GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-4°
Kapalı
DOLAR 7.82
EURO 9.36
ALTIN 449.83
BİST $17.778

Bakan Soylu'nun Gavrilo Princip öfkesi!

27 Ağustos 2020 Perşembe, 22:25

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun,

Muhalefete muhalefet ederken söylediği sözlerle geçmişte muhalefet lideriyken iktidara söylediği sözler arasında pek fark yok nedense. Bakan Soylu, bir kurşunla imparatorlukların sonunu getiren Gavrilo Princip öfkesiyle ve mermi gibi sözlerle konuşuyor adeta.

Başlamadan önce,

Yeni başlayanlar için Gavrilo Princip de neyin nesidir, kısaca açıklayalım isterseniz. 28 Haziran 1914'de Saraybosna'da Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand ve eşine sıktığı kurşunlarla Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına, milyonlarca kişinin ölmesine ve imparatorlukların dağılmasıyla dünya düzenin değişmesine sebep olan öfkeli bir adamdır Gavrilo Princip.

İddia odur ki;

Gavrilo Princip, orduya katılmak ister fakat boyu kısa olduğu için bu talebi reddedilir. Buna aşırı öfkelenen Princip, öyle bir şey yapar ve bütün dünya birbiriyle savaşa tutuşur. Şöyle ki; Gavrilo Princip, 28 Haziran 1914'te Saraybosna ziyareti sırasında Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand ve eşine kurşun sıkar, sonrası ise çorap söküğü gibi gelir. Önce Avusturya, Saraybosna'ya savaş açar. Bu duruma öfkelenen Rusya, Avusturya'ya savaş açar. Buna öfkelenen Almanya, Rusya'ya savaş açar. Fransa durur mu? O da Almanya'ya savaş açar. Sonra İngiltere de Almanya'ya karşı savaşa dahil olur. Osmanlı ise Almanya'nın yanında alayına savaş açar. Sonra İtalya, Amerika derken bütün dünya savaşa girişir. Sonuç olarak milyonlarca insanın öldüğü, milyonlarcasının kaybolduğu, yaralandığı, sakat kaldığı, ülkelerin yıkıldığı, Birinci Dünya Savaşı başlamış olur.

Şimdi, bütün bunlar,

Gerçekten sadece Gavrilo Princip'in saçma öfkesinin eseri midir, yoksa zaten savaşmak adına bahane arayan dünya devletleri için bir kıvılcım mıdır kısmını tarihçilerimize bırakalım ve Princip'in öfkesiyle Bakan Soylu'nun ne alakası var ona bakalım.

Bakan Soylu'yu,

2009 yerel seçimleri öncesinde rahmetli Hikmet Şahin'in Ak Parti'den ayrılıp Demokrat Parti'nin adayı olduğu süreçte tanıma fırsatı buldum hasbelkader. Aslında ikili sohbette şeker gibi muhabbet eder. Gel gelelim, mikrofona konuşurken tam zıddı bir Soylu çıkar karşınıza. Sözleri, savaş çıkaracak kadar sert ve öfkelidir. Soylu konuşurken, gökyüzü bile derin maviliğini yitirip, kendisinin azarlandığı hissiyle puslu örtünün altına saklanır adeta.

Yine böyle bir,

Öfkeli konuşma dinledik Bakan Soylu'dan, Giresun'daki sel bölgesini incelerken. "Bilinmelidir ki, devlet bütün yaraları sarmak için elinden gelen çabayı sarf ediyor..." diye başlayıp adeta muhalefete açmış ağzını yummuş gözünü. Hani, Soylu, muhalefet lideri olsaydı, böyle bir açıklamayı yapan İçişleri Bakanı'na ne derdi diye düşünmeden edemedim biran. Tanıdığım Soylu, herhalde, "devlet elinden geleni değil, gerekeni yapar" diye söze başlar ve "Devlet elinden geleni yapıyormuş. Devlet zaten niçin vardır ey Bakan? " diye yeri göğü inletirdi. Haksız da sayılmaz. Zira devlet zaten bunun için yok mudur?

Mesela,

Muhalefetin yüklenmesine karşı, Bakan Soylu, "Yüklen, yüklendiğin ben değilim ki. Biz de değiliz, yüklendiğin aslında bu meseleyle karşı karşıya kalan vatandaş..." demiş. Allah'tan ki, bunu Soylu'nun muhalefet lideri olduğu dönemim İçişleri Bakanı söylememiş. Yoksa Soylu, bu ifadeye fena içerler ve "Yüklendiğimiz sen değilsen, sen necisin be adam, bunun sorumlusu kim o zaman, sen sütten çıkmış ak kaşık mısın?" diye ortalığı birbirine katmaz mıydı? Katardı. Hatta benim söylediklerim Soylu'nun söyleyeceklerinin en hafifidir. Kuşkusuz O, bunlardan çok daha sert ve öfkeli konuşurdu ki; nitekim, zamanında konuştukları hala kulaklarımızda çınlıyor.

Tamam, bu da O'nun yoğurt yiyişidir.

Diyeceğimiz yok. Fakat bu tarz en hafifinden Başkanlık Sistemi'nin ruhuna aykırıdır. Atanmış bakanların işi muhalefeti eleştirmek olmamalı. Bakanlar işine bakmalı. İlla bir cevap verilecekse bunu lider yapıyor zaten. Siyasetten gelmeyen bakanlar bu konuda daha iyiler. Yapıyorlar, yapamıyorlar, ayrı konu fakat işlerine odaklanıyorlar. Bakan Soylu'nun siyasetçi oluşundan mütevellit lider tonunda konuşması, doğal hali bile olsa zaman zaman, "kendi liderliğini test ediyor" algısının oluşmasına sebebiyet veriyor. Bu da kendi sebep olduğu algıyla kendisine haksızlık yapılmasına yol açıyor. Hiç gerek yok aslında bunlara. Bakan Soylu, nasıl ki; kendisi muhalefet lideriyken en öfkeli eleştiriyi yapma hakkına sahiptiyse, iktidarken bu eleştirilere katlanma özgüvenini de göstermeli.

Bakan Soylu, bilmez belki,

Fakat gecenin iç karartıcı uyuşukluğunda, göğün kölesi gibi, birlikte bayrak asmanın ihsanında buluşan nicelerince Ak Parti'nin kuruluş mayası tutulurken benimsenen en ala düstur. "Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana. Ey Oğul! Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..." diye başlayan ve devam eden Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e nasihati olmuştur.

SON SÖZ:

Biz de, Şeyh Edebali'den bir alıntıyla Bakan Soylu'ya bir nasihat edelim ve yazıyı öyle noktalayalım. Ey Bakan!, "Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. Allah Teâlâ yardımcın olsun. (Bakanlığını) mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin..."

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Karpuz gibi ortadan ikiye ayrıldık!

'Horolop şorolop' işler bunlar!

Fırtınalı çölde yol işareti gibi...

Neden kaşlarınızı çatmıyorsunuz?

Alinur Aktaş'tan muhteşem hizmet!

Kaderin cilvesine bakın!

Ceyar'ı vurdular!

AK Parti, kendi bağımlılığının tutsağı oldu!

Arınç'tan, AK Parti için derin hamle!

Kim o AK Parti ilçe başkanı?

AK Parti Bursa'da çarşı karışacak!

Alinur Aktaş'a zor sorular!

Bu ayıp AK Parti'ye yeter!

Bu heyecanın ölmemesi lazım!

Bin günün sonunda dağ fare doğurdu!

Alinur Aktaş'a yumurtalı tehdit!

'At izi, it izine karıştı'

Kanat kırana hükmünü verecek bir Süleyman olur elbette!

AK Parti'deki haksız işgalciler!

Bu işte bir gariplik yok mu?

İkinci yüzyıla girerken!

Bursa'nın bitmeyen su sorunu!

Artık kolları sıvamak gerekmiyor mu?

'Kendi görüşüme katılmıyorum'

Bursa'ya felaket adım adım yaklaşıyor!

AK Parti'de kimler kimlerle beraber?

Doğruysa tuzun koktuğu, sözün bittiği yerdir!

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!

Yazıma başlık bulamadım!

Siz AK Parti'ye düşman mısınız kardeşim?

İnadına güzel haber!

Tabii yansıtmazlar Reis!

Korkunç miktarda para alacaklar!

İYİ Parti'ye operasyon mu çekiliyor?

Türkiye'nin bir de valiler sorunu var!

'Kurduğumuz gün 40-50 ilde tabelayı asarız!'

Erdoğan'ın, gülmekten karnı ağrımış mıdır?

'Olmayacak' demişse bilin ki; olacaktır'

İdeal Şehir Bursa Platformu!

'BUDO' gelir, 'BUDO' geçer ağlama!

Kestel'in suçu ne?

Acelesi olmayan seçkinler partisi!

'Abi, Salman gidiyor mu?'

Hem Nilüfer'e hem Kestel'e ceza!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bırakıyor mu?

AK Parti Bursa'da aday adayları belli oldu!

Yüz yüze hesaplaşmak!

"Buyurun cenaze namazına!"

Bir koyun kellesiyle yıkılır köşkünüz!

Sizi gidi tatlı su kurnazları sizi!

AK Parti'nin koordinatör sorunu!

Ak Parti Bursa pert ama herkes haklı şoför!

Komediye bakar mısınız?

AK Parti Bursa'da kazan kaynıyor!

Rezillik akıyor!

Hokkabazlıkla siyaset olmaz!

Kulağınızı açın ve beni dinleyin!

Akıllı Hans'ın öyküsü!

Birisi ölüyor ve sebebi sizsiniz!

Bay Salman, Reis'i dinledin mi?

Alinur Aktaş'ı terletecekler!

Kahramana ödül yok!

Melekler dişi midir, erkek mi?

"Çanlar kimin için çalıyor"

Maklubeye kaşık sallayan kaymakam var da belediye başkanı yok mu?

Ağzını açana yumruğu vurun!

Kafaya koymuşlar, Bursa'ya kötülük edecekler!

Size bir şey söyleyeyim mi?