GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
2.02°
Açık
DOLAR 9.49
EURO 11.07
ALTIN 548.43
BİST 1.519

Yurt!

21 Eylül 2021 Salı , 15:28

Hani bir andımız vardı okullarda ders öncesi söylenen… Şimdilerde nedense gereksiz bulundu ve kaldırıldı. Bir cümlesi büyük anlam taşırdı andımızın. “…yurdumu milletimi özümden çok sevmektir.”  diye devam ederdi.

Cumhuriyet ile birlikte tebaa yerine kullanılan yurttaş kelimesi de yurt kökünden türemiştir. Yurt, yerine göre vatan, yerine göre göçten sonra konuşlanılan yer, bazen de kişisel konutumuzdur. Yani çok anlamlıdır.
Hatta bir deyiş vardır ve büyük değer taşır; “dünyada mekân ahirette iman” denir. Bu tanımlar ile eşdeğer bulunmuş olacak ki, öğrencilerimizin kentlerden uzakta barındıkları konutları için “yurt” kelimesi kullanılır.

Son günlerde yüz yüze eğitimin başlaması ile bir anda ülkenin bir numaralı gündemini oluşturan yurt ve sorunundan söz ediyorum. Sonra da bazı TV ekranlarında az da olsa gösterilen bir sahneden dem vuracağım. Cumhurbaşkanı’nın marketler zincirlerindeki fiyatlar için kullandığı “fahiş” kelimesini özellikle büyük kentlerde okumaya mecbur kalan üniversite öğrencileri, yurt ücretleri ile kiralık ev fiyatlarında alabildiğine yaşıyor. Asgari ücretin standart ücrete dönüştüğü ve emekli maaşları ile birlikte açlık sınırının altına indiği şu günlerde, öğrencinin yurt talebi cep değil can yakıyor. Böyle olunca da devlet yurtları, bu güne kadar görülmediği kadar gündeme geliyor. Araştırmalara konu oluyor. Çıkan sonuç, dönemin klasik yöntemlerini yansıtıyor aslında. Kamu yerine cemaat yurtlarının sayısı daha fazla, ev kiraları aile için bile ulaşılmaz biçimde. Bu durumu protesto amaçlı, geceyi bir parkın tahta tribünleri üzerinde önce oturarak, sonra da yatarak anlatmaya çalışan gençler bu sorunun simgesi oldu. Dikkatleri buraya toplamayı da başardılar. Belki de, bir cemaate bağlılık bildirilmeyince, veya bunu ima eden davranış içine girilmeyince sokakta kalınacağına vurgu yaptılar.

Bu durumda devlet deneyimi olan isimler yetkileri olmasa da çare üretmeye çalışıyor. Konu önemli olmalı ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’ye gitmeden önce havaalanında soruları yanıtlarken, bir konuya takıldı kaldı. O da CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “ bir yılda yurt sorununu çözeceğiz” demesiydi. Öyle öfkelenmiş ki, “neyi yapacaksın bir yılda. Atıyor. Zaten öyle büyük bir sorunda yok ki” dedi. Önünde bir çok konu varken, sadece bu söylemi açmasını anlayamamıştım. Sonra asıl neden ortaya çıktı. Gerçek şuydu; yurt açığı çok büyüktü, kamu yaklaşık on yıldan beri hiç yurt yapmamıştı. Özel ve normal yurtların fiyatı tam anlamıyla fahişti. Geride kalan yurtlar cemaat ve tarikatlara aitti. Buralara alınacak öğrenciler de belliydi. Üstelik yaklaşık 3 bin kadar olan bu tür yurtların 2 bininin İlim Yayma Cemiyeti’ne ait olduğu iddiaları vardı.. Ve de bu sorun, büyük bir oran ile ilk seçimde oy kullanacak gençlerin sorunuydu. Yani, her liderin dilinden düşürmediği Z kuşağının derdiydi ve enflasyon ile çarşı-Pazar pahalılığının bile önüne geçivermişti!


Yurt için TOKİ modeli
Konu sıcak olunca herkes görüş bildirmeye, bunu tartışmaya açmaya başladı. Bir yanda üniversite  mezunlarının kredi borcu çıkmazı, diğer yanda yeni öğrencilerin yurt sorunu. Partiler hangini seçip çözeceğini, ya da ne yapabileceklerini anlatma zorluğu içinde. Deneyimli politikacı, parti başkanı ve de Ankara eski belediye başkanı Murta Karayalçın yurt içinTOKİ hatırlatması yaptı. “Bu işi TOKİ gerçek işlevine dönerse başarabilir” diyerek bu kurumun kuruluştaki amacını vurgu yaptı. Bunun için Ankara’daki Batı Kent örneğini verdi. TOKİ’nin açık adı Toplu Konut İdaresi…1984 yılında Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde genel idare dışında oluşturulan bir kurum.

Kurumun amacı dar ve orta gelirli vatandaşların nitelikli konut ihtiyacını karşılamaktı. Karayalçın’ın da belirttiği gibi kurum önce bir bakanlığa bağlandı, bu bakanlık da kapatılınca  amacı dışında faaliyetlerde kullanıldı. Örneğin “millet bahçeleri yapımı “gibi. Murat Karayalçın bunu hatırlatarak, yurt yapımı için en ideal model eski TOKİ modelidir diyor. Bir önemli açıklaması da, bugün şehir hastaneleri ve  oto yollar için uygulanan KÖİ, yani Kamu-Özel-İşbirliği’nin TOKİ’ye göre tam tersi bir anlayış ile  oluşturulmasıydı. “TOKİ, kredi temini  ve kurulacak kooperatifler ile ihtiyaç sahiplerine ev yapan bir kurum ve bu işlemde bir kâr amacı gütmüyor. KÖİ de ise rant paylaşımı söz konusu” diyor.

Buna ben de bir ilave yapmak istiyorum. 1963 yılında sahip olduğumuz kooperatif evimiz, bir sitenin içindeydi. Sitenin yapımında İşçi Sigortaları Kurumu (SGK) bu amaç ile ihtiyaç sahiplerinin kurduğu kooperatife hem kredi sağlamış, hem de inşaatı üstlenmişti. Uzun vadeli kredi borcumuzu ödedikten sonra evin sahibi olarak tapumuzu almıştık. Tek koşul, aile reisinin sabit ve de sigortalı bir işi olmasıydı. Bizimki gibi çok sayıda kooperatif,  bu metot ile üyelerine o dönemde binlerce konut yapmıştı.

Yeter ki, kamu-halk işbirliği olsun.

Öğrencinin çok olduğu illerde, halk yerine belediyelere kredi olanağı sağlanarak yurt sorunu da bu örneklerdeki gibi çözülebilir diye umut ediyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa