GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Veresiye vere vere…

1 Ekim 2021 Cuma , 15:55

Çok münafık bir iktisat profesörü var. Adı da Veysel Ulusoy. Kısa adı ENAG olan (Enflasyonu Araştırma Grubu) bir de organizasyon oluşturmuş. Adamlar işlerini güçlerini bırakmış, çarşı-pazar dolaşarak, fiyatlara bakıp gerçek enflasyonu belirlemeye çalışıyor. Ne kadar da gereksiz bir iş değil mi?



Ama galiba değil. Veysel Hoca bakın açlık-tokluk tartışmasına yeni bir boyut getiriyor. Çünkü vatandaşın alım gücünü yerinde inceliyor. Diyor ki “ Türk mutfağında artık porsiyon artmıyor, küçülüyor. Yemek öğünü ikiye düştü. Karın doyurmak yok, karın şişirmek var.”



Bu porsiyon göndermesi kime yapıldı bilemem, zaten bilsem de, ucu yükseklere gider de başıma iş açarım yoksa… Şaka bir yana, Ulusoy’un söylediklerine katılmayı bırakın, biz de yaşayıp görüyoruz. Bu söylediklerimi destekler biçimde, bu kez yemek dışındaki diğer ihtiyaçlar için de sıkıntı iyice büyümüş.

Kenar semtlerde bu gün de yerini koruyan  “veresiye defterleri” artık çevreye de yayılmaya başlamış! Örnek mi, hemen vereyim.

Son haber kadın kuaförlerinden. Cazibelerini yitirmek istemeyen kadınlar, bir yolunu bulmuş “kuaför” ücretini deftere yazdırmaya başlamış İstanbul’ da… Kuaför ne yapsın, yazmasa deftere, müşteri gidecek ellere!

Cefakâr bakkal amca için ne demeli? Yıllardan beri TBMM alt komisyonunda bekleyen “Süper Market Yasası” çıkarılamadığı (!) ve de kent içinde ulaşılabilir uzaklıkta kurulan, aslında buralarda kurulması sakıncalı olan bu dev kuruluşlar parsayı topluyor. Bakkal için müşteri artık aslanın ağzında, alacak biriktikçe birikiyor ama yine de yazıyor deftere… Salgın döneminde, Millet İttifakı belediye başkanları, sokaklarda dolaşarak yeni bir heves ile borçları sildirip, bakkal esnafının bir kısmını rahatlatmıştı büyük kentlerde… Diğer meslek grupları da bundan görerek, “nasıl olsa belediyeler var, onlar kefil olur” düşüncesinde mi de veresiye defterini icat ettiler, bilemem.

Bitmedi… İYİ Parti Genel Başkanı ve de “potansiyel başbakan adayı” Meral Akşener yurt gezilerine devam ederken bir işyeri çok dikkatini çekiyor. Burası bir eczane, yani can sağlığı söz konusu. Bir de ne görsün, eczacı tutarı 150 bin lira olan veresiye defterini önüne koyuyor. Akşener de şaşırıyor. Belki de “ bu başbakanlık işi giderek daha da zorlaşacak galiba” diye düşünmüş olacak ki, gazetecilere bu olayı anlatmış. Yani artık ilaç mı alacaksın “yaz deftere, öderim bir daha sefere” denecek ve iş çözülecek!



Bitmedi, bir örnek daha var diyeceğim ama biraz çekiniyorum!

Önce biraz neşemiz yerine gelsin siz de içinizden fısıldayın bu türküyü…

“Veresiye vere vere kalmadı, kalmadı… Allah canımı almadı almadı oyyy”

Olay Kahramanmaraş’ta geçer. Polis bir fuhuş operasyonu yapar. Olayın kahramanları gözaltına alınırken dikkatli bir memurun gözüne bir defter takılır. İçine bakar, şaşırır ama görevini de yapar. Bulduğu delil, bir veresiye defteridir. Tarihe geçecek bir olaya tanık olmuştur.



Söz bitti, şimdi sadece yazı var dostlar!

Özel sektör konutları kamulaştırıldı
Özel sektöre ait toplu konutların kamulaştırılması için referandum yapılmış ve sandıktan yüzde 60 oranında “kamulaştırılma” çıkmış. Çünkü konutlar uzun yıllar görülmemiş sel felaketinde evsiz kalanlara verilecekmiş. Diğer yüzde 40 neden evet dememiş o da bilinmiyor. Biliyorum merak ettiniz bu olay nerede olmuş diye. Hemen belirteyim, bizim ülkemizi her fırsatta kıskanan Almanya’da…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava