar darbe ile indirilmiş, başbakan ve iki bakana idam cezası verilmiş, Başbakan Adnan Menderes'in infazı 17 Eylül 1961 tarihinde İmralı adasında yapılmıştı. Ayrışan toplum, bu kez bir noktada birleşmişti. Özetle, idam cezasının infazı, toplumun her kesiminde derin izler bırakmıştı. Bugün dahi etkisini yitirmeden anılarda tazeleniyordu bu acı.

Hiçbir icraat, hiçbir yanlış uygulamanın karşılığı "idam cezası" olamazdı, olmamalıydı. Ne yazık ki gerçekleşti. Toplumun bir bölümü öfke ve tepkisini ilk genel seçimde Demokrat Parti'nin devamı kabul edilen Adalet Partisi'ni İktidar yaparak gösterdi. Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı da gönüllerde "devrim şehidi" ilan etti. Yıllar sonra, Devlet, bu üç ismin itibarını iade ederek bir nebze olsun toplumun içini soğuttu.

Adnan Menderes, gerçekten "demokrasi şehidi" miydi? Yoksa, son dönem uygulamaları ile diktatörlükle, demokratlık arasında gidip gelen muktedir bir lider miydi? Dönemindeki bazı olumsuz gelişmelere bakarak değerlendirmeyi sizler yapacaksınız. Bu arada, bir kez daha, hiçbir kusur, uygulama ve suçun karşılığı "idam" olamaz diyor ve Not Defteri'nin bu önemli sayfasına açıyorum.

Demokrat ağa

Adnan Menderes, üç arkadaşıyla Meclis'e verdiği bir önergeyle Türkiye siyaset sahnesinde dikkati çekmişti. Bu esnada, CHP'nin Aydın Milletvekili idi. Önerge bolca demokrasi, hak, hukuk, adalet, özgürlük gibi kelimeler içeriyordu. Ancak bu önerge mecliste görüşülen "çiftçiyi topraklandırma yasası" esnasında, bu yasaya karşı verilmişti. Yasayla toprak ağalarının elindeki tarıma elverişli arazilerin 5 bin dekardan, elverişsiz arazilerden ise 2 bin dekardan fazlasının devletçe kamulaştırılıp topraksız köylüye dağıtılması amaçlanıyordu. Adnan Menderes, Celal Bayar, Refik Koraltan ve Fuad Köprülü bu yasanın geçmemesi için önerge verdiler. Adnan Menderes, Aydın'da 30 bin dönümlük toprağa sahip olan bir toprak ağasıydı ve bu yasa kendi topraklarının da büyük bir kısmının kamulaştırılıp topraksız köylüye dağıtılması anlamına geliyordu. O önergeden sonra CHP'den ihraç edildi ve ardından bildiğimiz Demokrat Parti dönemi başladı.

6-7 Eylül olayları

14 Mayıs 1950 seçimini büyük farkla kazanan Demokrat Parti, 12 yıllık İsmet İnönü dönemini kapatmış, Türkiye adına yeni bir sayfa açmıştı. Cumhurbaşkanlığına Celal Bayar seçilmiş, hükümeti kurma görevi de Adnan Menderes'e verilmişti. Menderes'in ilk icraatlarından biri de Kore'ye ABD isteği ile asker göndermek ve bunun sonucu olarak Türkiye'nin NATO'ya kabul edilmesini sağlamak olmuştu. Bu arada ABD yardımları da başlamıştı. 1954 seçiminde yine üstünlüğünü koruyan DP İktidarı, hızlı bir kalkınma hamlesine girmişti. Böyle bir dönemde azınlıklarla ilgili sorunlar ortaya çıkmaya başladı.

6 Eylül 1955 gecesi İstanbul'da bazı gazetelerin Selanik'te Atatürk'ün evine bomba atıldığını yazması üzerine azınlıklara saldırılar başladı. Ağırlıklı olarak Rumlara karşı yönelen olaylarda resmi rakamlara göre 73 kilise, 8 ayazma, 1 havra, 2 manastır, 4 bin 340 dükkân, 110 otel ve lokanta, 21 fabrika ve 3 bin 600 ev saldırıya uğradı, biri papaz 15 kişi olaylar sırasında öldürüldü. Provokasyonu başlatan, İktidara yakın "Ekspres" isimli gazete idi. Olaylar sonucunda, özellikle Rum asıllı Türk vatandaşları, iş yeri ve evlerini bırakarak Yunanistan'a kaçtı.

Kırşehir ilçe yapıldı

DP'den istifa eden Osman Bölükbaşı, Kırşehir'den tekrar milletvekili seçilince Kırşehir il statüsünden ilçe statüsüne düşürüldü. İsmet İnönü milletvekili seçilince seçim bölgesi Malatya ikiye bölünerek Adıyaman ili kuruldu.

6-7 Eylül olaylarını takip eden yıllarda, ekonomi çarkları eskisi gibi dönmemeye başladı. Bu arada kötü gidişat nedeniyle iktidara yönelik eleştiriler de arttı.

1954-1958 yılları arasında hükümetin resmi açıklamasına göre 238 gazeteci iktidarı hedef alan yazılar yazdıkları için tutuklandı. Bu atmosfer içinde seçimler bir yıl öne alındı.

Tahkikat Komisyonu kuruldu

1957 seçimlerinden hemen önce CHP ve Hürriyet Partisi'nin birleşme çabalarına karşı seçim ittifaklarını engellemek için yasa çıkarıldı. Hükümet, CHP'li bazı milletvekillerinin bazı cuntacı subaylarla sürekli temas halinde olduğu istihbaratına dayanarak bu durumu soruşturmak için "Tahkikat Komisyonu"nu kurdu. 15 DP milletvekilinden oluşan komisyon hem suçlama hem de yargılama hakkına sahipti ve kararlarına itiraz edilemiyordu. Ayrıca uygun gördüğü toplantıları ve yayınları yasaklama hakkına sahipti.

Menderes'in Cezayir tercihi

28 Nisan 1960 tarihinde İstanbul Üniversitesi öğrencisi Turan Emeksiz hükümete karşı düzenlenen bir protesto mitinginde polisin açtığı ateş sonucu öldü. Hüseyin Onur ise sol bacağı kesilerek kurtarıldı.1958'de Fransa'ya karşı bağımsızlık savaşını kazanan Cezayir'in bağımsızlık oylamasında "Fransa'nın içişleri" denilerek çekimser oy kullanıldı. Hukukun üstünlüğünü savunan Yargıtay üyeleri resen emekli edildiler. NATO üyeliği ile birlikte ABD işbirlikçiliği zirveye ulaştı. NATO'nun isteği üzerine komünizme karşı gayri-nizamı harp yapacak Seferberlik Tetkik Kurulu, daha sonraki adıyla Özel Harp Dairesi kuruldu ve sonraki yıllarda işlenen faili meçhul cinayetler, derin devlet uygulamaları olarak hatırlanan her olayın arkasında bu kurum çıktı.ü

Kırılgan ekonomi, geçici refah ve hazin son

Ekonomide elverişli uluslararası koşulların yaşattığı geçici saadet yıllarının ardından 1958'e gelindiğinde durum felaketti. O yıl dolar 9 liraya kadar yükseldi. Dış borçlar ödenemez hale gelince hükümet moratoryum ilan etti. IMF ile ilk stand-by anlaşması bu dönemde yapıldı. Çeşitli sanayi kuruluşları ya özelleştirildi ya da ekonomik olmadıkları gerekçesiyle kapatıldı. Uçak ve uçak motorları fabrikası, tank fabrikası, silah fabrikası NATO standartlarına uymadığı gerekçeleriyle kapatıldı. ABD'den Sovyetlere karşı mücadelede kullanılmak üzere Marshall Yardımı alındı. Uygulanan serbest piyasa ekonomisi sonucunda halk hızla yoksullaştı, zengin azınlıkla yoksul halk arasındaki uçurum büyüdü. Öğrenciler ve halkın bir bölümü sokağa çıktı. Gösteriler çok sert biçimde önlendi... Ve 27 Mayıs 1960 günü geldi. 10 yıllık çok partili dönemin ilk demokrasi yaşamı, Askeri bir darbe ile sonlandırılıyor, Türkiye bu anlamda sınıfta kalıyordu. Kimine göre gerekçe, kimilerine göre de hukuksuz olarak belirlenen Menderes dönemindeki gelişmeler de böyleydi.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali

'Millet Yapar...'

Bugün 11 Eylül farkında mıyız?

Kontrollü fakirlik mi?..

Covid 19 günlerinde ibretlik olaylar!

Bursaspor gerçeği

NOT DEFTERİ: 1 Mart Tezkeresi nasıl kabul edildi?

Başkanlık bir numara büyük mü geldi?

Kılıçdaroğlu'nu dinlerken...

Korona, şiddet ve Devlet!

Zil çaldı, hadi ekran başına!..

Kaç Murat Gülez tanıdım ben?..

NOT DEFTERİ: 30 Ağustos'u yaşarken

Ne Maduro'nun peyniri, ne Trump'ın süt tozu!..

Bu ne yaman çelişki!

Hanlar, külliyeler ve tarihi Bursa

Bursa'ya ve köküme çok düşkünüm!

Bursa futboldan ibaretti ama!..

NOT DEFTERİ: Gazi Bursa'da nevbe alayı ile karşılanmıştı

Pardon; müjdeyi bekleyemedim!

Müjdeyi bekliyorum, gözlerim kapalı...

'O maskeyi takın istediğiniz yere...'

Deprem, seçim ve Bursa'ya iki başkan

17 Ağustos'ta Bursa ve Bursaspor

NOT DEFTERİ: Beşi bir yerde...

O insandan özür diliyorum!

Oylar Marem'e be!..

Buzdolabı mı, dolar mı?

Salgın bitecek mi? Bill bakalım!..

Timsah zorda!..

NOT DEFTERİ: Uludağ, Prof. Dr. İnalcık ve camideki kılıç

Turşu mu parti mi, hangisi kolay?..

Türkiye'de Dolar'ın seyir defteri!