GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
28.02°
Açık
DOLAR 8.57
EURO 10.1
ALTIN 496.45
BİST 1.349

Sürprizin adı Bursaspor

4 Ekim 2020 Pazar , 20:53

Maçtan önce, Tuzla deplasmanından Bursaspor en az bir puan alır deseler güler geçerdim. Geçen hafta pozisyon hatası goller yenmesi nedeniyle ve rakibi izlemiş biri olarak, beklenti ve temennim  Bursaspor’un farklı bir skorla yenilmemesi üzerineydi.

Galiba onlarca yıldan beri içinde olduğum futbolu tam olarak çözememişim!

Öyle bir 11 dakika izledim ki, sahadakilerin hangi ülkenin takımı olduğunu da anlayamadım. Beyaz formalılar, ani atak geliştirirken yaptıkları tek ve isabetli pasları, rakip ancak izleyebildi. Gol vuruşlarına gelince; sanki penaltı noktasından vuruş yapar kadar bilinçli ve rahattı. Bir anda içim ezildi, duygusallaştım ve  gençlerle gurur duydum. Mahalle arasında oynarken kazanılmış top tekniği ve oyun bilgisi yerine, öğretilmiş, çok tekrar yaptırılmış  pas tekniği ve taktik anlayışı gördüm.

Yine de içimde küçük bir şüphe yok değildi…Çünkü rakip takımda, bu ligden neredeyse emekli olacak kadar deneyimlilerin yanında , Süper Lig’e şöyle bir girip çıkan birkaç yetenekli oyuncu da bulunuyordu. Alt liglerden gelen, genç ve dinamik, bizimkilerin yaşıtı olanları buna eklemedim bile…

Nitekim, ilk yarı bitmeden gelen Tuzla golü, maçın tadı tuzu ötesinde bir şeydi. Bir anlamda haberciydi bu gol. İkinci yarıya ısınamadan gelen Tuzla’nın ikinci  golü, rakibe güç ve moral getirdi. Onlar da “bakmayın gençlerin bu fiyakalı haline, biz şimdi onlara yetişir ve geçeriz” edasıyla sahaya yayıldı.

Bu defa kafamdaki yorum, maçın ilk 15 dakikasının, beklenmeyen ve sürpriz bir dönemmiş meğer Biçimindeydi. İnanır mısınız, bırakın beraberlik golünü, Tuzla’nın bir dördüncüyü de atarak maçı kazanacağı düşüncesi ben de daha fazla ağırlık kazandı. Çünkü Özer’in yerine, sahaya kaçak giren bizim gencin ve kenar yönetiminin acemiliği ile serinkanlılıktan uzak yaklaşımı beni bu duyguya adeta sürüklemişti. Sonuç benim için yine “sürpriz” olarak geldi. Yani, maçı görmeden razı olacağım “bir puan” bu kez kaçırılmış bir üç puanının teselli ikramiyesi olarak kazanılmıştı.

Hikaye böyle…Şimdi bir teknik analiz gerekir mi acaba ikinci üç puanın silinmemesi için verilen iki haftalık süreyi beklerken..!

Kafalar, ister istemez sahadan çıkıp kulüp binasına, oradan da koskoca sanayi kenti Bursa’ya takılıyor! Futbolcu alacaklarının vadesi gelen bölümü ödenmezse, bırakın “transfer tahtasını” açtırmayı, bir kez daha üç puanı silinecek Bursaspor’un…

Miktar da az değil, kim üstlenir ? Yönetim bu konuda sanırım çaresiz.

Kimler devreye girerek, ilk yarı sonuna erteletebilir bu vecibeyi bilemem… Bence bu sorunu, içlerinde başkanlık yapmış özelliği de olan camianın büyükleri ile ve de geniş katılımla yapılarak çare üretilmeli diyorum.

Biraz da sahanın içinden gözlemlerimi aktarayım, izin verirseniz…

Bu takımın sonucu değiştirecek sadece iki ayağı var. Biri Özer diğeri de Burak Kapacak. Özer’in ne kadar süre sahada kalacağı da şüpheli ! Yani onunla da olmuyor, onsuz da…Kapacak’ı diğer maçlara göre, kendini işine vermiş ve yeteneğini sonuna kadar sergilemeye açık gördüm. Fizik kalitesi de bu düşüncesine çok uygundu. Sadece, gole ve asiste en yakın ayağın kendisi olduğuna dair inancı, bazen değerlendirme hataları yapmasına neden oluyor.

Maçın başında orta alanda Burak Altıparmakve Emirhan, onları forvet arkasından destekleyen Özer ile bağlantıyı kurunca, oyunu yapmak kolaylaşıyor. Bu düzen işte o müthiş 15 dakikayı getirdi…

Emirhan’ın ilerleyen bölümlerde, sahanın her yerinde ve farklı yerlerde dolaştırılmasını da pek anlayamadım. Bir bakıyorum oyunun patronu gibi, bir bakıyorum rakiple savaşmak zorunda bırakılan ve buna uygun olmayan yapısıyla acemi hareketlerin merkezi…Üstelik rakip kaleden uzak kalınca da etkisiz oluyor, işte böyle bir Emirhan izledik maç boyunca...

Deneyimli iki stoper, kaliteleri oranında mücadele verirken, topu oyuna sokmakta yeterli görünmediler. Özer çıktıktan sonra  Burak Altıparmak oyun aklı görevini üstlendi ama vasatın üzerine çıkamadı. Bir de beni umutlandıran yön, özellikle maçın 25. Dakikasına kadar, takımın bir bütün halinde rakip alanda pres yaparak, Tuzla takımını kalesinin önüne getirmeyişiydi.

O da genç ve enerjik kadronun öne önemli kozuydu zaten…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım