GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
17.02°
Parçalı Az Bulutlu
DOLAR 8.55
EURO 10.09
ALTIN 495.39
BİST 1.352

Uçuyoruz ama neden?

17 Mayıs 2021 Pazartesi , 14:06

Kısıtlamasız sokağa çıkma serbestisinin dün ilk gününü yaşadık.

Biz kim miyiz? Yaşı 65 üzeri olanlar. Ne çabuk unuttunuz, sokakta göremeyince unutuluyor sanki insan! Böyle bir özgürlüğe kavuşunca ne denir?

Ben sordum ben cevaplayayım hemen… “sevinçten uçuyoruz.”

Uçmak fiili mecazi anlamda burada… Ne kadar da çok yerde kullanılır bu kelime… Mesela, ülkenin tek ve en yetkili yöneticisi çıkar ve gür bir sesle “Önümüzdeki yıl Türkiye’nin ekonomide uçtuğu bir yıl olacak” der ve seçmenin coşkulu alkışını, orada olmasalar bile kulaklarında işitir!

O sırada emekli bir vatandaş, ikramiye için girdiği sıra kendisine gelip, parasına kavuştuğu an, önce etekleri zil çalar, ardından tebessümü ile çevresindekilere “sevinçten uçma” halini gösterir.

Üniversite öğrencisi, ekranda gördüğü bir haberde, kredi borçlarının yine ertelendiğini duyunca önce “heyytt  beee… Yine yırttık” der sevinçten uçmaz ama havaya sıçrar.

Velhasıl, bu uçma kanat marifeti ile değil, gönül sefası ile olur!

Zaten, yaşamın bir parçasında uçma duygusu ile tanışmışızdır hepimiz…

Dört ayda 61 kişi uçmayı başarmış!

Bu kadar cümleyi heba ettikten sonra, meramımı hemen arz edeyim.

Yine bir uçma hikâyesi ama biraz iç burkucu, biraz mizah kokulu, daha fazla da gülerken ağlanacak bir duruma düşülen gerçek bir olay.

Gazetenin biri başlığı “Zafer Müteahhit’in” diye atmış. Haber TV ekranlarına düşünce konuyu bilsem de daha iyi anlama şansım oldu.

Bu arada belirteyim “müteahhit” kelimesini yazmak ve okumak bana zor gelir. Ben Türkçe biçimde “yüklenici” kelimesini kullanıyorum ama bu da tam oturmuyor sanırım. Yaşadıklarımıza bakılırsa geçmişin mütayitleri (genelde bu şekilde telaffuz edilir) sıfatlarının tersine, hiçbir şeyi yüklenmiyorlar artık!

Ama bunu her yüklenici için değil, bir kısmı ve talihli olanlar için kullandım.

Efendim olayı belki de bilenleriniz olabilir. Kütahya-Afyon-Uşak illerinin yararlanması için yapılan bir havaalanı var. Yap-işlet-devret modeli ile inşa edilmiş. Aslında gerçek pek de öyle değil. Bence “yap, işletmeyi yüklenme,  garanti ücreti Devlet kasasından tahsil et” modeli bu yapılan.



Şimdi gelelim ayrıntılara… Karar Gazetesi yazarı ve ekonomist İbrahim Kahveci’nin araştırmasına göre, bu üç ilin nüfusunun toplamı 1 milyon 3 yüz bin kadar. Uçuş için bir yıllık garanti verilen kişi sayısı da 1 milyon… Bir yıl önce bu rakamın yanına bile yaklaşılamamış. 2021 yılının ilk dört ayında ise uçan kişi sayısı tamı tamına 61 (yazı ile altmış bir) kişi olmuş.

Ödenen meblağı vallahi unuttum! Aklıma gelirse sinirden uçan tekme atmaya kalkar, bir tarafımı da sakatlayabilirim.

Bu işte de bir bit yeniği, pardon bir “uçuş” var. Ama uçuş var, uçuş var…

Dört ayda sadece bir seferde uçabilecek kadar yani 61 kişi taşınmış. Karşı uçuşu da sanırım uçak mürettebatı yapmış. Garanti ücretlerde tıkır tıkır ödenmiş.
Havaalanının adı “Zafer” olduğu için gazete bu başlığı atmış zaten.



Şimdi gelelim uçanlara… Burada sevinçten uçan kim ? Bence hiçbir şey yüklenmeyen yüklenici! Bir de dışarıdan bu üç kente gelen 61 yolcu.

Unuttuklarımız da var uçanlar arasında… O da vergilerimiz ile Devlet’in kasasında toplanan, sonra da birkaç müteahhitte verilen milyon dolarlar!

Tam özgürlümüze kavuştuk, uçamasak da evin çevresinde bir tur atsak diyerek umutlandığımız bir günde,  hevesimizi kursağımızda bırakacak işte bir gerçek… Bu rezil olaydan yani kıssadan hisse çıkardığım için, ben de oluşan bir duygu ile yine de mutluyum. Uçamam ama, en azından içim ferahlar.


Yarın 19 Mayıs… Ulu Önder’in “doğum günüm” dediği ve bu ulusun kurtuluş mücadelesine adım attığı tarihin üzerinden tam 102 yıl geçmiş. Bu günleri ve yaşananları bir kez daha hatırlayınca, o mübarek insana ve kader arkadaşlarına karşı sevgimiz de artarak büyüyor… Onların yaptıklarını bir kez daha içimizde yaşadığımızda yüreğimiz pır pır ediyor ve adeta göklere uçuyoruz.

Bizim uçuşumuz bize yeter.  Gerisini yiğidi bir kuru soğana muhtaç edenler ve de bütçeyi soyup soğana çevirenler düşünsün.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım

Sosyal devlet ya da..!

Bahar gelir mi?