GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
12.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.33
ALTIN 496.64
BİST 1.392

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

28 Haziran 2021 Pazartesi , 15:18

Sanırım 21 yıl önceki Avrupa Futbol Şampiyonası için, televizyon programı yapıyorduk.

Konuk olarak ben de katıldım. Sunan arkadaşım, son anda çağırdığımız, ama çok parlak bir futbol geçmişi olan konuğa ilk soruyu sordu. Soru Danimarka ekibinin gücüne dairdi. Konuğumuz hazırlıksızdı, doğal olarak ne desin, ağzından “Danimarka da bizim takımımız” cümlesi çıkıverdi. Gülmemek için kendimizi zor tutuyorduk. Ama bu gün takdirle karşılıyorum bu cümleyi! Artık Danimarka da bizim can yoldaşımız, çünkü kentimizin şehir hastanesi onlara emanet.

Sağlığımızı teslim ettiğimiz güvenilir bir şirket Bursa’da! Futbol yorumcusu ünlü konuğumuzun öngörüsü için ancak bravo diyorum. Yirmi bir yıl önceki “Danimarka da bizim takımımız “ cümlesi bu gün ete kemiğe büründü ve sağlığımız için bu ülkenin değerli bir şirketi söz sahibi oldu.



Cumartesi günü yayımlanan makalemde Sağlık Bakanı Koca’nın, iki önemli hamlesinden söz ederek, ikincisi için aynen şu cümleleri kullanmıştım.

“Bakan’a gerçekten bir şeyler olmuş ve hız kesmemiş… Aralarında Bursa’nın da olduğu 4-5 şehir hastanesini yapan yüklenici ile 5 yıllık anlaşmanın bitmesi nedeniyle masaya oturmaya kalkmış.“Bundan böyle, görüntüleme, yeme içme, otopark gibi diğer hizmetleri biz ihale edeceğiz “ demiş.  Demez olaymış, yüklenici ve bu hastaneleri yapan firma, galiba Rönesans’tı, bu hizmetleri ben ihale edeceğim. Danimarkalı bir firma ile de anlaştık. Bunu yaptırmazsanız, buradaki önemli alet-edevat ve aparatları söker gideriz” diye efelenmiş.



Makaleyi yazarken, ben de bu gelişmenin sonucundan doğal olarak habersizdim.

Halbuki iki şirket arasındaki bu anlaşmayı “Rekabet Kurumu “ çoktan onaylamış. Buna dair haber içinde kafamızdaki tüm soruların yanıtı da var!

Sağlık Bakanlığı ile Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle hastaneleri inşa eden grup, sağlık yatırımlarını işleten Rönesans İşletme Hizmetleri şirketini Danimarkalı ISS Faciliti’se devretti. Devir işlemini Rekabet Kurumu da onaylarken, şirket neden bu yönde bir karar aldığına dair açıklama yayınlamadı. Türkiye’de başka yatırımları da bulunan Danimarkalı şirketin beş hastaneyi devralmak için ne kadar ödediği de duyurulmadı.”

Aklımın erdiği kadarıyla, bu anlaşma yüklenici yani Rönesans için çok ballı. Devletimizden taksitle alacağı bedeli, bir kalemde elde etmiş. Devlet ne kazanmış, ne kaybetmiş onu değerlendiremiyorum!
Sağlık Bakanı Koca’nın bu gelişmeden haberi olmaması da ilginç değil mi? Sordum yanıtlayayım… Galiba ilginç değil… Çünkü ondan habersiz, en yüksek mevki ile(!) Rönesans Şirketi mutabık kalmış, bir reform gerçekleştirerek Danimarkalı şirket ile ondan sonra anlaşma yapmış olmalı. Böylece Sağlık Bakanı’nın iyi niyetli ve de masrafı düşürme amaçlı girişimi önlenmiş oldu.

Tam tamına “yerli ve milli” bir anlaşma… Üstelik ödemeler de günlük dolar kurundan… Bununla kalsa yine iyi, böylece Sağlık Bakanlığı’nın bu tip 5 hastanede artık tayin dışında bir yetkisi de kalmadı sanki…
Hataya düşmek de istemem. Gelelim bize…
 
Şehir Hastanemiz kamunun mu, özel sektörün mü?

Her ne kadar 2019 tarihli bir açıklamada Bakan Koca şöyle demişti. “ Hastanelerimiz çok lüks olduğu için, hastalar önce ayrıca para ödeyecek miyim diye endişe ediyordu. Rahat olsunlar, herhangi bir ödeme yapmayacaklar.”  Böyle bir açıklama yapsa da temkinli olmakta fayda var.

Yap-işlet-devret modelli projelerde işletici firmalara çeşitli garantiler veriliyor. Şehir hastaneleri özelindeyse, hasta sayısı için değil “görüntüleme” denilen, MR, röntgen ve diğer çekimler için garanti var. Ayrıca, yemek, temizlik ve diğer yardımcı kalemler için de ihale yetkisi var yüklenici firmanın…

Bu da hasta sayısını ve dolayısıyla garantiyi bir ölçüde ortaya çıkarıyor. Garantiler tutturulamazsa devlet aradaki farkı işletici firmaya ödüyor. Şehir hastanelerinin maliyeti, firmalarla imzalanan sözleşmelerin maddeleri gibi bilgiler ticari sır sayıldığı için açıklanmıyor. Ayrıca, Devlet kiralama ücreti ödüyor yüklenici firmaya… Bunları, Rekabet Kurumu’nun onayı haberindeki açıklamadan aldım.  Daha da ilginç olanı, sızan haberlere ve iddialara göre; Devletimiz anlaşmaya “mücbir sebep” maddesini koymamış. Bu durumda Covid 19 gerekçesi ile ödemeler durdurulamıyor! Böyle bir anlaşma nasıl olur mu desem, bilemedim. Çünkü, ticari sır nedeniyle anlaşma metni kamu ile paylaşılamadı. Sonuç; artık ödeme yapılacak merci, Danimarkalı şirket...

Şimdi can alıcı soruya geçiyorum.

Bursa Şehir Hastanesi kamusal nitelikli mi, yoksa özel hastane mi?



Verilecek ilk cevabı biliyorum. Diyeceksiniz ki “biz ücret ödemiyoruz ki, neden özel hastane olsun.” Haklısınız, hasta veya yakınları olarak ödeme yapmayacaksınız. Ama, tüm ülke vatandaşları olarak, uyandığımızdan itibaren ödediğimiz ÖTV ve diğer dolaylı vergiler ile harçlar ve kesinti yoluyla ödenen vergilerden alınacak bu ücretler… Yani hiç hasta olmayan, ya da şehir hastanelerine uğramayanlar bile 7 den 77’ye borç ödeyecek bizim Danimarkalıya…

İşte böyle sevgili dostlar.

Avrupa Şampiyonası boyunca değil, sonuna kadar Danimarkalıyız artık!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!