GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-6.98°
Açık
DOLAR 13.62
EURO 15.14
ALTIN 787.00
BİST 1.998

AK Parti'nin önünde üç yol var!

21 Kasım 2021 Pazar , 23:25

Bir süredir,
İktidar içinde alevlenen yüzde elli artı bir tartışması, muhalefetin seçimleri kazanma ihtimalinin arttığını gösteriyor ki; bu sarsıcı gerçek iktidarın da dikkatinden kaçmıyor.
 
Evet,
İktidar yeni ihtimalin fazlasıyla farkında fakat çıkış yolunu ne yazık ki; göremiyor.
 
Her ne kadar,
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "mahsurlu" gördüğü yüzde elli artı birden gayri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, "tıkır tıkır" işlediğini düşünse de, toplumun kahir ekseriyeti tarafından beğenilmedi ve benimsenmiyor.
 
Bırakın başkaca birçok sebebi,
Erdoğan'ın, "siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz..." vaadinin aksine, yetkiyi aldıktan sonra faizde de, dövizde de, enflasyonda da eskinin mumla arandığı bir döneme girilmiş olması, yetki verenlerin arasında bile sisteme duyulan güvenin kökünden sarsılmasına neden oldu. Bugün, sadece muhalefette değil, iktidar muhitinde de sistemin çok ciddi yönetim arızası çıkardığı hususunda hemen herkes hemfikir.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan
Ve sistemin kaymağını yiyen üç-beş-on maaşlı az sayıdaki seçkinin dışında hemen herkes bu sistemden dönülmesi gerektiğini düşünüyor. Emin olun, bu fikir en çok da AK Parti içinde tartışılıyor. Tabanı böyle düşünen iktidarın tavanının havanda su dövmesi, umutların kırılmasına ve haliyle, kararsızların artmasına neden oluyor.
 
"Kararsızlar" demişken,
Sahanın nabzını daha iyi tutabilmek adına kendi imkan ve yöntemlerimle yaptığım mini anketin sonucunu paylaşayım sizlerle. "Bu Pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?" sorusuna verilen cevabın kahir ekseriyeti,  "kararsızım" şeklinde.
 
Kararsızların,
Kahir ekseriyeti ise bir önceki seçimde AK Parti'ye oy vermiş kişilerden oluşuyor. Kime oy verecekleri konusunda kararsız olanlara, "kime oy vermezsiniz?" diye sorduğumda ise yine kahir ekseriyeti, "bu şekilde devam ederse AK Parti'ye oy vermem" diyor.
 
Çıkardığım sonuç şu:
Kararsızlar, aslında kime oy vermeme konusunda kararsız değiller. Bu konuda olgunlaşmış bir kararları mevcut. Sadece yılların alışkanlığından vazgeçerken, nereye gidecekleri konusunda kararsızlar. Önceki süreçlerin aksine bu sefer seçeneksiz de sayılmazlar. AK Parti içinde milliyetçiliği baskın hissedenler için İYİ Parti, muhafazakar kimliğinden vazgeçmek istemeyenler için Saadet ve Gelecek, daha liberal duranlar için ise DEVA seçenekleri var.
 
Bir de,
İktidar geleneğinden gelip de, muhafazakar kadroların, "kasa-masa-nisa" imtihanından fena halde çakıldığını düşünüp, muhafazakarların aklının başına gelmesi için tam zıt bir düşüncenin iktidarına ihtiyaç olduğunu düşünenler de var. İşte tam da burada, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun, partisinin geçmişte sebep olduğu yanlışlarla "yüzleşme" ve "helalleşme" adımları, önceden CHP'ye uzak duran çevrelerde bile fark edilir bir yumuşamaya neden oluyor. Bu yumuşama, AK Parti'den soğuyan kararsızlar için CHP'yi bile iyi bir seçenek yapıyor. Kaldı ki; yerel seçimler öncesinde iktidarın; CHP'nin, İstanbul ve Ankara'yı alması halinde olacağını iddia ettiği bütün "kötülüklerin" asılsız çıkması, kararsızların CHP'ye olan önyargılarının kırılmasına neden oldu.
 
Yeri gelmişken
Bir gerçeğin daha altını çizeyim. Kimileri kafasını kuma gömüp, görmek istemese de, İstanbul ve Ankara'daki CHP'li belediyelerin başarılarını gören Bursalı seçmen, burada da CHP'yi tercih etmediği için bin pişman. Buna sebep, bu pazar yerel seçim olsa, CHP'nin Bursa'yı da açık ara farkla kazanacağını AK Partililer bile söylüyor. Kuşkusuz, Bursa'dan, AK Partililerin bile bu denli ümit kesmesinde Alinur Aktaş ve kibirli kabile reisi kılıklı kasaba siyasetçisi akıldanelerinin katkısı yadsınamaz.
 
Farkındayım,
Şu dakikaya kadar iktidar adına kara bir tablo çizdim. Aslında ben çizmedim, iktidarın kendi eliyle çizdiği kara tabloyu size aktardım. Peki; AK Parti için yolun sonu mu? Başka bir ihtimal daha yok mu?
 
Var tabii ki;
Başta/başlıkta da söylediğim gibi AK Parti'nin önünde üç yol var. Bu yolları anlatmaya Bursa'dan başlayalım isterseniz. Daha önceleri de altını çizdim. Alinur Aktaş'ın, artık kazanma imkanı olmadığı gibi yerine gösterilecek adayın kazanma ihtimalini de sıfırlama noktasında, "canla başla" çalışıyor. Bunu tersine çevirmenin yolu, henüz vakit varken Alinur Aktaş'ın istifasını almaktır. Aksini düşünmek, sonucu şimdiden kabullenmek anlamına gelir.
 
 
Şimdi gelelim, işaret ettiğim o üç yola,
BİR: AK Parti, eğer yüzde elli artı birlik sistemde hiçbir değişim olmadan seçime gidecekse kazanmak için yapacağı en iyi şey, Ali Babacan'ı, ikna edip Cumhurbaşkanı adayı göstermek olacaktır. Burada, Abdullah Gül de önemli bir seçenek olabilir ama Babacan'ın adaylığında Cumhur İttifakı'nın ipi göğüslemesi kuvvetle muhtemeldir.
 
İKİ: AK Parti iktidarında sorumsuz yetki kullanan MHP'den başka kimsenin istemediği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden acilen vazgeçmektir. Bu konuda AK Parti'nin eli sanılandan daha güçlüdür. CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere bütün muhalefet sistemin değişmesini istiyor ki; vatandaşın kararı da muhalefetle aynı yönde. Vatandaşın isteğini yerine getirmeyi kendine görev sayan bir AK Parti için sistemden vazgeçmek o kadar da zor olmasa gerek. MHP ile yollarını ayırıp, CHP ve İYİ Parti ile parlamenter sistemde anlaşarak seçimlere gidebilir.  Bu yol, AK Parti'den kopan DEVA ve Gelecek partilerinin varlık sebeplerini de ortadan kaldırmış olacaktır ki; ölüsü yüzde otuz beş oy alan AK Parti epey uzun sürecek iktidarını garantilemiş olur.
 
ÜÇ: Veya, en kolay ama sonucu en berbat seçenek olarak AK Parti, MHP'nin, "dediğim dedik, çaldığım düdük" politikasını bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da devam ettirir. O zaman da ilk seçimde yenilgiye razı olur.
 
SON SÖZ:
Saadet Lideri Temel Karamollaoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyaretinden sonra yaptığı açıklamalara bakılacak olursa; Erdoğan, gidişattan memnun görünüyor. Öyleyse, AK Parti'ye kazandıracak önerilerin dikkate alınmayacağı da ortada. Şu halde, gidişat, yüz yıl önce Cumhuriyeti kuran CHP'yi, 2023'de ikinci yüzyıla girerken sistem değişikliği özelinde Cumhuriyeti tamir etmek üzere işbaşında göreceğiz demektir. CHP, kadrolarını buna göre hazırlamalı...  

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

AK Parti'nin kanayan yaralarından birisi de rektörler!

Emin Adanur, mavracılara meydan okudu!

Alinur Başkan'a soralım, kim bu Hüsnü Arslan?

Bursa Teknik Üniversitesi'nde sular durulmuyor!

Bunların hepsi AK Parti'ye tuzak!

AK Parti, FETÖ ve PKK söylemine reset atmalı!

İktidar mağarası!

Alinur Başkan da okusun!

Davutoğlu, Millet İttifakı'nı Alpaslan Yıldız'la mı tasarlayacak?

Uyanmış Bursaspor, uyuyan Bursa!

Olsun, direne direne kazanacağım!

Karardı vicdanlar, inanın!

İslam'ın Müslümanlardan çekeceği var!

Vazgeçmiş gibi yaşamak!

Birilerinin yazılmasını istemediği şeyler!

Kestel'de fırtına, kasırgaya dönüştü!

İki yanlıştan bir doğru çıkmaz!

Çaldık hacet kapısını, açan olmadı Reis!

Birinin anası ağlayacak!

Ben, Reis'in yerinde olsam!

Erdoğan'a gününü gösteriyorlar!

Babaları, evlatlarına mahcup etme Allah'ım!

Velhasıl Bursa'da 'kazık' geri geldi!

Adaletin iktidarı mı, iktidarın adaleti mi?

Öttükleri için güneşin doğduğunu sanan horozlar!

Baharda seçim mi var?

'Kuluz, kul. Önünde sonunda gideceğimiz yer toprak'

'Karanlıkta iyi gören gözleri aradılar, oymak için'

Ne gerek vardı bunca fanteziye?

Seçilmişseniz, vezirlik de rezillik de bir harekete bakar!

Kasımdan marta kış uykusuna yatmış gibiler!

Bu bir, 'Nereden Nereye' hikayesidir!

'Hayvanlar samansız insanlar somunsuz kalacak!'

'Zaten olağanüstü haldeyiz!'

'Hepsinden iyicesi bir gönle girmektir'

Millet gülmeye başladı!

Türkiye, dünyanın köle pazarına döner!

Bugün siyaset yazmayacağım!

Faruk Çelik'e sefer görev emri!

Sen ne yüce gönüllü bir adamsın Emin Adanur!

Yerel yönetimler merkezin emanet komisyoncusu mu?

Gelecek Partisi Bursa'da yönetim düştü!

Özgöz kazandı, Deva kaybetti!

Piramidin ucunda, bir başına bayrak sallamak!

Nebati'nin tezini buldum!

Tehdit, suç değil midir?

'AK Parti, beni mahcup etti!'

'Görev sürem bitince başım dik gezeceğim!'

'Fark var, Saadet Var!'

Davut Gürkan'dan Ayhan Salman'a 'Van Minit!'

Kiminle derleyip toparlayacaksın Reis?

DEVA, Bursa'da 'DEVA'sını arıyor!

Bir kulaklarından girip öbüründen çıkıyor!

Alinur bizimle eyleniy!

Bursasporlu oyuncuları dava edeceğim!

Alinur'a, 'otur' diyecek kimse yok mu?

Küllerinden dirilen adam!

AK Parti'ye en büyük muhalefeti MHP yapıyor!

Çocukların Nilüfer Belediyesi'nden bir isteği var!

İstenmeyen adam Alinur!

Deva'nın tenceresinde dert kaynıyor!

Belediyelere bir önerim var!

Devletin tarikatlaşması!

Erdoğan'ı çekilmeye zorluyorlar!

Aldırmazlık virüsü bulaşan Alinur'un durumu ağırlaşıyor!

Ben böyle bir kepazelik görmedim!

Şehir Hastanesi'nde 'virüs' kuyruğu!

Tatlıoğlu'ndan, Büyükşehir'e 'Kanal İstanbul' ikazı!