GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-8°
Hafif Kar Yağışlı
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

Yine fırsat kaçtı!

01 Mart 2020 Pazar, 18:02

Bir yanımızda şehit cenazeleri, sınırlarımızın hemen dışında da adı konmamış kıyasıya bir savaş... Bu dayanılmaz acı ve duygular içinde futboldan teselli bulmaya çalışıyoruz.

Bu kez oyundan çok, gol sonrası verilen asker selamları öne çıkıyor. Hülasa; ülkemiz çok özel bir dönemden geçiyor.

Bu atmosfer ve duygu dünyası içinde, kentinizin takımı, mutluluk için başvurduğunuz bu mecra size umut vermezse, gülmeyi bıraktık zaten, küçük bir tebessüm için bile nedeniniz yoksa, futbol konuşmak, maç yorumu yazmak içinizden gelir mi?

Ama yıllarınızı geçirdiğiniz mesleğinizin gereği ağır basıyor. O ağır basarken, benim yerimde siz de olsanız, yüreğinize taş basarak bir şeyler anlatmaya çalışırsınız sanırım...

Perşembe gecesi, kandile rağmen tribünler hatırı sayılır biçimde dolulukta... Zaten en büyük gücü buradan geliyor Bursaspor'un... Çünkü, takımda geçen yıl Süper Lig'de mücadele veren sadece bir iki oyuncunuz var. Her yıl, hatta her devre arasında takım değiştirebilen lejyonerlerle toplama bir takım yapmışsınız. Bunu, nedenleri için anlıyorum. Ama onları birlikte oynamaya götürecek çalışmayı yapmak birinci derecede teknik ekibe, sonra da bu işi yönetenlere kalıyor! Demek ki başarısızlık odağını buralarda aramalıyız.

Hakem hatalarına sığınmadan, hastalığı saptayıp tedaviye geçmek gerekiyor. Altay maçında savunma hattının bireysel hataları ve ikinci golün ofsayt pozisyonda yendiğinin arkasına sığınıldı. Bence yeterli neden değil ama, hadi bunu kabul ettik diyelim. İki günlük ara ile İstanbul deplasmanında ve pazar yerini andıran bir sahada nasıl bir oyun tarzı ve ne tür oyuncular ile oynamak gerekirdi? Bunun için kulübede oturacak yer bırakmayan teknik ekip elemanlarının (!) doğru yaklaşımı ve deneyimlerinin devreye girmesi gerekmez mi? Bu denli yaşlı bir takımın iki gün ara ile, futbol maçı havasına giremeden kolayca puan savaşı vereceğini mi düşündüler acaba? Tarzım değil ama rutinin dışına çıkarak teknik ekibe eleştiri getirirken, Ümraniye maçının 55. dakikasından itibaren çıkan tabloyu nasıl görmediler sorusunu yöneltmek istiyorum. Hücumda Seleznov, orta alanda Selçuk sallanıyor, neredeyse yıkılacaklar! Kubilay sadece koşuyor. Takım, bırakın hücum alanını hazırlık bölgesine bile geçemiyor. Takım en canlı istekli oyuncusu da kırmız kart görünce bu maç dışında gelecek hafta da tehlikede diye düşünmeye başladım. Geç kalmış değişiklikler, savunma hattında yapılan radikal değişimler ve toplama takımın defolarını göremeyen gözler ile birlikte kaçan bu büyük fırsatı öfkeyle, hüzünle ve göz göre göre yaşadık. Tepedeki iki takımın puan kaybettiği bir haftayı değerlendiremeyen bir takım, ilk iki hedefini ancak rakiplerin sürpriz başarısızlıkları ile yakalayabilir. Bunun için bile kendi maçlarını kazanması farzdır. Ne yazık ki, sakat ve cezalı oyuncuları ile "varlık içinde, yokluk çektiren" bu kadrodan nasıl umutlanabiliriz?

İç sahada takımı ayakta tutan, adeta gole zorla götüren taraftarı sahaya süremeyeceğimize göre, işimiz şansa kaldı olabilir mi ?

AKLINIZDA BULUNSUN!

Küçük bir araştırma... Lider Hatayspor Başkanı Nihat Tazearslan... Görevi Hatay BŞB Genel Sekreteri... Takımın göğüs reklamı CONCORDE... Telefon, uçak, tablet ve otoların bir bölümünde gördüğümüz bir marka.

İkinci sıradaki Büyükşehir Belediyesi Erzurumspor Başkanı Hüseyin Üneş... Pozitif Polimetal Bakır İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı... Takıma forma reklamı veren ve şampiyonluk primi de vadeden EMİNEVİM kurumu.

Üçüncü Adana Demirspor Kulübü Başkanı Murat Sancak. İş adamı Ethem Sancak'ın kardeşi. Star Medya Grup Başkanlığı'nın yanı sıra MT Holding bünyesindeki bazı şirketlerin de başkanlığını yürütüyor.

Takımın göğüs reklamı, Sakarya Tank Palet Fabrikası'nın ortağı BMC...

Bilmem anlatabildim mi?

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Velhasıl Bursa pet şişedeki sudan ibarettir!

Bu ofisler bize ne söylüyor?

Geçim değil yaşam sıkıntısı…

Amatör futbol çaresiz

NOT DEFTERİ: Tarih yalan söylemez!

Fotoğraf güzel, sıra Bursa yarışında

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…