GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
12.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.33
ALTIN 496.64
BİST 1.392

Tercihan bir tercüman vakası!

22 Haziran 2021 Salı , 13:26

Bu kadar mı birbirinden ayrı düştü ülkemiz politikacıları ve millet!
 
Hiçbir konuda ortak bir görüş, aynı mantıkla olaylara yaklaşma ve sonunda uzlaşma olmadığı gibi, kamu yönetiminde de sanki uyum yok.
 
Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, görevden ayrılışında Instagram gibi bir sosyal medya mecrasında paylaşmış “at izi, it izine karışmış. Allah sonumuzu hayretsin”  demişti.
 
Aslında kavramlar, mevkiler, yetkiler ve sorumlulukların iç içe girmesiydi bu sözlerin kullanılma nedeni… İşte son örneklerden biri…
 
Bıden-Erdoğan görüşmesinde, Türkiye’nin tercümanı meselesi.

Konu aslında çok ciddi ama, tartışma sürekli başka alanlara, bilerek ya da bilmeyerek kaydırılıyor. Eleştiri ilk olarak muhalefetten ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’den geldi.
 
"Devlet geleneğimizi alt üst ettikleri için, tecrübeli, tutanak tutma mecburiyetinde bulunan bir tercüman yok. Orada ne konuşulduğunun Dışişleri’ne, oradan TBMM’ye getirebilme imkanı ortadan kaldırılmış.”  
 
Yanıt çok sert, hakarete varacak derecede ve buradan politika devşirecek biçimde geldi. Tercüman Hanım’ın (!) Merve Kavakçı’nın kızı oluşu ve başındaki türban nedeniyle böyle bir tepki verildiği, teyzesi ve AKP milletvekili Ravza Kavakçı tarafından şiddetle kınanırken, olaydaki gerçek, adeta bir sis perdesiyle örtülmek istendi. Yetti artık “türban rantı” ile politika devşirme alışkanlığı... Eleştirilerde başörtüsü diyene de hiç rastlanmadı aksine…
 
Dışişleri bürokrasisinden gelme İYİ Parti Bursa milletvekili Ahmet Kamil Erozan ilginç bir saptamada bulundu.
 
"Erdoğan’ın tercümanı..! Biden ile konuştuklarının mahremiyeti konusunda kimseye güvenemediklerinden, tercüme yetenekleri ve gündemdeki konulara hakimiyeti şüpheli, ancak aidiyetinden emin oldukları bir kişiyi (tercüman demek zor) tercih etmişler…” diyor.
 
Merve Kavakçı’nın kızı oluşu, babasının Ürdün vatandaşlığı, kendisinin yüksek akademik kariyeri kimseyi ilgilendirmez. Bu güne kadar hiçbir siyasetçi veya gazeteci böyle bir konu, yani tercümeye dayalı biçimde 20 yıllık İktidar’ı eleştirdi mi? Aslında orada konuşulanlar herkesi ilgilendirir. Hemen her dönemde istesek de, istemesek de, ülkenin kaderini ne yazık ki ABD belirliyor.
 
İşte örnek; dün “Kore’ye asker gönder” dedi, bugün “Afganistan çukurunda kal” diyor ABD… Belki başka talepleri de oldu. Bilen var mı? Yok… İktidar, ilk seçimde demokrasi yoluyla değişti diyelim (bu cümleye bile tahammül yok)       o zaman geçmişteki bu zabıtlar, yeni gelen yöneticiler tarafından tüm gerçeği ile öğrenilemeyecek mi? Lozan gibi, Montrö gibi ülkenin kuruluş ve geleceğini belirleyen antlaşmalar bile satır satırına günümüze kadar gelmişken...
 
Çünkü bu tip görüşmelerin zabıt haline gelmesi için diplomatik dilde kullanılan ifadelerin de bilinmesi gerekirmiş. Yani daha anlaşılır biçimde söylenirse, “tercüme” yerine “tefsir” yapılırmış. Bunun yanı sıra tercüman hanımın simültine (anında tercüme) eğitimine dair bir bilgiye de rastlanmamış.
 
Bu kariyerli hanımefendi, eski diplomat ve siyasilerin belirttiği gerekleri yeterince yerine getirebildi mi? Toplumun ve daha önemlisi muhalefetin hiç öğrenemeyeceği sırlarla mı yaşamını sürdürecek? Konunun aslı bu zaten…
 
Örtüsü, babasının milliyeti ve de çok kariyerli öğrenim yaşamı kendisini ilgilendirir. Yanı sıra, onu danışman yapan merciler için de belki önemlidir!        Benim de özel bir merakım oldu. Annesi İktidar’ın gücü ile sonradan Türk vatandaşı olduğu için merak ettim tabiiyetini! Ama buna dair bir bilgiye ulaşamadım.
 
Bunu merak eden veya yorumlayan, konuya hakim biri daha Aydınlık yazarı Şule Perinçek… Adından bir şeyler çıkarırsınız umarım…
 
“Kimin kızı olmasıyla ilgilenmiyorum... Ama görüşme, Türkiye Dünya ve bölge siyaseti açısından önemli. Dört kişiler… Cumhurbaşkanı’nın yanında eğitimi ne olursa olsun, İngilizcesi ne derecede olursa olsun genç bir bayan.  Dışişleri’nin kaç asırlık bir geleneği vardır. Hangi sözcüğün nerede kullanılacağının bile bir anlamı vardır. O gelenek ve birikim elden ele geliyor, aktarılıyor. Ben de o ocakta yetiştim. Vatanının iyiliğini düşünen herkes bu sorumluluğu taşır. Maaş karşılığı değildir. Fatima Gülham Abushanab o gelenekten gelmediği gibi, bize de yabancı. Uzmanlığı dinsel konular ve ABD devletinin dış bağlantıları gibi... Çok rahatlıkla masanın karşı tarafında da oturabilir sanki... Ablasının Kur'an üstüne Amerikan pasaportunu koyarak çektirdiği fotoğraf, Cumhurbaşkanı danışmanı olduğunda eleştirilmişti. Bu oturum, akademik bir tartışma değil...              O bile olsa... Milli takımda yer alabilir mi? Dışişleri Bakanlığı bunun için var. O kadar eğitim... o kadar emek...yıllar... yüzyıllar...”
 
Sözün bittiği yerdeyiz.
 
 
 
 
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!