GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Kapalı
DOLAR 7.82
EURO 9.36
ALTIN 449.83
BİST $17.778

Alinur Aktaş'ı ben de böyle tanıdım!

24 Ağustos 2020 Pazartesi, 22:49

Cuma günüydü,

İnegöl Belediyesi'nin "icraatın içinden" toplantısı vardı. Başkan Aktaş, İnegöl'de hem üçüncü dönemimin ikinci yılını, hem de toplamda on ikinci hizmet dönemini, neleri yaptığını ve daha neler yapacağını anlatacağı bir gündü.

Davete icabet için

Bursa'dan İnegöl'e sefer ederken bir anda saçlarımı ağartacak kadar etkilendiğim bir olay vuku buldu. Karşı şeritten gelen bir araç minicik bir yavruya çarptı. O minik ve masum gövdesiyle yerde yatan çocuğun hareketsizliği benim yüreğimde yeri yerinden oynattı.

Gelen ambulans,

Minik kızı ve benim yüreğimi hastaneye götürürken ben de hıçkırarak ağlamaktan yorgun düşmüş gövdemi toplantının yapıldığı mekana taşıdım. Otele vardım ama hala gözyaşlarıma hakim olamadığım için en tenha bir yere irkildim. O dönemin basın müdür, şimdiki daire başkanı Ahmet Bayhan, sızımı dindirmek için yoğun bir telefon mesaisiyle minik kızın yattığı hastaneyi ve sonucuna dair bilgiyi benimle paylaştı.

Toplantı bitiminde,

Konuyu öğrenen Başkan Aktaş, beni de yanına alarak hastaneye koştu. Ama öyle koşma değil, adeta yüreğiyle koştu. Siyasetçilerin, özellikle belediye başkanlarının nutuk defterlerinin ilk cümlesidir, "önceliğimiz insan..." Fakat bunun hakkını verebilen kişi nadirdir. İşte dibacesi insan olan o nadir kişilerden birisi de Alinur Aktaş'tır. Bunu, o gün hastaneye koşarkenki samimiyetinde gördüm ben.

Minik kızı, Hastanenin acilinde bulduk.

Kolunda serumla adeta cenneti soluklarcasına uyuyordu. Gözyaşlarıma yine hüküm geçiremedim. Tarif edilemez bir aleme hicret ediyormuşçasına gözlerimden yanaklarıma akıyordu. Zira hüznümü daha da büyüten koca bir dramla yüzleştik orada. Baba işsiz, anne hamile, evde elektrik kesik. Karanlıkta durdukları için birkaç gün önce de ayağı sobadan yanmış minik yavrunun. Hadi, dayan dayanabilirsen. Hıçkırıklarımla titreyen bedenimin yıkılmaması için Alinur Başkan'ın omuzlarını dayanak yaptım kendime. Usulca yaşanan derin sabrın yüküyle bir taraftan omuzlarıyla beni ayakta tutup, diğer taraftan adeta heykelleşen o insan yanıyla ailenin bütün ihtiyaçlarının giderilmesi için "canla başla" seferber oldu. O gün İnegöl'den ayrılırken aklım minik kızda kalmıştı ama gözüm arkada kalmamıştı. Zira o cennet yüzlü yavrunun bir Başkan Amcası vardı. Tıpkı İnegöl'deki bütün çocukların Başkan Amcası olduğu gibi...

Hastane acilinde,

O gün, ıstırap çeken kalbimin atışını hissederek yıkılmamam için omuzlarını gövdeme dayanak yapan O koca yürekli adam, şimdi Bursa'nın yıllanmış sorunlarını omuzlamış gidiyor. Bu yolculukta ayağına çelme takmak isteyenler, "düşse de sevinsek" diye el ovuşturanlar yok değil tabii...

Kadim şehir Bursa'da,

Hemen her belediye başkanının ısrarla başarmayı hayal ettiği ama bir kazma bile vuramadan gittiği en önemli iş, Hanlar Bölgesi olsa gerek. Nitekim o Hanlar Bölgesi, tarihin derinliklerinden yükselen bir isyanın sesi olarak kulaklarda çınlarken, sukut etmeyen medeniyet meşalesi gibi Bursa'nın bağrında yanıp duruyor. Kendisi meşale gibi yanmakla kalmıyor, betona hapsedilmiş o korkunç tutsaklığı gören herkesin yüreğini de yakıyor. Yıllardır göreve gelen başkanlar bu yangına su dökmeyi başaramadı. Fakat hastane aciline doğru yüreğiyle koşan Alinur Başkan, bir medeniyet bilincinin yeniden inşası ve ihyası adına aynı samimi adımlarla koşarak Bursa'nın rüyasını gerçeğe dönüştürmek üzere. Hanlar Bölgesi, Tophane'den başlayıp, Ulu Cami'yi, Kozahan'ı, Pirinç Han'ı, içine alarak Kayhan Çarşısı'na kadar 252 tarihi yapının yer aldığı şehrin en özel bölgesidir. Sadece tarihi yapıları hapsetmekle kalmayan, aynı zamanda trafik sıkışıklığı ile şehre yük olan bu kötü/kötürüm yapılar ortadan kalktığında tarih ile şehir, şehir ile insan kucaklaşacak ve aslında o zaman Başkan Aktaş'ın, ne büyük bir yükü omuzladığının farkına varacağız.

