GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Siyasetin muhtar aşkı!  

25 Ekim 2021 Pazartesi , 13:50

Dikkat ediyorum CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sürekli salon toplantıları yapıyor, gittiği kent veya kasabanın kanaat önderleri ile (ne demekse), muhtarları çağırıyor. Sonra da uzun bir konuşma ile muhtarlığın öneminden söz ederek, onlara pek de yabana atılmayacak vaatlerde bulunuyor.
 
Maaş bağlanmasından, yardımcı personele ve de bütçeye kadar uzuyor vaatler... Ülkemizde milyonlarca üniversiteli genç iş bulamazken, muhtarlara maaş, bütçe ve personel… İster misiniz bir sonraki yerel seçimde, muhtarlarımızın önemli bir bölümü yükseköğrenim görenlerden olsun? Ben isterim, neden olmasın! Her şeyden kıymetlisi, istihdama yeni bir katkı, vatandaşa iyi bir önder diye bakarım, size de tavsiye ederim. Aman ha, eski muhtarlar bana sakın gücenmeyin, benim ki sadece temenni. Zaten sizi kimse yerinizden oynatamaz.

Bu vaat diğer yandan demokratik ve katılımcılık yönünden de önemli bir adım.



Bu güne değin sosyal demokratlar acaba neden bunu düşünemedi? Anlamlı soru bu ve yanıtı burada yatıyor. Aslına bakılırsa, küçük yerleşimler ile, kentlerdeki muhtarları ayırmak gerekir işlev ve etkinlik açısından… Kasaba ve köylerde muhtar hakikaten önemlidir ve gerçekten yol göstericidir. Yani demek istiyorum ki; seçim sandığı ortaya konduğunda, kararsız olanların gideceği adres muhtar olur. Eğilimini onun önerisi ile belirler.

Yani işin içinde, kaleyi içten fethetmek yatıyor!

Neyse, amaç iyi niyetli veya bir oy hesabı üzerine olsun, ama sonunda bulunulan mahaldeki halk ve onun sorunlarını az da olsa giderecek muhtar, söylendiği gibi yetkili olsun. Günümüzde hemen her konuda gündem belirleyici rolü Kılıçdaroğlu-Akşener ikilisi oynadığı için, İktidar da bu konuyu da boş geçmemiş! İstanbul Valisi muhtarlar gününde 950 muhtarı sinemaya götürmüş. Bu da garip değil mi? Demek ki, İstanbul’da yaşayan bir muhtarın sinemaya gitmeye bile mecali kalmamış!

Benim ki, münafıkça bir yaklaşım canım, geçin gitsin. Sayın Cumhurbaşkanı da birkaç yıl önce muhtarları önce Külliye’ de konuk etmiş sonra da yurt dışı seyahatlerine götürmemiş miydi? Son muhtarlar gününde onları yine unutmamış zaten…

Buradan çıkardığım sonuca göre Kılıçdaroğlu “muhtar hamlesi” yaparken Sayın Cumhurbaşkanı’nı kopya etmiş sanki… Ama önemli olan politikasındaki değişimi.

Size bir sırrı mı vereyim mi? Henüz 12 Eylül’ün gölgesi üzerimizden düşmemişken, 1984 yerel seçiminde mahallemde muhtar adayı olmuştum. Üstelik mevcut muhtar babamın arkadaşı ve evlerimiz aynı blokta yer alıyordu. Sonuç mu; yarışa 7 aday katıldı ve de hepsi babam yaşındaydı. Sonuç üçüncü sıra ile yetindim. Yaşım o sırada 29... Rakiplerimin bana karşı kullandıkları olumsuz özelliğim “bekâr” olmamdı. Ne yapalım bizim kısmetimize bu düşmüş ve iyi bir tecrübe sahibi olmuştuk! Diyeceğim o ki, üniversiteli muhtar rolünü 37 yıl önce az daha ben oynayacakmışım!
 
İktidar Partisi’nin yeni sesleri
Geçtiğimiz hafta AKP sahnesinde genel başkan yardımcılarından Erkan Kandemir vardı. Halkın sorunlarını öğrenmek ve de çözüm bulmak için, parti örgütlerinin tebdil-i kıyafet yaparak toplum içinde dolaşacaklarını söylemişti. Benim gibi çok sayıda yazar-çizer bunu alaya alır biçimde yorumladı.

Ama haklıymış Kandemir… Genç de olsa İktidar Partisi’nin kurmaylarından, siyaset deneyimi yeterli ve de lidere yakınlığın formülünü biliyormuş. Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 18 Ağustos 2013 günü Bodrum’da tebdil-i kıyafet ile esnaf denetlemiş. Hem tatil, hem de baskın çıkan görev aşkı. Ne diyebiliriz ki, lider böyle yaparsa, maiyet de gerekeni söyler. Aslında konu Kandemir’den sonra yine yeni ismini duyduğumuz bir başka genel başkan yardımcısı idi. Adı Vedat Demiröz. Olgun bir yaşta üstelik… Muhalif sözlerden yakınırken, bir ara kantarın topuzunu kaçırmış ve ekonomik sorunlar anlamında seçmenine veciz bir konuşma yapmış. “Her evde üç beş telefon,  her ailede bir iki araba… Nerede yoksulluk? Her şey kontrol altında. Yılbaşına kadar o dövizler ülkemize gelecek. Cari açık kapanacak. Hele biraz sabır. 20 yıl önce Türkiye’de ne vardı?”



Adam belki de haklı, konuştuğu yer parti binası ve üyeleri. Onlarda refah yüksek olsa gerek! Bundan doğal ne olabilir?

Ama burada bir gerçeği söylemeden geçemeyeceğim. İthalat kapısını üretemediğimiz mallara iyice açarak, ülkenin parasını şu günlerde lanetledikleri kapitalist ülkelerin kasasına koymaya yol açan İktidar, bu konudaki karnesini görmeden sözcülerini nasıl böyle konuşturuyor, anlayamadım.

Saçmalama üzerine saçmalamak olmaz ama, burada sözü Demiröz’den alıyor ve de Sağlık Bakanlığı’na bir parantez açıyorum. Salgın başındaki olumlu adımları ile diğer bakanlardan farklı bulduğumuz Fahretin Koca’nın başında bulunduğu kurum bir genelge yayınlamış. Özellikle aile hekimliklerinin yükünü azaltabilmek, salgın müdahalesini güçlü kılma gerekçesi ile olmalı, “hasta muayene süresi azami 5 dakika ile sınırlanacak.” talimatı verilmiş.

Bu uygulamaya söyleyecek sözü olan, yorum yapmak isteyen varsa…
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava