GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Açık
DOLAR 7.89
EURO 9.4
ALTIN 458.9
BİST $16.810

Seçmen nereye bakıyor?

22 Ekim 2020 Perşembe, 18:17

Yıl 2007, aylardan Temmuz… Uzun süreden beri planladığım bir gezi projesini gerçekleştirmiş ve güney doğu kentlerinde tur atıyorum. Gezimin ikinci gününde minibüsle Batman-Bitlis arasında yolculuk yapıyorum. Önümdeki iki şahıstan biri orta yaşlı, diğeri de henüz yirmili yaşlarda… Konuşmalarından ikisinin de öğretmen olduğunu öğreniyorum. Sohbet arasında, kısa bir süre önce sonuçlanan genel seçimlerden söz ediliyor. AKP iktidarı, halkın bu denli güvenini nasıl kazandı sorusu tartışılıyor iki eğitimci arasında… Sanki ikisi de farklı görüş ve siyasi tercihlerde… Genç olan yeni iktidarın öncesine çok hakim olamadığı için “iki önemli icraatı var AKP’nin… Birincisi şu üzerinde gittiğimiz bölünmüş yollar… Diğeri de herkesin, her hastaneye giderek tedavi olması. Buralardaki kuyrukların bitmiş olması… Daha kaliteli doktorlara, imkanlara sahip özel sağlık kuruluşlarına gidebilmesi…” diyerek konuyu bir güzel özetliyor. Buna karşın olgun yaştaki eğitimci de önemli bir konuya dikkat çekiyor ve diyor ki “bak kardeşim, Türkiye’nin bu güne kadar dış borcu toplamı 200 milyar dolardı. Şimdi katlandı ve iki katına çıktı. 5 yıl içinde bu denli borçlanırsan işin içinden çıkamazsın. Buna kimse bakmıyor.”

Deneyimli öğretmen haklı ama, genç eğitimci de insana değmiş olan iki önemli icraatın her şeyin üstünde olduğuna bir kez daha parmak basıyor. Sohbet bu denli koyulaşmışken bir de bakıyorum, minibüs yavaşlıyor ama ortada bir yerleşim falan yok… Öndeki sakallı ve yaşlı şahısların ağzında “ziyaret, ziyarete geldik” sözleri var. Anladığım kadarıyla yöre için kıymetli ve kutsal bir kabir var geldiğimiz yerde… Duruyoruz, on-on beş dakika sonra, biraz ileriye gidenler ziyareti tamamlayarak geri dönüyor ve Bitlis’e doğru tekrar yola çıkıyoruz. Yine önden bir ses yükseliyor, “bugün cuma kaptan, namaza yetişebilecek miyiz?” sorusunu yöneltiyor. O da kafasıyla tamam diyor.

Kısa süre sonra Bitlis’in merkezindeyiz… İniyorum, çünkü Tatvan üzerinden Van’a geçeceğim. Oraya kalkacak araç henüz dolmamış, biraz dolaşıyorum. Cami önleri kalabalık ama her yer çok sakin. Bir polis memuruna “biraz zamanım var, nereleri görebilirim?” diyorum. O da mutsuz biçimde “abi ne işin var burada, işte bu kale var, o da kapalı, başka bir yere gidemezsin” diye yanıtlıyor. Bunu duyunca, yörenin insanları için siyasi seçimini yaparken önemli faktörlerin başında inançlı yönetimler, sağlık ve ulaşım sorunun çözebilecek iktidarlar önemli. Bunun yanı sıra ülkeyi oluşturan insan mozaiğini oluşturan, kökene dayalı kimlikler önemli olduğuna kanaatim iyice oluşuyor. Bu sırada 2007 genel seçimleri öncesi, Bitlis’te yapılan kamuoyu araştırmasından bir pasajı yayınlayan gazete haberi gözümün önüne geliyor. Vatandaşa soruyorlar “kime oy vereceksin?” Yanıt bu kısa ziyarette gördüğüm ve düşündüğüm gibiydi… 

“Ya dinime, ya köküme…”

Başımdan geçen gerçek bir seyahat izlenimi böyle... Buradan nereye gelmek istiyorum, anlatayım; iktidar sahipleri, bunu devam ettirmek için bir hikaye bulmak ve bunu gerçeğe çevirmek zorunda. Diğer partilerin kötü yönetiminden, dönemin konjoktürünün getirdiği siyasal ortamdan beslenerek, kuruluşundan daha bir yıl geçmeden AKP iktidar olmuştu. Yukarıda anlattığım olaydaki iki, üç konu da halkın önemli bir bölümünü tatmin etmişti. AKP daha sonra bu projeleri hızlandırdı ve 2011’e kadar süratini korudu…

Sonrasını hep birlikte yaşadık, yaşıyoruz. Önce sağlıktaki bu kolaylığın geçici olduğu ortaya çıktı. Bölünmüş yollara otoyollar eklendi ama, bu durum hem kanıksandı, hem de bu projelerden kimin daha fazla yararlandığı (!) ortaya çıktı.

Kökene dayalı kimlikler konusunda iktidar gel-gitler yaşayarak bu anlamda da güven kaybetti. Parti içi hizipler, iktidar olmanın kibri, yanlış bir tercihle hükümet sisteminin değiştirilmesi ve yeni bir hikayenin yazılamayışı, içinde bulunduğumuz ekonomik buhran ve salgın ortamına kadar geldi. Eğer buhran ve salgın olmasa, belki de bu süreç devam edecekti. Şimdi dış borçlar daha katlandı. Devlet malı önemli kurumlar elden çıktı, hazine boşaldı ve halk giderek fakirleşti. Sağlığa ulaşmak, 2007 Türkiyesi’nden çok uzaklarda kaldı. Türkiye’yi borç sarmalı içinde bırakan köprü, otoyol ve diğer inşaata dayalı projeler, toplum refahı yerine istihdam aracı olarak kullanıldı.

... Ve deniz bitti… Sizi bilmem, ama ben seçmenin tercihini neye göre yaptığına dair nihayet fikir sahibi oldum!

Dilerim, ülkeyi yönetmeye talip olanlar da anlamıştır…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali

'Millet Yapar...'

Bugün 11 Eylül farkında mıyız?

Kontrollü fakirlik mi?..

Covid 19 günlerinde ibretlik olaylar!

Bursaspor gerçeği

NOT DEFTERİ: 1 Mart Tezkeresi nasıl kabul edildi?