GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
20.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.04
BİST 1.36

NOT Defteri: Toprak Mahsulleri Ofisi nasıl hatırlandı?

17 Nisan 2021 Cumartesi , 16:34

Son günlerin popüler konusu, elde kalan veya depolarda çürümeyi bekleyen  patates ve soğanın TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) eliyle satın alınarak ücretsiz biçimde muhtaç ailelere dağıtılması… Her konuda olduğu gibi bu da siyasetin sıcak gündemi arasına girdi.

Sonunda Cumhurbaşkanı bizzat açıklama yaparak, elde kalan patates ve soğanın üreticiden alınıp dağıtılması talimatını verdi. Bu arada uzun süreden beri elde kalan ürünün çürüdüğü ve satışa sunulamayacağı iddiaları sürerken, bu kez de patates ve soğanın “aracı” depolarından mı, bizzat çiftçiden mi alınacağı sorusu ortaya çıktı. Bu konuda da bir açıklama yapılmadı. Buradan hareketle gerçek görevi hububat ürünleri ve afyon ile sınırlı olan, gerektiğinde diğer ürünlerin alınıp kendi tesislerinde saklanması da görevleri arasında bulunan,  bana altmışlı yılların 2.Lig’deki Topraksporu’nu da hatırlatan, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kuruluşunu ve de misyonunu sizinle paylaşmak istedim. Bu özel kurumun Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulduğunu, yani “Eski Türkiye” nin bir ürünü, ancak Sayıştay aracılığıyla denetlenebilen ve özerklik esasına göre görev yapan bir kurum olduğunu, gerektiğinde bu tür üretici/tüketici sıkıntılarında görev yapma yeteneğini üzerinde taşıyan bir kurum özelliğinin de altını çizmek istedim. Özetle; özerk olarak hareket ettiğinde ve ilgili bakanlık tarafından göreve davet edildiğinde bu hizmeti tek başına verebilecek bir yetkiye sahip olan Toprak Mahsulleri Ofisi’nin öyküsünü anlatarak Cumhuriyetin bize kazandırdıklarına bir örnek daha vermeyi amaçladım.
 

TMO, savaşlar, krizler ve yükselen buğday fiyatları

Birinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı ülkelerdeki sanayi tesislerinin büyük kısmı yok olmuştur. Savaş sonrasında tarıma yönelmeyi zorunlu kılan bu durum sonucunda tarımsal üretim hızla artar. Özellikle buğday stokları büyüyerek dış piyasada amansız bir rekabet baş göstermiş, 1928 sonrasında birçok ülkede buğday fiyatlarının aşırı düşmesi ile de büyük bir ekonomik kriz çıkmıştır.

Bu gelişme üzerine T.C. Hükümeti 10 Temmuz 1932 tarihinde yürürlüğe giren 2056 sayılı kanunla T.C. Ziraat Bankasını buğday alımıyla görevlendirir. Ziraat Bankası 1932 ve 1933 yıllarında çoğu Orta Anadolu'da olmak üzere muhtelif alım merkezleri açar.  Bu faaliyetler sonucunda buğday üretimi de artar. Bu arada yoğunlaşan İkinci Dünya Savaşı belirtileri,  Ziraat Bankası’nda Buğday Masası Şefliği adı altında bir birim tarafından yürütülen işlerin, oluşturulacak başka bir kuruluşa devredilmesini zorunlu kılar.

Bu noktadan hareketle, Celal Bayar’ın başbakanlık döneminde Hükümet bir karar alarak, 13 Temmuz 1938 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3491 sayılı kanunla iktisadi devlet teşekkülü niteliğinde ve buğday işleri ile iştigal etmek üzere TMO kurulur ve 9 milyon 620 bin 514 lira ödenmiş sermaye ile faaliyete geçer. Bu kanunla, TMO’ya; buğday fiyatlarının üreticiler bakımından normalin altına düşmesinin ve tüketici aleyhine yükselmesinin engellenmesi, buğday piyasasının korunması ve düzenlenmesi, gerektiğinde buğday ithalatı ve ihracatı yapması, dünya buğday üretimi ve hareketlerini takip etmesi, gerekli görülecek yerlerde un ve ekmek fabrikaları kurması, uyuşturucu maddelerle ilgili devlet tekelinin yürütülmesi gibi görevler verilir. TMO’nun bugün limanlar ve yoğun üretim alanları dikkate alınarak imal edilmiş çeşitli cins ve tonajlarda yurt sathında 4 milyon ton civarında kapasiteye sahip kapalı deposu mevcuttur. Bugünkü sermayesi 2.050.000.000 TL olup (bol sıfırdan dolayı okuyamadım), tamamı Devlete aittir.

TMO’ya 27 Ekim 1939 tarihinde arpa ve yulaf, 28 Kasım 1940 tarihinde çavdar, 25 Nisan 1941 tarihinde mısır, 13 Ağustos 1941 tarihinde de başta pirinç olmak üzere; bitkisel ve hayvansal yağlar, et ve balık, yonca tohumu ve bakliyat alımı görevleri verilir. İkinci Dünya Savaşı’nın hüküm sürdüğü yıllarda ve sonrasında TMO, benzin, otomobil lastiği, et kavurması, margarin ve kahve gibi maddelerin tedarik ve dağıtımını da yürütmüş, 3 Ağustos 1943'te nohut, akdarı, fasulye, mercimek, bakla ve börülce, 31 Ekim 1947'de susam alımı ile görevlendirilmiştir.
28 Ağustos 2006 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile fındık alımıyla da görevlendirilen TMO’nun bu görevi,14 Temmuz 2009 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükten kaldırılmasıyla sona erer!

Bu bilgiler ışığında, bu kurumun günümüzde neden atıl kaldığı da ilginç bir konu olarak karşımızda duruyor.
 
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!