GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

11 Ekim 2020 Pazar, 18:40

Bu yorumu Rusya maçından sonra yazmak isterdim ama, yetiştirmek adına maçtan önce yazıyorum Almanya karşılaşmasını izlemiş biri olarak…

Sakın ola, bu maçtaki üç golü, mücadeleyi ve rakibin ekolüne bakarak övgü düzeceğimi sanmayın. Sadece bazı gerçeklere farkındalık yaratmak amacındayım. Başlıkta anlatmak istediğim aslında şuydu; çoğunluğu futbola ülkemizde başlayan, eğitimlerini almış ve Avrupa’ya transfer olmuş gençler oluşturuyordu bu takımı…Yakın geçmişte Avrupa kulüplerinde oynayarak A Milli Takım’a gelenler, genellikle yurt dışında doğup büyümüş ve futbolu öğrenmiş çocuklardı. Şimdi oran tersine döndü…

Ülkemizde başlayanlar ağırlıkta, hem de sayının yanında futbol olarak da…

İşte o zaman durup, düşünmemiz gerek, hem de “alt yapıya eğilmiyoruz, iyi yetişmiyorlar” falan masalları ile tartışmalar yaptığımız bir ortamda…

Sorun, her konuda olduğu gibi profesyonel futbolda da bitmez. Ama sistem iyi kurulursa, hem gençlerimiz adına, hem de kulüpler için önemli yarar sağlar. Öncelikle, “profesyonel futbol branşı” olan spor kulüplerimizin yönetim yapısı ele alınmalıydı. TBMM alt komisyonlarında uzun yıllar bekleyen, ele alınamayan iki yasa teklif ya da önerisi vardır. Biri “süper marketlerin, şehir dışında faaliyet göstermesine” dair olan, diğeri de “Spor Kulüpleri Yasası.”

Önce kulüpler standart bir yapıya kavuşacak, bütçelerin denetimi sağlanacak, bir şirket gibi planlama yapılacak ve gençlerin eğitimi de bunun içinde yer alacak. Şimdiki gibi, futbol şubesini şirketleşip kişilerle yatırım ortaklığına girenlerle, dernek statüsünde kalan ve üye oyları ile geleceğini belirleyen kulüpler yan yana aynı ligde olmamalıydı. Daha kötü örneklere de rastladık bugüne kadar…Eski kulübü ve onun alacaklılarını kaderine terk ederek, bir başka kulüp bünyesinde işe başlayıp, sonra da isim değişikliği yaparak eskisinin adını sürdüren “namuslu!” kulüpler var. Bunlar da aynı ligde oynuyor.

Bu kadar düzensizlik içinde, Çağlar, Cengiz, Enes, Yusuf Yazıcı, Zeki, Umut Meraş, Okay, Ozan Kabak ve Merih gibi oyuncular Avrupa’da oynayarak, A Milli Takım formasını büyük bir hevesle giyiyorsa, sistemli bir kulüp yapısı ile Avrupa’ya daha fazla “ihracat” yapılır. Gereksiz futbolcu “ithalatı” ile kasalar boşalmaz. Uyanık bazı futbolcu simsarlarının oyuncağı da olmaz kulüplerimiz…

Bu arada, Bursaspor’u canı gibi sevenlerin bir bölümünün dudak kıvıracağı bir noktaya da değineyim istedim. Siz nasıl yorumlarsınız bilemem ama, ben Almanya maçındaki kaptan Ozan Tufan ile bir Bursalı olarak gurur duydum. Durgunluk ve moralsiz döneminde  “gelecek planlaması” yapmaması olumsuz bazı hareketleri nedeniyle çok eleştirmiş ve Enes ile kıyaslayarak iki farklı örnek sunmuştum. Ama, sonraki değişim beni çok etkiledi. Dilerim, gerçekten de geleceğini planlayarak, menajer ağına düşmeden parlak yıllarının sayısını artırır. Şunu da belirteyim asıl gurur kaynağım, Sedat Özden’den sonra A Milli Takım kaptanlığını yapması ve uzun süre de yapacak olması… “Bursaspor’dayken bu onurlu görevi yapsaydı” diyenleri duyar gibiyim.

Yazımın başında belirttim, bazen genç futbolcular, ülke futbolundan daha önde koşuyorsa, Ozan da eski takımından önde koşmuş demek ki!

Ah Bursaspor!..

Hani denir ya “ onunla da olmuyor, onsuz da…” Bursaspor şimdi o konumda. Tek adaylı genel kuruldan çıkan cesur bir yönetim…Genç bir teknik adam, onu asiste eden diğer bizim çocuklar…Anlı şanlı teknik direktörlerden, ünlü futbolcu eskilerinden sonra, “aslan yürekli alt yapı gençlerinden” kurulu bir takım.

Bir iki çatlak ses çıkarana da taviz vermeyen bir teknik kadro… Serdar için sözüm yok, duyduklarım doğruysa gitmek için bahane arıyor, gidebilir ama kulübü zora sokmadan… Ama Sedat Dursun için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Hataları hem saha içinde hem de dışında olabilir. Ama bir şansı daha hak ediyor. Otoriter teknik adam tipi çizen Mustafa Er biraz tolerans göstererek, bu kendi çocuğumuzu kazanmalı…Neden? Bir kere yılların emeği var, bir başka açıdan da bakılırsa gerektiğinde, daha az hata yapacağı orta alanda da görev yapabiliyor.

Kulüp için ne söyleyebilirim, bilemiyorum…Kimsenin de bildiğini sanmıyorum. Hele hele 3 puan daha silinmesinin önleneceği yolunda bir ışık da alamadım. Geriye, geçmişin hatalarını ortaya koyup, en azından bir daha yapmamak konusunda tedbirli olmak kalıyor. İleri dönük, umut verici bir gelişme, “dernek yapısı” ile mümkün olamayan çözümlerin nasıl gerçekleşeceği konusunda karar almaya kalıyor!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!