GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.04
BİST 1.36

Sevinç ve kederde birleşmek

14 Mayıs 2021 Cuma , 16:18

Malum, İslam toplumu olarak mutlu olma ve de bunu paylaşmanın yaşanması gereken günleri idrak ediyoruz. Acaba bu vecibeyi yerine getirebiliyor muyuz?
Getirilemediğine en somut örnek, İsrail şiddeti altında yok olmaya doğru giden Filistin halkı, onlara yapılan zulüm ve ölümler…

Bayram sevincini, öfke ve intikam yeminlerine çeviren ve dünyanın sadece izlediği bir vahşet. Bu görüntülerin ardından, küresel bela Corona için yoksul ve geri kalmış ülkelere aşı ve bir takım destekleri beklemek mümkün olur mu?

Küresel felaketler ve giderek yoksullaşan geniş toplum kesimleri olduğu sürece, bencillik ön planda olacak, sonuçta emeği ile geçinenlerin yaşam savaşı daha da güçleşecek. Bunu zengin-fakir ülkeler arasında görebildiğimiz gibi, sınıf farkı nedeniyle aynı ülke içinde de yaşayabiliriz.

Atalarımız demiş zaten; ‘tok açından halinden anlamaz’ diye…

Ülkemizden bir örnek ile bunu somutlaştırayım.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi raporuna göre, Nisan ayında en az 249, yılın ilk dört ayında en az 735 işçi hayatını kaybetmiş ve ölümlerin yarısından fazlası da Covid 19 nedeniyle olmuş. Bunlar sadece rakam değil insan! Ailelerinin acısı ve gelecek kaygısı var, ülkenin insan gücü kaybı var, hepsinden önemlisi, toplumsal birlik ile kederde ve sevinçte birleşmenin yok oluşu var!

Hemen her gün, 2 yüz küsur canı da yine virüs kaynaklı rahatsızlıklardan kaybediyoruz. Bunu açıklıkla ifade eden, ölüm nedenlerinin başında yetersiz aşılama olduğunu belirtebilen TV kanalı sayısı da sınırlı... Bu nedenle, ölümlerin gerçek nedeni, bu denli yaygın oluşu ve sorumluların kimler olduğu konusunda halkın önemli bir bölümü bilgiden yoksun. Çoğunluğu oluşturan bu kesim, İsrail vahşetini izlerken, kendi yurdundaki kayıplardan habersiz ne yazık ki…

Nedenini de hemen açıklıyorum. İki hafta önce salı günü, siyasi partilerin TBMM çatısı altındaki grup toplantılarına odaklandım. Ana muhalefet partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ekrandaydı. Üşenmedim saydım. 6 kanal canlı yayınladı ve içlerinde vergilerimizle beslenen TRT Haber yoktu. Bunlardan ikisi bir süre sonra yayından çıktı ve sadece 4 kanal kaldı. Kısa bir süre sonra yine grup toplantısı nedeniyle MHP lideri Devlet Bahçeli ekrandaydı. İzleyen kanal sayısı bir anda TRT dahil 13’e kadar çıktı. Ertesi gün, pek de alışkın olmadığımız biçimde Merkez Bankası Başkanı açıklama yapıyordu. Kanal sayısı bu kez 14 oldu ve bu alanda Cumhurbaşkanı’nı bile solladı!

Vatandaşın çok büyük bölümü gazete yerine, gelişmeleri TV haber bültenlerinden alır. Yukarıdaki rakamlar ışığı altında ülkede ne olup bittiğini, o kanalların gözlüğünden öğrenmiş olur. Bunun sonucu, kim güçlük yaşıyor, kim haklı, hangi kesimin sorunu büyük anlaması da olanaksız oluyor.

Böyle bir yapıdan “sevinçte ve kederde birlik” çıkar mı? Dayanışma kültürü gelişir mi, hak verilmez alınır felsefesi vücut bulur mu? Anlatmak istediğim ve bir türlü başaramadığım konu buydu! Üstelik bu kısır döngü müjdeli bir haberde bile sürüp gidiyor. Sanırım “hakkını arayan ve bunu başaran” kitlelere de tahammülü yok İktidar’ın! Dilerim yanılırım. Söylediğimi daha iyi anlatabilmek için size hemen bir örnek vereceğim. Olay, sağlık çalışanlarının talep ettiği bir hakkın, mahkeme kararı ile elde edilmesi…

Salgının başından itibaren yüzlerce hekim ve sağlık çalışanı yaşamını yitirdi. Virüs taşıyanlara yakın temasları nedeniyle, sağlık çalışanı rahatsızlandığında  “meslek hastalığı” statüsü tanınması istenmişti. Ama ısrarla bu verilmemişti. Henüz yasallaşmasa da, örnek bir mahkeme kararı ile bu hak kazanılmış görünüyor. 

Haber aynen şöyle:
“Türk Tabipler Birliği ve sağlık meslek örgütlerinin Covid-19'un meslek hastalığı kabul edilmesi, bu nedenle yaşamını yitiren sağlık çalışanlarına illiyet bağı aranmaksızın ölüm aylığı bağlanması mücadelesi için emsal olabilecek bir karar çıktı.  İzmir Tabip Odası'nın, geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren Dr. Muharrem İdiz için verdiği hukuk mücadelesi sonuç verdi. İlliyet bağına bakılmaksızın dosya sonuçlandırıldı. Covid-19 nedeniyle yaşamını yitiren iş yeri hekimi Dr. Muharrem İdiz'in yakınlarına ölüm geliri bağlandı.”

Bence bu bayram, en sevindirici haber bu oldu ama yine de endişem var. Yukarıda söz ettiğim o 13 kanaldan kaçı bu haberi verdi acaba meraktayım!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım