GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Titreten bir sonbahar sabahı

18 Ekim 2021 Pazartesi , 14:14

Siyaset dünyasındaki çoğu kez güldüren, biraz da düşündüren haberleri izlemek ile yetiniyoruz sanki…

Belki bu benim için geçerlidir, sizler olağan yaşamınızı mutlu mesut biçimde sürdürüyor olabilirsiniz. Dün sabah, salgının çoğumuzda oluşturduğu, ruh ve beden bozuklukları arasında, kaloriferlerin henüz yakılamadığı ortamda, sisli ve puslu bir sonbaharı yaşıyorum. Bu rutin içinde belki de ilk kez, her zaman açık olan TV kanalında ülkemiz ve dünyanın “para durumunu” veren programı dikkatlice izledim. Kırk küsur yıl önce bitirdiğim eğitimimde, güya biraz ekonomi, vergi ve de iktisat bilgisi almıştık. O dönemde de bu konulara pek yakın olamadığım için aklımdan uçup gitti hepsi.

Bu nedenle Cumhurbaşkanımızı gıpta ile izliyorum. O da bana benzer bir eğitimi, benden bir iki yıl sonra tamamlamış. Ama yine de “ben ekonomistim” diyebiliyor. Nasıl kıskanmam?

Neyse yine ekran izlenimine döneyim. İlk kez bu denli dikkat kesildim yorumcuya… Çünkü piyasanın içinde ve her daim ekranda… Özellikle döviz artışlarındaki nedenler ve ilerisi için öngörüleri ilk kez bu kadar can kulağı ile dinliyorum. Dövizdeki dalgalanma ve yükselişi, ABD dolarının tüm dünyada değerlenmesi ve de petrol varil fiyatının artışı olarak açıkladı. Bir de şu saptamayı yaptı. “Kısa süre içinde ülkemizdeki dolar artışı yüzde 12'ler seviyesinde olduysa bunun ancak yüzde 5'lik kısmı dünyadaki dalgalanmadan. Geriye kalan yedi ve üzeri yükseliş bizim politikalarımızdan kaynaklı" dedi.

Şimdi bu içten açıklamanın bize yararı var mı? Ona bir bakalım ama, bence yok. Sokaktaki adam, genç ve çocuk bile bunu biliyor zaten… Futbol antrenörü değiştirir gibi MB başkanları değişirse, iğneden ipliğe, pirinçten samana her ürün dolar cinsinden ithal edilirse olacağı budur zaten…

Gördünüz mü sebepleri buluverdim bir çırpıda… “Sakın ola 'çözüm nedir?' sorusunu sormayın bana… Büyük vebal altına girerim! Ama şu da bir gerçek, hemen hepiniz benden iyi biliyorsunuz da “ne olur, ne olmaz, tarih tekerrür eder diye düşünerek” çözümü konuşmuyorsunuz.

Bu kadar karamsarlık yeter diyeceğim ama böyle kapalı ve kasvetli bir havada da olmuyor bir türlü… Hadi ülke yönetiminden geçtim, konuyu Bursa’ya getireyim desem yine elimden, pardon ağzımdan olumlu bir şey gelmiyor. Ama tutunacak bir dalım var, o da mesleğimin halâ gazetecilik olduğu. Son 4-5 yıldır göze çarpan bir proje, kent yararına bir gelişme ve de Bursa’ya hakkı olanın verilmesi gibi bir olguya da rastlamadık çok şükür!

Sağa baksam eleştiri, sola baksam öfke, ama geçinip gidiyoruz.
 
Batıya bakınca kıskanılacak durumdayız yine de

Söz kıskanmadan açılınca çenem de açılıyor. Hele TÜRGEV kurucularından Bilal Erdoğan’ın vakfın bir spor etkinliğinde, gençler ile olan diyalogu insana ilham veriyor bu konuda… Üstat diyor ki “söyleyin bakalım sizin burada karışık kuruşuk bir işiniz oluyor mu? Öyleyse neden eleştiriyorlar? Sizi kıskanıyorlar mı yoksa?” Gençlerden toplu biçimde… “eveeettt, eveeettt…” sesleri geliyor. Çocuklar haklı, okullarını bitirdiklerinde istedikleri işe girebilme şansları, diğerlerine oranla daha yüksek. Okuyorlar ise yurt bulmada sıkıntı da yok. Çalışıp deneyim kazandıklarında, bürokrasinin en önemli görevleri için isimlerini söylemeleri bile yeterli. Bu kadarı da yetmez mi kıskanılmaları için?

Aslında tüm ülke olarak kıskanılacak seviyedeyiz diyecek ve örnek verecektim. Hani o döviz artışını ve nedenlerini izlediğim kanal var ya, dış dünyadan da haber veriyor. Örneğin ABD, Almanya ve Rusya’daki tam aşılanma oranı bizim seviyemiz veya bir tık üzerimizdeymiş. Olgu sayısı da bizden hiç aşağı değilmiş. Üstelik bu ülkeler aşıya ulaşma, hatta üretme konusunda da bize göre çok yetkinler. O zaman biz neye üzülüyoruz ki salgın kayıplarına!

El alem bizi kıskanıyor, biz de onları. Kıskan, kıskan nereye kadar?

Yine baltayı taşa vurdum değil mi?

Sonbaharın o huzur veren hüznünü, dinginliğini yaşamak varken, kalemim pardon klavyem yine fesatlığa kaçtı ve de konu geldi yine “kıskançlık” üzerine yoğunlaştı. Ama en azından içimdekileri sizinle paylaşarak biraz rahatladım. Size de tavsiye ederim.
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava