GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
15.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.33
ALTIN 497.08
BİST 1.392

Yarınlar ve bir bayram sabahı

18 Temmuz 2021 Pazar , 21:00

Yarın yine bir bayram günü, yine umut ve mutluluk beklentileri ile… Ama bir farkla, herkes kendi bayramını yaşayacak ve de kendince umutlanacak. Son yüz yılda böylesi herhalde yaşanmadı bayram sabahlarında…

Geçtiğimiz yıl evlerde geçirilen, teknolojik bayramlaşma ile küçük mutlulukların yaşandığı günlerdi onlar…Bundan öncekilere, hele bizim kuşağın çocukluk günlerindekilere hiç benzemeyen günlerdi. O sayfayı açmak istemezdim ama küçücük bir cümle ile geçiştireyim istedim. Para ile mutluluk gelir gerçeğini henüz bilmezdik! Bir mendil, bir demir para ve de bir avuç şeker çocuklara yeterdi. Hele tahta oyuncaklar ve atlı karıncaya biniş varsa gerisi yalandı. Büyükler için gurbet de o denli öne çıkmazdı. Memur aileleri ve bir kısım emekçi dışında herkes neredeyse yerli yerindeydi. Arife günü postaya verilecek sadece bir tebrik kartı onları da mutlu ederdi. Çünkü her eve telefon bağlanamamıştı henüz… Büyük şehirler bu denli büyümemiş, kasaba ve köyler kendi kendine yeter konumdaydı. Koskoca bir ülkenin halkı bir sağdan sola, bir yukarıdan aşağıya  yer değiştirmezdi! Harita, atlastaki gibi yerli yerinde kalırdı. Ama bu günde de geçerliğini koruyor  uzun tatiller ve de biçimi ne olursa olsun bayramlaşma mesaj ve törenleri…
Yani az da olsa, birbirimizi ortak değerde tutan bir tutam özel gün…

Yarın mı ?

Zamanı ve zemini olan, salgına karşı cesurca çarpışabilen, tatil beldelerinde kendilerini bir hafta ödüllendirecek! Genç kadınlar birbirine telefon ile arayarak “Şekerim öyle bir yerde konakladık ki, anlatılacak gibi değil… Masmavi deniz hemen önümüzde, yanınıza yaklaşan da yok, rahatça güneşlendik… Hoş; herkesin gücü orada bulunmaya yetmezdi, biz de ondan tercih ettik”

Genç erkekler denizden artan vakitlerinde, hemen arkadaşlarına kısa mesaj ve de emojilerle bulundukları yerleri ballandırmakla meşgul olacak.

Öte yandan, 14 milyonluk İstanbul’un neredeyse yarısının boşaldığı ve geçici olarak haritanın doğu kısmını ağırlaştıran grup acaba ne yapacak? Karadeniz’de ise, cuma ve bayramlarda ancak dolabilen yayla camiinde bayram namazı kılınacak, sonrasında aileler toplanacak, birlikte yemekler yenecek ve de önceki yılların normalinde hasret giderilecek. O arada yine bir dalgınlık oluşup da küçüklerden biri kaybolmadıkça sorun yok! Diğer bölge halkları içinde benzer görüntü ve ritüeller ile geçecek günler. Sadece müzik ve oyunlar farklı olacak.

Evet, şimdi sessiz ve tatilsiz bir bayramı yaşayacak olanlara sıra geldi.

İlk ve ikinci gün, kentin “labe lep” dolu mezarlıklarına akınlar başlayacak… Yine maskeler ve mesafe unutulacak…Kısa süre önce salgına kurban olmuş yakınının mezarına  büyük bir cesaretle, hiçbir önlem almadan gidilip dua edilecek ! Gözler nemlenecek…Biraz sonra da, çok önemli bir görevin, ya da vefa borcunun  ödenmesi ile kalplere huzur dolacak ve de iki farklı duyguyu birlikte yaşayıp dönüş yoluna geçilecek. Sonrası malum, herkes kendi alışkanlığı ile klasik bir bayram günün yaşamayı sürdürecek.

Her grubun yaşayacağı bu uzun sürede yapılanlar bununla sınırlı değil tabii… Ben sadece birer kesit sundum ve de en önemlisini geriye bıraktım.

Benim ve benzerlerim gibi, salgına dair derin endişeleri olan, vecibeleri yerine getirirken dikkat kesilen ve de bayramlaşma törenini en az seviyede tutanlar, bayram ertesi olacakları düşünerek, yakınlarına anlatmaya çalışacak. Çünkü bunun için sebep çok. Birincisi “olgu” sayıları (geçmişte vaka diyorduk) 7 binler mertebesine çıktı. Aşılanma hızı düştü… Delta virüsünün bir de plas türü peydahlandı. Her ikisi de çok bulaşıcı özellik taşıyor, bu nedenle salgın rakamlarının patlaması an meselesi… Bir kısım vatandaş kimden ilham alıyor, kime vahiy geliyor bilmiyorum! Bazen röportaj sırasında “maske takan da ölüyor, takmayan da…” gibi sözler söyleyene de rastlanıyor. Özetle; aydın kesim farklı saikler ile, büyük kentlerin “apaş “ gençleri efelik için, gazete ve televizyondan uzak olanlar ile şeyhine ve müritlerine yakın olan kesim de “kaderine razı “ biçimde gerçeklerden uzak, önce bayramı sonra da bir aksilik olursa salgını geçirecek. Uzun sözün kısası, böyle bir önemli günün arifesinde, benim gibi pimpirikli biri için normal olan şu cümleyi kullanmadan geçemiyorum. Bayram ertesi, “ salgında pik noktası”,  ekonomide “daralma belası” ve de çılgınca bir “siyaset arenası” bizi bekliyor olacak .

Yanılmayı çok ister ve de şimdiden özür dilerim!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival