GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
15.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.36
ALTIN 496.84
BİST 1.392

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

15 Temmuz 2021 Perşembe , 15:46

Gündem bizimle alay edercesine tam gaz değişiyor ülkemizde… Geçtiğimiz günlerde TRT gibi önemli bir kamu kurumuna çok ilginç isimlerle hem atama yapıldı, hem de yeni bir yapılanma getirildi. Kurum için ilk kez bir yönetim kurulu oluşturuldu ve üyeleri belirlendi.

Ona bağlı olarak da, görev süresi dolan genel müdür yerine atama yapıldı.

Dün sabah  saatlerinde de atama ile Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne getirilen ve kayyım olarak nitelenen Prof.Dr. Melih Bulu’nun, gece yarısı operasyonu sonucu Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile görevden alındığını, YÖK tarafından yerine geçici olarak, yardımcısı Prof.Dr.Mehmet Naci İnci’nin atandığını öğrendik. Boğaziçi Üniversitesi hemen gündeme otururken, ardından kısa bir açıklama ve rektör adaylarının 2 Ağustos’a kadar başvuru yapması istendi. YÖK başvurulardan üçünü Cumhurbaşkanı’na iletecek ve de içlerinden biri yeni rektör olarak atanacak. YÖK kararı ile görevden alınması önerilen Bulu’nun azli Erdoğan için bir geri adım mıydı? Sordum ve de biraz düşününce yanıtı buldum. Hayır, çünkü böyle bir kötü alışkanlığı yok Sayın Cumhurbaşkanımızın! Tahminim şu ki; Üniversite’den birini göreve getirerek, protestoların önüne geçecek ve yine kendini yakın birini o koltuğa oturtacak!



TRT için yeni yönetim biçimi
TRT'ye yönelik atamalar ve yönetim yapısına ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlanarak, görev süresi sona eren TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren'in yerine, Genel Müdürlüğe Prof.Dr Mehmet Zahid Sobacı, Yönetim Kurulu Başkanlığına ise Prof Dr.Ahmet Albayrak atanmış. Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan da yönetim kurulu üyesi yapılmış.Yönetim kurulu üye sayısı da 7'den 9'a çıkarılmış. Üyelerin bir bölümü de birden fazla kurumda görevli görünüyor!



İşte bu nedenle, bu yeni yapılanmaya TRT Kurumu’nun “özelleştirilmesi” diye bakıyorum. Bir anlamda TRT Albayrak Grubu’nun tekeline girmiş oluyor. Zaten uzun süredir direkt olarak İktidar yanlısı yayın yapmasının yanı sıra, muhalefet partilerinin büyük bölümüne hiç yer vermiyordu TRT…Şimdi bu durum daha da perçinlenmiş oldu!

Gelelim Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Albayrak’ın kariyerine…Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümü mezunu…Genel Müdür Sobacı da, Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü mezunu…Albayrak’ın ailesine ait yayın grubu oluşu, bir nebze bu işe yakın olarak görülebilir. Ama, yöneticilerin önemli bir bölümü kamu yayıncılığının çok ötesinde. Burada durup, geçmişten bir hatırlatma yapmak isterim. Eski Türkiye’de TRT Genel Müdürlüğü çok önemli görülürdü. Sıkça değişen iktidarlar hemen buraya yeni atama yapardı ama genel müdürler şimdiye oranla daha özgürdü. Atanan isimlerin kariyeri de çok öne çıkar, ülkenin tanıdığı bildiği inandığı kişiler olurdu. Aklıma ilk gelenler, Prof.Dr.Nevzat Yalçıntaş, İsmail Cem İpekçi ve de Prof.Dr. Şaban Karataş.

MC Hükümeti Karataş’ı göreve getirdiğinde kulisler hareketlenmiş ve de ziraatçı bir hoca olduğuna vurgu yapılarak tavuk uzmanı yaftası yapıştırılmıştı. Hatta , ideolojisi ve soyadına ithaf  edilerek Şaban Hacerü’l-esved, yani Karataş denmek istenmişti. İşte böylesine gündem olan önemli bir makamdı TRT Genel Müdürlüğü… Ne yapalım Yeni Türkiye’ye yeni uygulama…



Buna da alışır ülkemiz. Ama yaklaşan seçim üzeri, Olağanüstü Hal koşulları ve TRT yapısı centilmenliğe pek uygun görünmüyor!

Konu TRT olunca, ekrandaki lider tartışmaları hemen akla geliveriyor.Şimdi de öyle oldu, bir nebze de olsa hatırlayalım istedim.

Nerede o tartışmalı oturumlar ?
1 Mayıs 1964 tarihinde oluşturulan Türkiye Radyo Televizyon kurumu yani TRT,  her siyasi görüşe eşit mesafede durmak isteyen, özerk kamu yayıncılığını amaçlayan bir yapıdaydı. TRT ilk yıllarda radyo ile bu amacını gerçekleştirmeye çalıştı. Seçim dönemlerinde parti liderlerine eşit sürelerle konuşma ve propaganda olanağı sağlıyordu. YSK tarafından seçime girmesi kesinleşen her parti bu olanağı sonuna kadar kullanabiliyordu. 1970 li yılların ortasında tam gün yayına geçen tek kanallı siyah beyaz TRT Televizyonu, seçim dönemlerine farklı bir renk ve de beraberinde eşit yarışma şansı getirmişti.

Bu uygulamanın en unutulmaz programı, 1983 Genel Seçimi öncesi, ANAP lideri Turgut Özal ile Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet Calp’ın katıldığıydı…

Boğaz köprüsünün işletmesini satmaya çalışan Özal’a, Calp’ın yaptığı çıkış ve “sattırmam” sözcüğü uzun yıllar unutulmamıştı. Özel TV kanallarının devreye girmesiyle seçim dönemlerindeki yöntemler de değişti. Tartışma programları, profesyonel şirketlerin hazırladığı reklamlı tanıtımlar da rekabeti iyice artırdı. Liderler bir anlamda seçimi ekranda yapmaya başladı.

Yazılı olmayan bir kural haline gelen, liderlerin ekrandaki tartışma programları, 2007 seçimlerine kadar geçerli oldu. Son olarak 2002 seçimi öncesi CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile ekranda buluşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2007 seçimleri öncesi bu gelenekten uzaklaştı. Erdoğan, açık hava toplantılarına ağırlık verdi ve ekrandaki diyaloglar, monologlara dönüştü…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…