GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
16.02°
Açık
DOLAR 8.67
EURO 10.34
ALTIN 496.67
BİST 1.41

NOT DEFTERİ: Onlar Seçilmiş Kadınlardı

16 Aralık 2017 Cumartesi, 10:34

600 yıl 3 kıtada hüküm sürmüş bir imparatorluğun enkazı üzerine kurulan genç Cumhuriyet henüz 13 yaşındadır. Buna karşın neredeyse çağ atlatacak bir devrim sonucu kurulan bu yeni devletin başında, sorumlu, yenilikçi, değişimden korkmayan bir kadro ve onu yönlendiren olağanüstü bir şef vardır.

Devrimlerin, belki de en çarpıcı olanını gerçekleştirir.

Şu günlerde olduğu gibi bir aralık ayıdır ve kış bastırmaktadır.

Takvim yapraklarında 5 Aralık 1934 yazmaktadır. Anayasa değişikliği ile Türk kadını milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olur. Oysa bu yeni hak adım adım gelmektedir. 1930 yılındaki belediye seçimlerinde seçme, 1933'te muhtar ve köy heyeti seçme hakkını elde etmiştir Türk kadını...

Bu kez kazanılan hak, hiçbiriyle kıyaslanacak türden değildir. Çünkü batı dünyasındaki bazı devletler henüz bu aşamaya gelmemiştir. Örneğin, bu tür kadın haklarının verilişi, Avrupa'da ilk kez Finlandiya'da 1906 yılında uygulanır. İngiltere, 1928 yılında bu hakları verir. Oysa demokrasinin beşiği olarak tanımlanan Fransa'da bu tarih 1944, İsviçre'de ise 1971 şeklindedir.

Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verildiği aynı tarihlerde, 16 milyon Türk vatandaşı için bir yenilik - veya buna hak da denebilir, gündeme gelir. Vatandaşların artık bir soyadı olacaktır. Daha önce olduğu gibi baba ismi, soyadı olmaktan çıkacaktır. Bir anlamda, ümmet ferdi olmaktan çıkarak, vatandaş kimliği kazanacaktır Türk insanı...

2 Ocak 1935 günü yürürlüğe giren bu kanunla, herkesin bir soyadı olur.

Günümüzde kim tarafından bulunduğu tartışılsa da Gazi Mustafa Kemal, Atatürk soyadını alır. Bu soyadı, en yakınları tarafından bile kullanılamayacaktır. TBMM'nin aldığı bu karara göre, kız kardeşi Makbule Hanım'ın soyadı Atadan olarak verilir.

Kadınlar, ilk kez seçilme hakkı elde ettikleri 8 Şubat 1935 seçimlerine, soyadları ile birlikte girer. Yurdun dört bir köşesinden tam 18 kadın milletvekili seçilir.

Aralarında, Kurtuluş Savaşı'nın efsane isimlerinden Satı Kadın da vardır.

BURSALI ÖNCÜ KADINLAR

Uzun yıllar Bursa'da öğretmenlik yapan Fakiha Öymen ve Bursa'dan seçilen Şekibe İnsel de TBMM'ye girer. İnsel, 1886 yılında İstanbul'da doğmuş, ortaokul mezunu, ama Almanca bilen bir kadındır. İnegöl'de ziraatla uğraştığı biliniyor. Bilinmeyen ise neden Bursa'ya geldiğidir. Kadın milletvekillerinin dağılımına bakıldığında, her yöreden seçildikleri görülür. Bu durum, sanki onların önceden belirlendiği ve öncü olmaları için milletvekili adayı yapıldığı izlenimi verir. Çünkü seçilen kadın milletvekili sayısına 2007 seçimine kadar ulaşılamaz.

Öte yandan, 1930 yılından itibaren belediye seçimlerine kadınların katılımının ilk örneği, Zehra Hanım (Budunç) ile verilir. Belediye meclis üyeliğine seçilen Zehra Budunç, Türkiye'de ilk kez belediye başkan vekilliğine de seçilen kadın olur. 1963 yılına kadar, belediye başkanları tek dereceli olarak seçilmez ve meclis üyeleri aralarından birini belediye başkan vekili olarak seçer.

Budunç'un belediye başkan vekili seçilmesini, Bursa gazetelerinden Kardeş, 14 Kasım 1934 günü aynen şöyle verir:

"Yeni Belediye Meclisimiz bir belediye reis muavinliğinin ihdasına karar vermiş ve bu muavinliğe daimi encümen azasından sabık (Bizim Mektep) Müdürü Zehra Hanım seçilmiştir. Bir hanımın belediye reis muavini seçilmesi Türkiye'de ilk defa vukua gelen bir hadise olmak itibariyle, Bursa bu işte memlekete örnek teşkil etmesi lazım gelen bir yenilik göstermiştir."

1934 yılındaki iki büyük devrim, doğaldır ki kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi ile soyadı kanunu olur. Bunun sonuçları spor kulüplerinde de görülür. 30 Ocak 1935 günkü Cumhuriyet Gazetesi böyle bir gelişmeyi şu başlıkla verir:

"Spor idarecisi bir Türk kadını

Bir genç kız İnegöl İdmanyurdu reisi oldu"

Bu başlığın ardından haberdeki bazı cümleler çok anlamlıdır:

"Yeni idare heyetinde reisliğe, orta mekteb resim muallimi Vahide seçilmişlerdir. Bu mesai taksimi İnegöl'de büyük bir konuşmayı temin etmiş bulunuyor. Çünkü Türkiye'de kadınlara cemiyet hayatında yer verildiği gün, birinci ve ilk olarak bir kadın arkadaş spor kulübünde reis bulunuyor."

İnegöl İdmanyurdu başkanlığına seçilen Vahide Birkey, İnegöl Ortaokulu'nda 1934-1937 tarihleri arasında Resim Öğretmeni olarak görev yapar. Vahide Hanım'ın 1937 tarihinde İzmit Ortaokulu'na tayini çıkar ve İnegöl'den ayrılır.1324 (1908/1909) İstanbul doğumlu Vahide Hanım, hem eğitimci hem de başkan olarak İnegöl'de derin iz bırakır.

Vahide Birkey'in İnegöl İdmanyurdu Başkanı oluşundan yaklaşık 4 ay sonra Spor Alemi Mecmuası'nın 'Ehemmiyetli Malumat' bölümünde şöyle bir bilgi verilir:

"9 Haziran 1935 Pazar: Adana; Muallim Bayan Huriye, Seyhanspor Başkanı oldu. Huriye Hanım memleketimizde bir spor kulübüne reis seçilen ilk kadın olma şerefine nail oldu zannediyorum."

Oysa daha önce İnegöl İdmanyurdu kadın başkanı seçmiştir. Bu iki haber, kadın başkanların bu alanda öncülük yaptıkları ve bunun bir proje dahilinde uygulandığı gibi de düşünülebilir. Seçme ve seçilme hakkının verilmesinin ardından, Bursa'da Zehra Budunç'un önce belediye meclis üyeliğine, ardından belediye başkanvekilliğine seçilmesi de buna tipik bir örnektir.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım

Sosyal devlet ya da..!

Bahar gelir mi?

Bursa için Anayasa hayal mi?

Patron kim?

Yaşamak emek ister, ölmek bedava!

Milenyumun altın çocukları

NOT DEFTERİ: 1 Mayıs, Walesa ve Denizer

Görmek ya da görmemek işte bütün mesele!

'Tam kapan-ma!'

Bugünlerde ne düşünüyorlar?

24 Nisan ve iki üç küçük anı!

NOT Defteri: 23 Nisan, Bursa ve siyah örtü

Kamu-özel iş benzerliği!

Yıl 1961 ve bir 23 Nisan günü

Siz hangi Yıldırım’ı tanıyorsunuz?

Gençler de sezonu kapatmış!

On bir yıl gecikmiş bir makale !

NOT Defteri: Toprak Mahsulleri Ofisi nasıl hatırlandı?

Çukur kahve isyanda!

Alın teri ile kazanılan üç puan

Gülelim ama düşünelim de…

Afiş mi, 128 milyar dolar mı sakıncalı?

Bu maça isim koymak zor!

NOT Defteri: AKP Bursa’da Şahin ile nasıl başlamıştı?

Karadeniz’de gemilerimiz mi battı?

Acilen paniklememiz lazım!

20 yıl sonra nasıl bir Bursa?

Sıklet farkı skora yansıdı