GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
15.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.36
ALTIN 496.84
BİST 1.392

Uzak ülkenin başkanı!

8 Temmuz 2021 Perşembe , 16:43

Deryalar aşılarak gidilen uzak bir ülke…

Neresinden baksanız kesinlikle bir garabet göze çarpıyor. Doğal kaynakları bol ama kendisi çıkarıp satamıyor. Yakın komşularının yanı sıra, kendinden iyice uzaklaşan dünya devi bir emperyalist devlet ile de arası iyi değil. Bu nedenle, desteği ve mutluluğu çoook uzaklarda arayan bir lideri olan bu ülkeni adı da Patagonya…
 
Durum böyle olunca görünen, ya da görünmeyen bir ambargoyu sırtında buluyor bu ülke ve lideri... Attığı yanlış adımlarla ne İsa’ya, ne de Musa’ya yaranabiliyor. Birini hoş tutmak için yüklüce bir alış veriş yapıyor, diğeri kızıyor. Hadi diğerini de mutlu edeyim derken ipler iyice kopuyor! O arada beklenmeyen bir salgın ortaya çıkıyor ve ne yapacağını bilemiyor. Ekonomi konusunda eline su dökecek kimsenin olamayacağını da iddia ediyor ama, rakamlar bunu da yalanlıyor. Sadece üç yılda ve yüzdeye vurulduğunda eskiye oran ile ülkesinde yüzde 60 artan bir enflasyon yaşanıyor.
 
Salgından söz etmiştim... Burası bakın çok önemli! Kendi ülkesinde vatandaş yeterli test olanağına ve de aşılamaya sahip olamadan, bu tipik başkanın en yakınları, okyanuslar aşarak bazı yeni dost ülkelere elleri boş gitmiyor. En azından çantalarına biraz maske, biraz aşı, biraz da, pudra şekeri yerine gül suyu koyup götürüyor! Dönüşte ne getirdikleri önemsiz zaten…
 
Bu güçlü ve şanslı lider her türlü sıkıntıya, emperyalist eski dostunun presine dayanamıyor, sevgi ve ilgiyi binlerce kilometre uzakta aramaktan başka çare bulamıyor. Makul bir nedenle böyle bir davranış içine giriyor. Yer altı zenginliklerini henüz yeryüzüne çıkaramadığı için, ilk insanlar gibi takas ekonomisi ile ülkesini ayakta tutmaya çalışıyor. Henüz para icat edilmediği yıllardaki gibi al gülüm-ver gülüm sistemi ile halkını en azından açlıktan korumaya çalışıyor. Bu arada içerde doğal olarak kontrol elinden çıkabiliyor. Yolsuzluklar su yüzüne çıktığında, en azından susarak bundan korunabiliyor. Zaten, eski dostlarının ifadesine göre, ilahi bir sevgi ile kendisine bağlı olan seçmeni ve diğer halk grupları şimdilerde ondan ilahlar kadar korkuyor.
 
Bu sırada ülkesinde, şaşırtmayan, ama acı biçimde güldüren mizahi olaylar da ortaya çıkıyor. Mesela, eşini doğrayan katiller, “iyi hal” ile ağır cezadan kurtuluyor. Ağzını açabilen ve de “bu ülke artık yaşanmaz, eve ekmek götüremiyoruz” diyen sade vatandaşın en azından ifadesi alınıyor. Vatandaşına et dağıtmak isteyen kurumlara önce izin verilmiyor, sonra da “buyurun geçin” deniyor. “Aşımız yeterli değil, işimiz çok fazla” diyebilen hekimlere soruşturma açılabiliyor. Otobüs terminalindeki aşı stant görevlisi, yanından geçen değnekçiye özenerek, “Sinovak var… Biontek var… Aşı var aşı…” diye hem çağrı yapıyor hem de eğleniyor ama, kendisine yine soruşturma açılıyor! Önce kayyum olarak belediye başkanı olan vali, yerine seçilerek gelen başkan tarafından usulsüzlükle suçlanınca, soruşturma görevi aynı valiye veriliyor!

Bazen bu uzak ülkenin yalnız başkanı sıkıntısını azaltmak için, büyük bir araç kafilesi ile dost ve yakın bir ülkeye gezmeye gidiyor. Giderken uçağa bineceği hava limanı için “Burada hava alanı mı vardı, yine biz yaptık” dediğinde, yanındakiler yan tarafa dönerek gülmekten kaçıyor! Oysa söz konusu hava alanının, 65 yıl önce yapıldığı ortaya çıkıyor. Olsun buna da aldırmıyor ve başını göğe kaldırarak derin bir nefes alıyor. O sırada, göklerde uçuşan küçük ama işlevi büyük silahlı araçları görüyor ve yeni hayallere dalıyor. Tank diyor, top diyor… Uçağın kalkışı ile yine kendine geliyor ve de bir projeye adım atma kararı alıyor. Talimatı hemen veriyor. Örneğin “ bu gökyüzünde beş şeritli bir yol açacağız” diyor ama etrafında şaşıran olmuyor. “derhal efendim” diyen kifayetsiz yetkililer hemen harekete geçiyor!
 
Bazı günler, dolu bir salonda, hınca hınç bir alanda sevgi gösterisi yapan bendelerini görünce coştukça coşuyor. Dev ülkelerin bir salgınla bile ne kadar sarsıldıklarından örnek vererek “onlar test için bile para alıyor. Aşıyı da hiç sormayın, yüz sterlinler, 50 avrolar gırla gidiyor…” derken özellikle susuyor… Cümlesini,  kendisine ilahi aşkla bağlı halkının tamamlamasını ister gibi bir anda kendinden geçiyor ve “… aşımız da var, yiyecek aşımız da var. Hem de bedava“ dediklerini duyar gibi oluyor ve onları selamlıyor. Söylediklerinin pek de anlamlı olmadığını hatırlatma cesaretini bulan bir iki yakınını dinleyince de, bir konuşmasında “ tüm ülkeler gibi biz de aşıyı ücretsiz yapıyoruz.” cümlesi ile durumu kurtarıyor.
 
Bu uzak ülkenin yalnız lideri, çok farklı bir hayal gücüne sahip gerçekten de... Bir bakıyorsunuz Ortadoğu’daki bir görkemli mabede aklı takılırken, Güney Amerika’daki Aztek medeniyetine kadar astral seyahate çıkabiliyor. Çocukluğundan beri kurduğu hayallerini teker teker gerçekleştirmenin mutluluğu ile, “bu pahalılıkta eve ekmek götüremiyoruz “ diye bağıran, sınır kapılarını zorlayan halkına kulak asmıyor. Bazen de bu gerçekleri anlatan çıkabiliyor kendisine… İşte o zaman rahatlamak için kafasında yeni bir proje devreye girebiliyor. Okyanus kıyısındaki ülkenin en sakin, denizi temiz ve ıssız bir koyunu seçiyor. Değerli ve dünyanın öbür ucundan gelebilecek, kadim dostlarını ağırlamak için binlerce metrekarelik kapalı alana sahip, mütevazı bir dinlenme evi yaptırıyor!
 
Malum, tüm dünyanın her daim gözünü diktiği ve çıkacak kararları beklediği, en büyük emperyalist ülkenin gözbebeği ve ismi White House olan yapıttan ilham alarak, ama bu binadan misliyle büyük bu projesine, sade ama anlamlı biçimde konuk evi diyebiliyor. Bu güzel gelişmelere karşın, nedense işleri bir türlü rayına giremiyor. İsteğini anında yerine getiren bendeleri ve kadrolarına rağmen, yakın çevredeki ülkeler ve halkının büyük kısmı ile sıcak teması yakalayamıyor.
 
..Ve bir gün yine sıkıntı ile uyandığında rüyası gözlerinin önüne geliyor. Yine tartışmalı bir haftanın sonunda, açacağı yeni sarayının töreninde sadece bir devlet adamı vardır. Binlerce kilometre uzaktaki bir ülkenin, itibarsız, yetersiz lideri, petrol ve altın içinde yüzen ama bahtsız bedevi kılıklı dostu karşısındadır. Ülkesinden kaçmış, “madura” olmuş ve iltica etmeyi bekliyor!
 
NOT: Toplumumuzun büyük bölümünün sevemediği, buna karşın müthiş bir mizahi yeteneği olan Aziz Nesin’in dün ölüm yıldönümüydü. Ona atfederek, hayalî bir kısa hikâye yazmak istedim sadece…
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!