Açık söyleyeyim,

Şehrin değerini, ona, yüze, bine katlayacak olması bakımından sadece Hanlar Bölgesi Projesi bile başlı başına çok büyük bir iştir aslında. Fakat bir işle yetinmiyor Başkan Aktaş. Dahası mı? Zaten kangren olması yetmiyormuş gibi, selefi tarafından iyice arapsaçına çevrilen ulaşım konusunda da akıllı dokunuşlarla rahatlama sağlanıyor. Yanı sıra adeta ortada bırakılmış Terminal Tramvay Hattı Projesinde önemli bir mesafe kat edildi. Bursa'nın beklediği en önemli ulaşım adımlarından birisi olan Emek-Şehir Hastanesi Raylı Sistem Hattı'nda ise zorlu süreçler aşıldı ve imzalar atıldı. Belki fark edilmedi fakat salgın sürecindeki sokağa çıkma yasakları fırsata çevrilip, yıllardır bakımsızlıktan çukurlaşan ana yollar sil baştan yenilendiğini de unutmamak lazım.

SON SÖZ:

Şehrin insanına, yüreğiyle koşmak takdir edilesi bir meziyettir. Fakat yeterli değildir. Zira yatırım için gerekli olan kaynakların bulunması adına Ankara ile de yürekten diyaloglar kurabilmek gerekiyor. Ki; yıllarca Bursa'nın Ankara'da bir lobisinin olmayışından yakınmadık mı? Fazlasıyla yakındık ama sonuç değişmedi. Çoğu zaman ellerimiz koynumuzda bakakaldık. Bugün, Bursa'yı su yoluna çeviren bakanların geliş gidişi de gösteriyor ki; Başkan Aktaş bu konuda da epey yol almışa benziyor. Hep söylüyorum, önce Bursa ligden düşmüştü, peşi sıra Bursaspor da ligden düştü. Bursaspor'u lige çıkarmak istiyorsak işe önce Bursa'yı lige çıkarmakla başlamamız gerekiyor. Bundan mütevellit, yapılması gereken şey, iktidarından muhalefetine Bursa'yı seven herkes Başkan Aktaş'ın bu "canla başla" yürüttüğü hizmet kervanına karınca kararınca destek olmaktır. Ancak bu şekilde Bursa yıllarca kaçırdığı fırsatları elde etme imkanına kavuşur. Aksi durum hepimizin zararına olur.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Karpuz gibi ortadan ikiye ayrıldık!

'Horolop şorolop' işler bunlar!

Fırtınalı çölde yol işareti gibi...

Neden kaşlarınızı çatmıyorsunuz?

Alinur Aktaş'tan muhteşem hizmet!

Kaderin cilvesine bakın!

Ceyar'ı vurdular!

AK Parti, kendi bağımlılığının tutsağı oldu!

Arınç'tan, AK Parti için derin hamle!

Kim o AK Parti ilçe başkanı?

AK Parti Bursa'da çarşı karışacak!

Alinur Aktaş'a zor sorular!

Bu ayıp AK Parti'ye yeter!

Bu heyecanın ölmemesi lazım!

Bin günün sonunda dağ fare doğurdu!

Alinur Aktaş'a yumurtalı tehdit!

'At izi, it izine karıştı'

Kanat kırana hükmünü verecek bir Süleyman olur elbette!

AK Parti'deki haksız işgalciler!

Bu işte bir gariplik yok mu?

İkinci yüzyıla girerken!

Bursa'nın bitmeyen su sorunu!

Artık kolları sıvamak gerekmiyor mu?

'Kendi görüşüme katılmıyorum'

Bursa'ya felaket adım adım yaklaşıyor!

AK Parti'de kimler kimlerle beraber?

Doğruysa tuzun koktuğu, sözün bittiği yerdir!

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!

Yazıma başlık bulamadım!

Siz AK Parti'ye düşman mısınız kardeşim?

İnadına güzel haber!

Tabii yansıtmazlar Reis!

Korkunç miktarda para alacaklar!

İYİ Parti'ye operasyon mu çekiliyor?

Türkiye'nin bir de valiler sorunu var!

'Kurduğumuz gün 40-50 ilde tabelayı asarız!'

Erdoğan'ın, gülmekten karnı ağrımış mıdır?

'Olmayacak' demişse bilin ki; olacaktır'

İdeal Şehir Bursa Platformu!

'BUDO' gelir, 'BUDO' geçer ağlama!

Kestel'in suçu ne?

Acelesi olmayan seçkinler partisi!

'Abi, Salman gidiyor mu?'

Hem Nilüfer'e hem Kestel'e ceza!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bırakıyor mu?

AK Parti Bursa'da aday adayları belli oldu!

Yüz yüze hesaplaşmak!

"Buyurun cenaze namazına!"

Bir koyun kellesiyle yıkılır köşkünüz!

Sizi gidi tatlı su kurnazları sizi!

AK Parti'nin koordinatör sorunu!

Ak Parti Bursa pert ama herkes haklı şoför!

Komediye bakar mısınız?

AK Parti Bursa'da kazan kaynıyor!

Rezillik akıyor!

Hokkabazlıkla siyaset olmaz!

Kulağınızı açın ve beni dinleyin!

Akıllı Hans'ın öyküsü!

Birisi ölüyor ve sebebi sizsiniz!

Bay Salman, Reis'i dinledin mi?

Alinur Aktaş'ı terletecekler!

Kahramana ödül yok!

Melekler dişi midir, erkek mi?

"Çanlar kimin için çalıyor"

Maklubeye kaşık sallayan kaymakam var da belediye başkanı yok mu?

Ağzını açana yumruğu vurun!

Kafaya koymuşlar, Bursa'ya kötülük edecekler!

Size bir şey söyleyeyim mi?