GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
4.02°
Açık
DOLAR 9.51
EURO 11.05
ALTIN 549.43
BİST 1.519

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

2 Ağustos 2021 Pazartesi , 15:29

Ülkemizin şu an bir numaraları sorunu ve gündemi, seri halinde yanan güney ormanları… Canlı kayıpları ve kül olan milli servetimiz.

Konu, kötü niyete, istismara ve de siyasete malzeme olacak kadar da elverişli!

Örnek mi? Sayın Cumhurbaşkanı Marmaris’te yaptığı açıklamada, sabotaj ihtimali için “bazı emareler var. Araştırıyoruz.” dedi ve yangınların başında gerekli biçimde müdahale edilemeyişinin müsebbibi olarak THK ve yöneticilerinin uçak teknolojisini yenilememiş olmasını gösterdi. Yani, bir yanı ile ihmal ya da suçlamayı bir tarihi kuruma gönderirken, öte yandan terör örgütünün sabotajı ihtimali ile de siyasi açıdan alan kazanmaya çalıştı! Muhalefet ve özellikle CHP tarafı da ısrar ve inatla, yangına ilk müdahale sırasında sadece tek uçağın devrede olduğuna işaret ederek, “neden bu konuda farklı uçak sayıları veriyorsunuz. Yunanistan’da bile 20 küsur uçak varken, Türkiye’de neden yok” suçlamasını getirdi. THK’nu da şiddetle savundu. Yani her iki siyasi tarafın argümanları “ihmal” ve de yeterli duyarlık olmaması üzerine yoğunlaştı.



Bu durumda, daha tarafsız olmaya çalışan ve de bu yönde emek vermiş, dirsek çürütmüş isimlere kulak vermek gerekir diye düşünenlerdenim.

İşte bilimsel temele dayanan tezleri ile iki ismin beyanları…
 
Tavşanoğlu: Bu yangınların daha şiddetlisi de olabilir
 Bir haber sitesine konuşan yangın ekoloğu ve Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu, iklim değişikliğine dikkat çekerek bu yangınların daha da şiddetlisiyle karşı karşıya kalabileceğimizi belirtiyor.



“Gelecekte dikkatli olmamız için bize bir mesaj bu yangınlar... İklim krizinin ana sonuçlarından biri aşırı hava olaylarının artması… Bu durum kendini İç Anadolu’da kuraklık, Akdeniz’de şiddetli yangınlar olarak gösteriyor.”

Bilimsel temele dayanan bu tezin yanı sıra eleştiri de yapan Tavşanoğlu, yangınların şehre ve köylere inmesi konusunda devletin hazırlıksız olduğunu da es geçmiyor! Benim buradan çıkardığım sonuç, plansız yapılaşma ve rant için konutların orman alanlarına yakın inşa edilmiş olmasını ima etmesiydi. Belki, yetersiz ve geç müdahaleyi de kastetmiş olabilir.
 
“Akdeniz’de ağaç dikmek çözüm değil”
Tavşanoğlu ve diğer bir bilim insanı Prof. Dr. Doğan Tolunay’ın bazı tezleri beni daha da şaşırttı. Tavşanoğlu’nun Akdeniz bölgesi için uyarısı : “Akdeniz’de yangınlardan sonra ekosistem büyük ölçüde kendini yenilediği için tekrar ağaç dikmek gerekmiyor. Bir de ötesinde ağaç diktiğinizde oradaki bitkileri, mikroorganizmaları ve topraktaki tohumları da yok ettiğiniz için o ağaçlara asıl o anlamda olumsuz etkilemiş oluyoruz. O nedenle ekologlar olarak eğer biyo çeşitliliği korumak istiyorsak ağaç dikimini önermiyoruz.”



İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay’a göre de, yanan ormanların mümkün olduğunca ağaçlandırma yerine doğal yollarla gençleştirilmesi gerekiyor.

Tolunay, orman yangınlarından sonra yanan alanlar için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini şöyle ifade ediyor: “Ülkemizin toplam orman alanı 22,9 milyon hektar. Bunun 5.9 milyon hektarı meşe, 5,6 milyon hektarı ise kızılçam ormanlarından oluşuyor. Kızılçam ülkemizin en geniş yayılışa sahip ikinci türü ve tamamen doğal. Kızılçam ekolojik istekleri gereği Akdeniz ikliminin hakim olduğu Ege ve Akdeniz bölgelerinde yayılıyor.

Tolunay, Ege ve Akdeniz bölgesinde maki bitki örtüsünün de yayılış göstermekte olduğunu, hem kızılçam ormanlarının hem de maki bitki örtüsünü oluşturan bitki türlerinin yangınlarda kolayca yanabildiğini de ifade ediyor.

Şimdi bu iki benzer tezden ne anlamalıyız? Ya da ben ne anladım diyelim…

Birincisi, ormanın türü ve iklim değişiklikleri nedeniyle, yangınların bu kadar çok ve peşi sıra çıkmasının nedenlerinden biri de bitki çeşidinin kolay tutuşabilmesinden olduğu kuvvetle muhtemel… İkincisi, yerleşim yerlerinin bu tür bitki çeşitliliği olan yerlerde mümkün olduğu kadar uzak mesafede bulunması gerekliliği… Üçüncüsü de kaba tabir ile “toplumun gazını” almak için hemen fidan dikme çabalarına girmenin gereksizliği… Böylece ekosistemin kendini yenileme şansını yok etmemiş olabilirmişiz.



Siyaset ve bilim…Bu olayda nasıl da ters yönlere düştüler değil mi? Bu durumda bizler, yani seçicilerin, seçmenlerin ne denli dikkatli olmamız gerektiğini de daha iyi anlıyorum.
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…