GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Siyasette bir Uludağ masalı

19 Ekim 2021 Salı , 16:26

Yıl 2001…Aylardan ağustos. Bursalı akademisyen ve siyasetçi, 1999 yerel seçiminde DYP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu’nu telefon ile arıyorum.
 
TV programına davet için olabilir…
 
Yanıt aynen şöyle “Şu anda Uludağ teleferiğindeyiz. Yanımda arkadaşım Hüseyin Çelik var. AKP’nin kuruluş çalışmasını yürütüyoruz ya…”
 
Ben de görüşmeyi kısa kesiyorum. O günlerde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluş çalışmaları Uludağ’ın serin ortamında yapılıyor ve çalışmalarda iki ana konu başlığı var. Biri “tüzük” diğeri de “program” hazırlanması. Daha sonraki günlerde yani 14 Ağustos 2001 günü yapılan basın toplantısında da bu yeni partinin resmen kuruluşu ve de kurucuları kamuoyuna açıklanıyor.
 
Bu konu için araştırma yaparsanız karşınıza şu cümle çıkıyor: “Partinin kurucuları arasında Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, İdris Naim Şahin, Binali Yıldırım ve Bülent Arınç bulunur.”

 

Siyasette deneyimli bu isimlerin bir kısmı tüzük, bir bölümü de program kurullarındaki yeni isimler ile Uludağ’da ki çalışmayı yürütmüşlerdi. Şimdi de kurucular içinde veya dışındaki bu iki çalışmayı yürütenlerden bazılarının adını zikredeyim de günümüze atıfta bulunayım. Meral Akşener, İsmail Tatlıoğlu, Hüseyin Çelik, Ertuğrul Yalçınbayır, Cemil Çiçek ilk aklıma gelenler…

 

Sonra da genel başkan açıklanıyor. Siyasi mücadelenin ve bu ideolojinin sembol ismi olduğu için belki de önce o belirlenmiştir. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır yeni partinin genel başkanı. Okuduğu bir şiir yüzünden hapis cezası alan ve kısa süreli cezaevinde kaldığı dönemde, yeni oluşumun taşlarını döşeyen ve de İstanbul gibi bir kenti, ilk kez bu misyonun temsilcisi olarak yöneten isimdir Erdoğan…
 
Toplumun büyük bölümünde demokrat bir “mağdur” kabul edilmiştir.

Genç, cesur, dinamik ve de buna karşın diğer büyükleri yanında biraz da mahcup ve saygılıdır. Uludağ’daki bu toplantıların görüntülerini izlediğimde gördüğüm kadarıyla, beyaz elbiseli bu uzun boylu adam için gelenek ve görenek böyledir sanki… Ne olmuştu da,  Necmettin Erbakan gibi bir lideri ve partisini terk ederek “Milli Görüş gömleğini çıkardık” diyen milletvekillerinin kurduğu bu yeni parti, iki buçuk ay sonra girdiği ilk seçimden birinci parti olarak çıkmıştı. Siyasi ortam mı, ekonomik sıkıntılar mı, Türkiye’nin yeniden şekillenmesi istemi mi, yoksa seçmenin sağduyusu mu?

Yeni oluşum tamamdı ama bir eksik vardır; Recep Tayyip Erdoğan’ın “siyaset yasağı.” Bu arada hemen CHP ile bir koalisyon hükümeti kurulur. Abdullah Gül Başbakan olur ve partinin genel sekreterliği görevini (bu makama sosyal demokrat partilerde ikinci adam getirilir) Avukat Ertuğrul Yalçınbayır üstlenir. Kısa bir süre sonra da CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın desteği ile Erdoğan’ın siyasi yasağı kalkar. O saygılı, biraz mahcup genç lider, eşinin memleketi Siirt’te bir seçim bölgesindeki iptal kararı ve de yeniden yapılan seçim ile önce milletvekili, sonra da başbakan oluverir.



Ama bu gelişmeden hemen önce, AKP ve Türkiye adına büyük bir badire atlatılmıştır. ABD’nin Irak’a Türkiye üzerinden çıkma girişimi, TBMM çatısı altındaki muhalif milletvekilleri ile AKP içindeki sağduyu sahiplerinin gayreti sonucu, tezkerenin geçmesi için gerekli oy çıkmaz ve sorun biter.



Uludağ’da masal gibi başlayan bu yeni partinin kuruluş çalışmaları geride kalmış,  gerçekler bir bir ortaya çıkmaya başlamıştır. Ne olmuştur ki, daha ilk yıl içinde eski DYP milletvekili ve bakanlık da yapan Meral Akşener ile DYP Bursa Büyükşehir adayı iken bu yeni oluşuma katılan İsmail Tatlıoğlu gemiyi terk etmiştir. Şimdi nerede olduklarını biliyorsunuz. Abdullah Gül Kabinesi’nde “Başbakan Yardımcısı” yapılan Yalçınbayır da bir süre sonra çekirdek kadronun dışında kalır ve ileriki yıllarda vekil bile olmaz.
 
Sonraki yıllar çok şeye gebedir.
 
2007 seçimi Erdoğan’ın çıkışa geçtiği bir dönüm noktası olur. Bu dönemde Abdullah Gül, zor bir seçim döneminin ardından Cumhurbaşkanı yapılır.
Sonra 2011 seçimi büyük bir oranla kazanılarak bu kez Erdoğan için “ustalık dönemi “ başlar. Sonrasını hatırlatmaya gerek yok. Darbe girişimleri, olağanüstü hal dönemleri ve ilk yılların ağırlıklı isimlerinin tasfiye süreci işler.
 
Bu gün 20 yıllık hızlı yükselişin ve de isimler ile birlikte, ülke yönetim rejiminin bile değiştirilmesinin sonucunu hep birlikte yaşıyoruz.
 
Sadece başta da belirttiğim, “Partinin kurucuları arasında Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, İdris Naim Şahin, Binali Yıldırım ve Bülent Arınç bulunur.”  cümlesine ilaveten, Akşener, Çiçek, Tatlıoğlu, Yalçınbayır  gibi siyasilerin de tek tek elendiğini hatırlatmak istedim. Bu listeye, kadroya daha sonra “danışman” unvanı ile giren, Dışişleri Bakanlığı ve de Başbakanlık da yapan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nu ve de ekonominin yıldızı olduğu savunulan Ali Babacan’ı da ekleyince ortaya bir gerçek çıkıyor!  



Bunun yorumlanması da, birikiminize, ideolojinize ve de geçmişi bilmenize kalıyor.
Ben sadece “Siyasette bir Uludağ Masalı” demekle yetiniyorum.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava