GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
3.02°
Açık
DOLAR 9.49
EURO 11.04
ALTIN 548.03
BİST 1.519

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

2 Eylül 2021 Perşembe , 15:40

Bazen öyle şaşırtıcı bir gelişme olur ki, “duy da inanma” denir kısaca…

Ama hem duydum, hem de inandım bu projeye!

Belki de pazar sabahları izlediğim Western filmlerinin etkisi beni ikna etti. Amerikalıların geçmişteki kendi çarpık düzenlerini konu ederek tüm dünyaya enjekte ettiği Hollywood yapımı bu filmlerin bir benzeri Milas’ın sınırları içindeki Mandalya Körfezi’nde gerçek oluyor iddiaları var.

İddia diyorum ama galiba gerçekleşme vakti az kalmış. Çünkü bu çok enteresan proje için ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) raporu olumlu olarak alınmış. Bu kadar serinkanlı biçimde anlatabilme nedenim çok basit. Bundan böyle ülkemiz için “olmaz, olmaz” diyeceğim çünkü…



Şimdi de bu isimlendiremeyeceğim gelişmeyi(!) ortaya çıkaran ve haberleştiren gazeteci Bahadır Özgür’ün cümlelerine bir göz atalım.

“İnşaatçı Ali Ağaoğlu ile KKTC’de kumarhane ve otel işleten Besim Tibuk, 15 yıllık hayallerine kavuşuyorlar. Ama o hayal, Türkiye’nin göz bebeği gibi koruması gereken yerlerden biri için “kıyamet projesi” demek. Kendilerine ait bir “kasaba” inşa edecekler çünkü. Dünyanın sayılı sulak alanlarından birinin bulunduğu bölgede Bodrum’un yüzde 2’si kadar bir alana, Milas’ın 5’te biri kadar nüfusu dolduracaklar.”

İçinde her türlü hizmete cevap verecek yapılar bulunacakmış bu özel kasabanın. Ülkemizin bu ilk şahıslara ait kasabası(!) rastlantı sonucu Bodrum’a 25, Havaalanı’na da sadece 5 kilometre mesafede planlanmış.
Üstelik projenin gerçekleşeceği yerin yanı başında çok nitelikli bir sulak alan varmış. Benzeri olmayan kuş türleri belli zamanlarda buraya gelir ve yaşarmış. Tüm bu verilere karşın ÇED raporu verilebilmiş.

Hadi onu da geçtim, bildiğimiz ve sıkça tekrarladığımız bir gerçek veya anayasal bir hak vardı. Vardı diyorum galiba artık maziye karışacak sanki bu hüküm. Denirdi ki “Deniz kıyıları herkese açıktır. Hiçbir kurum ve kişi, kıyılarda özel bir hak iddia edemez. Vatandaş istediği yerde denizden, gölden yararlanır.” Örneğin otel önlerinde kıyıyı çevreleyen bariyerler konduğunda, şezlong ve şemsiye atıldığında bile tartışma çıkardı. Şimdi ne oldu da 30 bin kişinin yaşayacağı özel bir kasaba inşa edilmek isteniyor. Demek ki, anayasal haklar da değiştirilmiş yeni dünya, pardon Türkiye düzeninde..!



Benim anlama ve kavrama gücüm bu olanlara yetmiyor.

Henüz şaka ile şok arasında bir durumdayım. Her şeye karşın böyle bir iznin verilebileceğine inanmak da istemiyorum.

Sonra kendime hesap soruyor ve de Akbelen’de kömür madeni için ormanın kesilme girişimi gözümde canlanıyor. Bir yanda yanan ormana, yok olan canlılara acırken, diğer yanda ve aynı anda bilerek isteyerek ormanı yok etme girişiminde bulunulmuştu ve bu konuda halâ ısrar ediliyor. İşte bunu düşününce, “neden olmasın ?” diyerek, böyle bir kasabanın yapılabilirliği için kendimi ikna etmeye çalışıyorum. Nasıl olsa “şaşırmaya şaşıran bir toplum” olmadık mı? Böyle bir ülke ve buna uygun yönetim tarzı olduğuna göre şahsa ait kasaba neden olmasın?

Şimdiden TV ve gazete ilanlarını görür gibiyim…

“Ege’nin mavi sularına bir metre yakın, sahibinden satılık şahsa ait kasaba arsası…”

İyi de bu arsanın sahibi kim yahu?

Özel kasabada neler olacak?

Gazeteci Bahadır Özgür projenin içeriğine ve de iznin alınışına dair bilgileri de veriyor ve şunları belirtiyor:

“Mayıs 2021’de ÇED’e son hali verildi ve onay üç gün önce alındı (26 Ağustos) . ÇED raporuna bakıldığında projenin bölgede dehşet bir yapılaşmaya yol açacağını görmemek imkânsız: Konutları, villaları, otelleri, AVM’leri, mağazaları, banka şubeleri, otoparkları, oyun alanları, spor kompleksleri, su oyunları parkı, kahveleri, poliklinikleri, okulları, sinema salonları ile anahtarcısından kuru temizlemecisine, kuruyemişçisinden terzisine kadar bir kasaba planlanıyor. Golf için açılacak 8 yapay göl ile havuz da olacak.”



Gazeteci Bahadır Özgür en önemli konuyu haberinin sonuna eklemiş. Bu alan çok önemli bir sulak bölgenin bitişiğinde imiş. Üstelik 1. derece SİT alanı olarak belirlenmiş bu sulak alan... Bunun yanı sıra 3. derece arkeoloji alanı özelliği olan bir bölge de varmış kasabanın arazisinin yanında. SİT ve arkeoloji bölgeleri, projenin içinde olmasa bile yakınında ise izin verilmemesi gerekirken, böyle bir kolaylık acaba nasıl ve neden yapıldı?



Buradan üretilecek getiriyi falan belirtmeyeceğim, bu iki süper girişimcinin parası boş yere çenemizi yormasın diye!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa