GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Oldu MU şimdi?

8 Eylül 2021 Çarşamba , 16:31

Asıl konuya geçmeden, iki hatırlatma ile başlamak istiyorum.

Bugün, İngiltere güdümündeki Yunan ordusu tarafından 1920 yılında işgal edilen ve de Kurtuluş Savaşı mucizesi ile işgali sona eren şehir İzmir’in 99. kurtuluş günü…



Bursa için önemi de var 9 Eylül 1922 tarihinin. Çünkü İzmir’in alınışı ile savaş bitmiş oldu ve Bursa’nın işgali nedeniyle TBMM kürsüsüne konan siyah örtü (puşide-i siyah) 99 yıl önce bu gün kaldırıldı. Zafer ile sonlanan son bağımsızlık mücadelemiz bir kez daha milletimize kutlu olsun.

Bu duygular içinde güne salgın rakamları ve alınamayan önlemleri inceleyerek başladım. Nedeni de çok açıktı. Daha önce rakamları verdim, geçen yıl Covid-19 salgınının tüm dehşetini yaşarken, şimdiki günlere denk gelen olgu ve vefat sayıları çok daha az miktarda seyrederken (Sağlık Bakanlığı verilerine göre), bugün daha pervasız bir toplumdan söz edebiliyoruz.
(İSMAİL KEMANKAŞ'IN İLGİLİ YAZISI İÇİN...)

Herkes salgın hiç olmamış, binlerce insan ölmemiş, binlercesi de sağlığını yitirmemiş gibi davranıyor. Üstelik bu rahatlık kamuda da görünüyor. Bu tablo içinde okullar açılıyor ve minik bedenler, söylemekten kaçınsam da sanki tehlikenin içine bırakılıyor. Nedenini sürekli dile getiriyor ve ağustos böceği misali “yazın çalan kışın oynar” ilgili kurumları zamanında al/a/madığı önlemler için eleştiriyorum. İşte son örnek…

Virüs yine şekil değiştirdi ve insanlıkla adeta alay ediyor. Üstelik, bildiğim kadarıyla aşıya meydan okuyor, adı MU diye telaffuz ediliyor.

Önceki gün klavye başındayken telefonum çaldı ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala aradı. Bir makalem ile ilgili konuştuk. Böyle bir fırsatı kaçırmadım, televizyonda sürekli görüşüne başvurulan bir bilim insanını yakalamışken sordum kendimi de düşünerek…

“Sevgili Kayıhan üç aşımı da yaptırdım. Üçü de Sınovack… Maskeyi sürekli takıyorum ev dışına çıkabildiğimde… Mecbur olmadıkça kimse ile temasım olmuyor. Diyelim oldu, maskeye rağmen, bu yeni varyant nedeniyle mesafe yine de 2 metre mi olacak?”

Bu uzun soruya kısa bir yanıt verdi. “Kapalı alandaysan evet…” 



Açık havada, mesafeyi koruyarak, kafeteryada oturabilir, hatta yemek bile yiyebilirmişim. Başkaları ile mesafe yeterliyse,( mecburen) maskeyi de çıkarabilirmişim. Şimdi nasıl bir yorum yapmalıyım bilemedim. Aşı tamam, maske takılı, mesafe için elimde metre ile mi gezmem gerekecek? Bu özel durum ve kısıtlı günler daha ne kadar sürecek diye düşünmeye de başladım. Hemen kendimi topladım ve bu günkü yetersiz koşullarda okulların açılışının yaratacağı sonuç üzerine Pala’ya bir soru daha yönelttim.  Beni çok korkutan bir yanıt verdi. “Birkaç ay sonra yeni bir olgu patlaması olabilir.”

İster istemez vazgeçilmez o cümleyi sarf ettim içimden “Oldu MU ya şimdi…”

Velhasıl gündemim salgından ibaret kalacak ve izole yaşamım devam edecek!

Bu da oldu MU denecek sıradan olaylar
Yeni can yoldaşımız, pardon varyantımız (!) MU, bana güzel ülkemin, ilginç insanları tarafından yapılan ve de “bu da oldu Mu” dedirtecek bazı traji-komik olayları da hatırlattı.

İşte en ilginci; Denizli’de “PCR testi “pozitif” olan gelin, düğüne katılan 24 kişiye virüsü özenle bulaştırmış!



Aşı olmayanları teşvik adına (!) bazı mekanlara girmek için PCR testi şart kondu ya, rantiye bu alana da el atmış. Sahte test raporu düzenleyen 8 hemşire gözaltına alınmış, ikisi tutuklanmış. Canım ülkem, bu denli mucit vatandaşların olduğu için, herkesi kıskandıracak bir örnek vermişsin!

Elektrik çarpması sonucu hastanelik olan bir vatandaşımız, tedavi ilk anda yeterli görülmeyince, yakınları tarafından çukur kazılarak gömülmüş ve “topraklama “ marifeti ile şifa aranmış.



Sağlık ve hastalık dışında da “bu da oldu MU?” diyeceğimiz başka olaylarda var. Bunların en ilgincinde Akit Gazetesi yazarı Hacı Yakışıklı başrolü kapmış. Bir TV programında muhalefeti eleştirirken “ Ben Kıbrıs’ta Kapalı Maraş’ta Cuma namazı kıldım. Kılıçdaroğlu burayı da bilmez” cümlesi üzerine (bu cümleyi kimden çaldıysa), diğer bir konuk “Maraş’ta cami var mı?” diye sormuş. Yanıt tam bir U dönüşü.  "Yok, ben Lefkoşe’de cumayı kılmıştım” gibi “yakışıklı” bir cevap ile tam bir “pişkinlik” örneği vermiş.



Asgari ücret… Çalışma yaşamının vazgeçilmez argümanı. İşte ona dair iki tipik örnek. Çin’deki asgari ücret, Türkiye’yi 3 dolar geride bırakmış. Bu durumda ülkemde üretilen ve ihraç edilen her ürün artık Çin malının yerini alabilecek!

Asgari ücret olmadan söze de başlanamıyor bizim ülkede...

Çin bizim asgari ücreti geride bırakır da “açlık sınırı” yerinde durur mu?

O da asgari ücrete tam 100 lira fark atmış!

TÜİK rakamı mı, yoksa ENAG’ın değerlendirmesi mi bilemiyorum. Bildiğim ağustos ayı tüketici enflasyonuna göre en düşük artış çocuk giysisinde olmuş. En yüksek artış, salatalıkta yaşanmış. Buna nasıl bir anlam yüklenebilir? Bence kolay ama, söylemeye korkuyorum. Salatalık “hıyarlık” yapmış desem olmayacak, ebeveynler çocuklarını giydiremiyor desem de içime sinmeyecek. Galiba en doğrusu, kazancımız giyim yerine yiyeceğe gidiyor.

Bundan tipik örnek olur mu?

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava