GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
3.02°
Açık
DOLAR 9.49
EURO 11.04
ALTIN 548.03
BİST 1.519

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

6 Ağustos 2021 Cuma , 14:30

Bu içten ve de slogan olmuş, saf, temiz ve de sorumluluk anlatan kırsal kesimden yükselen repliğe gülerken, ülkemizin geleceğini görüp hüzünleniyorum da. Bu replik, bana başka gelişmeleri de hatırlatıyor.

Bu nedenle, başlığı günümüze uyarlayıp, Milli Eğitim Bakanı Prof.Dr. Ziya Selçuk’un istifasının kabulü için kullandım.



Üç yıllık bir yönetim, ya da yeni bir rejim… Adını ezberleyip içselleştirmede zorlandığımız bir hükümet modeli. Yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve onun kabinesi diye tanımlamak sanırım en doğru ve kolayı. 2018 yılının Temmuz ayından beri bu kabine hüküm sürmekte ve yönetilmekteyiz.

Yürütme görevini bu kabine ile birlikte ama tek sorumlu olarak sürdüren  Sayın Cumhurbaşkanı, özellikle kriz anlarında, ekibini elinde tutma konusunda çok titiz ve kararlı olmasına ve de bunu bir zafiyet gibi kabul etmesine karşın, bu heyet üç yılda tam dört istifa gördü.
 
Üç yılda dört kayıp, iki kadın ve iki erkek
İstifasını, pardon(!)  görevden affını isteyen Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak, aileden olmasına rağmen siftahı yaptı. Yaptı ama meramını ve çekilme isteğini anlatacak mecra bulmakta çok zorlandı. Hem bakanlığının öneminden, hem de yanlış politika uygulama tartışmaları sonunda alınan bu kararın açıklanması bir süre gecikti. Bu karardan piyasaların etkilenecek olmasıyla da, duyurunun gecikmesi normaldi. Ama tam 28 saat iktidara yakın yayın organlarının üç maymunu oynaması da bu güne değin görülmemiş bir olaydı. Bu durum bizlere de bir ilki yaşattı. Az daha unutuyordum, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da, salgının ilk aylarında istifasını göndermiş, umumi istek üzerine ve de tek yetkilinin kabul etmemesi ile yerinden kalkamamıştı. Aradan uzun sayılabilecek bir zaman geçti. Kabine mensubu seçildiğini, durakta taksi beklerken haber aldığı söylenen Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, gelişindeki gibi pek de rastlanmayacak biçimde, kendi şirketinden kendi bakanlığına ürün satışı yapınca ortalık karıştı. Üstelik bu ürün de, yüz yılda bir rastlanacak salgın döneminin can damarını teşkil edecek türden olunca, istifa mı etti, etmesi mi istendi bilinmez ama “kabul töreni” kısa sürdü!

Sonra da bakanlık sayısının artırılması gibi güzel bir gerekçe ile Çalışma, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ikiye ayrılarak, tek başına bu görevi ifa eden Zehra Zümrüt Selçuk Hanım, kamuoyuna açıkladığı “yoksulluk çeşitleri” ve de kamu emekçilerinin toplu sözleşme görüşmeleri sırasındaki “açık mikrofon başarıları ile!” saf dışı bırakıldı. Sonuncusunu da, “böğün canlı ders va mı” diyen küçüklerin geleceğini belirlemesi beklenen Milli Eğitim Bakanı yaşattı. Selçuk için kusur bulmak oldukça zor! Çünkü salgın döneminin zorluğundan, göze çarpan bir yanlışı, ya da doğrusundan söz etmek güç. Yetkisi konusunda da en az diğer bakanlar kadar özgürlüğü olduğu için, sadece eğitimdeki “özel sektör” ile “kamu eğitimciliği” arasında sıkışmasını gösterebilirim. Terbiyesizlik yaparak “mektepler olmasa Maarif’i çok iyi yönetirdi” demeyeceğim. Evet sevgili küçüğüm;  “böğün canlı ders” yerine bir istifa var. Hem de sizin bakanınızınki ve de kabul edildi. Bakalım şimdi ne olacak?

Yerine gelen de bakan yardımcısı Prof.Dr.Mahmut Özer’miş. Özer hakkındaki bilinenlerin başında elektrik ve elektronik alanında yüksek mühendis olduğu… Üniversitelerde kariyer geliştirdiği ve de rektörlük yapması önemli. Bir ara Üniversiteler Arası Kurul başkanlığı da yapmış. Daha da önemlisi ÖSYM Başkanı olarak da görev alması… Eğitimci değil ama, elektrik-elektronik konularında uzmanlığı, sonradan da olsa eğitim konusunda önemli görevler üstlenmesi dikkat çekici. Belki de bundan sonra “elektronik ortamda canlı ders” konusunda belirgin bir canlanma olur da biz de kıvanırız.



Tüm bu kariyerli geçmişe bir ilave de ben eklemek ve de yorum yapmak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, kabinesindeki bakanların yanına kesinlikle güvendiği ve bire bir tanıdığı isimleri yardımcı olarak atıyor..Ve de bu yardımcıların mutlaka bir başka kurumda yönetim kurulu üyeliği bulunuyor. Güven ve bunun ürünü ikinci aylık gelir temel kural! Buradan nasıl bir yorum çıkar? Böylesine güvendiği bir kişi Bakan Selçuk ile çalışırken, alınan ya da alınamayan kararlarda etkin olmaz mı? Belki de bir çok karar Özer tarafından önerildi ve uygulandı. Bu durumda Sayın Mahmut Özer, Ziya Selçuk’tan ve de özellikle salgın dönemindeki eğitim biçimi konusunda, daha mı özgür hareket edebilecek? Daha yerinde kararlar mı alacak ?



Uzatmamayım ve  bizim kırsal kesim öğrencimize  yanıt vereyim:

“Sevgili güççüğüm, böğün canlı ders yerine, canlı istifa ve atama vaa… Hayırlı ossun emi…”
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…