GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
15.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.33
ALTIN 497.08
BİST 1.392

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

9 Temmuz 2021 Cuma , 18:33

Toplumun çok büyük bir kesimi için sadece bir trafik kazası olarak algılanacak. Ama hiç de öyle değil. Aylardır, yıllardır bağırıp duruyorlardı. Üstelik kimseden bir jest ya da yardım bekledikleri için değil “hakları olanı almak” için bağırıyor ve de fırsat bulduklarında yürüyorlardı. Hem de polis şefkatiyle!

Ne zamana kadar ? Önceki geceye kadar…

Sonra da bir iki kanalda bir kaza haberi, onları sürekli izleyenler için tam bir dram ve  arkalarında bıraktıkları bir baş sağlığı mesajı…

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu  iki madencinin trafik kazası sonucu yaşamını yitirdiğini bildirerek şunları kaydetti: “Ankara yürüyüşü dönüşü Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Tahir Çetin ile madenci Ali Faik İnter’i trafik kazasında kaybettik. Acımız ve öfkemiz büyük…
İşçi sınıfının başı sağ olsun.”



Bu iki genç adamın öyküsü, emekçi haklarına duyarlı kesimi, ilgili aileleri yasa boğan ve 301şehit verilen 2014 yılındaki Soma faciasında başlamıştı.

Faciadan üç gün sonra Savaştepe Devlet Hastanesi önündeki rastladığımız iki yaşlı adamın oğullarını yitirmiş olmalarına karşın serinkanlı tavrı, kabullenmiş halleri ve de Soma mezarlığındaki genç emekçilerin “başka şansımız yok, yine madene gireceğiz” sözleri beni ve eşimi çok etkilemişti. Dün sabah bu elim kaza haberini duyunca o günleri ve o hazin anları bir kez daha yaşadım. Boğazımın düğümlendiği, sesimin çıkamadığı o dakikalar gözümün önüne geldi.



İhmalin ön plana çıktığı bu kazada (!) ülke yönetiminin bu ihmali hafifletme çabaları öfkeyi daha da artırırken, 7 yıl sonra bir elim ve gerçek bir kaza ile karşılaştık.  Soma’daki insanlık dışı o facia yaşanmasa, belki de bu iki genç adam hayatta olacaktı. Çünkü onları sürekli Ankara yollarına düşüren, Soma faciası sonrası işten çıkarılanların tazminatlarının ödenmesiydi. Kazanılmış bir hakkın toplumdaki öfkeyi de göz önüne alan kamu tarafından sadece hak sahibine verilişiydi onları bu anlamlı direnişe iten…İşte kısa öyküsü…

Ankara’da haklarını arıyorlardı
2014 yılında Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği faciadan sonra gerekçe sunulmadan Soma Holding tarafından işten çıkarılan işçiler tazminatlarını almak için direniş başlatıp 2019 yılında Ankara’ya yürümüştü.

Bu yürüyüşün ardından Soma Holding’e bağlı 4 bin işçinin tazminatı ödenmişti. Ancak yine Soma’daki Uyar Madencilik’in benzeri biçimde işten çıkardığı işçilere tazminatları ödenmemişti. Aynı hak Uyar Madencilik’in Karaman’ın Ermenek ilçesindeki maden ocağında Ekim 2014’te meydana gelen faciada hayatını kaybeden 18 işçinin aileleri ve sonrasında benzer şekilde işten çıkarılan 450 madenciden de esirgenmişti.

İşte öykü böyle… Önceki gece Ankara yolundaki kazada ölen 26 yaşındaki Ali Faik İnter’in babası da 2 binli yılların başında Uyar Madencilik’e ait ocakta yaşamını yitirmişti. Diğer arkadaşları gibi, ailesi kıdem tazminatını alamamıştı. Oğlu da bu mücadeleye babası can verdiği için başlamış, her yürüyüşte bağırdığı gibi “Ölmek var, dönmek yok” demiş ve dediğini yapmıştı. Yani, yeni bir hak elde etmek için değil, hak edileni Devlet aracılığı ile gözünü para hırsı bürümüş işverenden almak için bir kez daha Ankara’daydı. Yetkisiz ilgililer, defalarca söz vermesine karşın, en yetkiliden “olur” alamadıkları için üç genç bir kez daha Ankara kapıları yüzlerine kapanmış vaziyette Soma’ya dönüyorlardı.  Onlara en fazla koyan, canlarını acıtan da AKP yetkililerinden Mustafa Elitaş’ın “Sizin haklarınızı verirsek emsal olur …”  cümlesiydi.

Bir Devlet ve onu yönettiğini sananlar, nasıl olur da “emsal” olacak ve emeğin lehine doğacak bir hak için bu kadar katı, bu kadar keskin kararlı ve de emekçiye saygısız olabilirlerdi ?
Bunu gören işveren, hakların gaspı için neler yapmazdı ki!

Son aylarda, hatta günlerde akıl almaz yolsuzluklar, çete-siyaset- ticaret ilişkisi ile yatıp kalkarken, yılların unutulmaz eseri “Baba Serisi” gibi olayları sadece izlerken, çoğunluğun haberdar bile olamayacağı bir “hak cinayeti” de artık gündemdeki yerini aldı. Tahir Çetin ve Ali Faik İlter, nur içinde uyuyun… Ölümüne ama, ölümsüz mücadelenizin değeri belki bir gün anlaşılır diye umut etmek istiyorum. Benim sözüm ve cümlelerim bitti… Buraya kadar!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…