GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
20.58°
Hafif Yağmur
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST 0

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

22 Ekim 2021 Cuma , 16:18

Nereden başlasam, neden söz etsem? Sorunun yanıtı bu makalenin kaderini oluşturacak. Kendimi zorluyorum, hafızamı yokluyorum bir türlü cümle çıkmıyor. Bari, günümüzün iktisatçılarından destek alayım dedim.

İşte ülkenin kaderini elinde tutan iki ismin bu zamanlara gelirken söyledikleri veciz sözler…

“Dolarla mı, maaş alıyorsunuz, dolar borcunuz mu var?”

Çok şükür benim bunlarla bir ilgim yok!

“Faiz sebep, enflasyon sonuç.”

Hangisi neden, hangisi sonuç bilemem. Önceki gün biraz daha fakirleştik onu bilirim. Bu fakir, ya da yoksul kelimeleri var ya, insanın yüreğini sızlatır, gözünü yaşartır ve çaresizlik içinde bırakır. Atalarımız ve  bizi büyüten büyüklerimiz bu konuda da pratik çözümler bulmuş, acıyı hafifletecek sözcükleri birleştirip cümle haline getirmiş. Biraz da kendilerini yönetenlere göz dağı vermişler.

İşte örnekler…

“Tok açın halinden anlamaz…”
“Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar.”
“Allah insanı açlıkla terbiye etmesin.”
Ve de… "Açlık sofuluğu bozdurur.”

Böyle bir ruh halinden sonra ne yapmalı? Galiba, yaşanan garip, mesnetsiz, güldürürken düşündüren örneklere sığınıp, hiç olmazsa birkaç dakika insanı sorunlardan uzak tutacak cümle ve olaylara göz atmalı derim.
İktidar Partisi’nin genç bir başkan yardımcısı varmış. Varmış deme nedenim, bu güne değin adını hiç duymamış olmamdan kaynaklı… Adı Erkan Kandemir.

Muhalefet liderlerinin, ülkenin her karış toprağında vatandaş ile buluşup dert dinleyerek, geniş bir ferahlama alanı buldukları için olsa gerek, o da büyüklerine nazire yaparcasına konuşmuş. Suriye ve yurt içindeki terörist operasyonlarını bir tarafa bırakıp(!)  vatandaştan dert dinleme metodu oluşturmuş kafasında…

“Teşkilat mensuplarımız ‘tebdil-i kıyafet’ ile halkın arasına girerek, sorunlarını, dertlerini öğrenecek. Sonra da çözüm yolu bulacağız.”

Tam olarak böyle olmasa da benzer cümleler sarf etmiş. İlk anda şöyle düşündüm, bu sözlere aklı başında olan herkes ancak güler. Ama kendisi ülke gündemine geleceği için siyasette önemli bir yol kat etmiş olur. Böyle düşündü ise gelecekte, önemli yerlere gelmesi kaçınılmaz! Ama bu sözler de kendi partisinin büyüklerini kızdırıp, canını yakabilir. Çünkü tebdil-i kıyafet usulü ile vatandaşın yüzüne bakamamak gibi bir anlam çıkıyor.

Diyelim ki acemilikle bunu hesaba katmadı, tebdil-i kıyafet marifeti ile gezen teşkilatçılar, pahalılık ve yoksulluktan yakınan ve de kendi seçmeni veya eski parti yöneticisi olduğunu tespit ettiklerini genel merkeze  gammazlama görevi mi yapacaktı acaba? Beni insafsızlıkla suçlamayın sakın, bu olasılık tebdil-i kıyafetin doğduğu yıllardaki uygulamaya götürdü de beni…

Bildiğim kadarıyla padişahlar ve özellikle Dördüncü Murat, çarşıya, pazara gider, halktan biri gibi giyinir ve de yanında çok az sayıda maiyet bulundurarak teftiş yaparmış. Malın cinsine bakar, tartar bir karara varırmış. Fahiş fiyat ile mücadele de oradan çıkmış sanki!

Bir de içki meselesi var. İçki yasağını kimlerin deldiğini görme isteği sanırım onu bu yönteme itmiş. Sultan Abdülhamit döneminde de tebdil-i kıyafet ederek dolaşanlarını varlığını aile büyüklerimden duymuştum. Hatta İstanbul dışındaki kentlerde bile dolaşırlarmış hafiyeler… İnsanlar da hafiye korkusu yaygınmış. Kim kendi halinde, kim hafiye sokakta tereddüde düşerlermiş. Bu tebdil-i kıyafetlilerin sokağa salınmasının gerekçesi de, Sultan’ın rejiminden memnuniyetsizliği ve bunu gösterenleri tespit içinmiş.

Gördünüz mü, bir genç siyasetçi beni nerelere götürdü bıraktı.

Böylece bir an için, cebime girmesi muhtemel paranın ne kadar değer kaybettiğini unutuverdim. Bu eski öyküler beni ilginç bir masal dinler gibi bir havaya soktu, gündemi bir an için sildim attım! Sahi dün çeyrek altın kaç liraydı? Galiba 9 yüz liranın üzerindeydi. Dün öğle saatlerinde dolar da 9 lira 60 kuruş civarında tur atıp duruyordu. Bunu görünce, emekli maaşım kaç dolar ediyor, bunun ile kaç çeyrek altın alabilirim hesapları aklımdan uçup gitti. Neyime gerek benim bu hesaplar, maaşımı dolar ile almıyorum, hamdolsun dolar borcum da yok. Halime şükredip yerimde oturayım uslu uslu...En azından karnımızı doyuracak kadar bir gelirimiz var.

Allah bu günlerimizi de aratmasın.
 
NOT: Dünkü makalemde CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca’nın havaalanı konusuna dair açıklamasını Afyon Zafer Havaalanı’nda yaptığını yazmışım. Gideceğini biliyordum, bu nedenle aklımda böyle kalmış. Aslında henüz gitmemiş, son açıklamayı Yenişehir’den yapmış. En kısa zamanda söz konusu havaalanına gidecekmiş.Bu hatadan dolayı affınıza sığınıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava