GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.83
EURO 9.46
ALTIN 456.76
BİST $19.030

Bay Salman, Reis'i dinledin mi?

17 Eylül 2020 Perşembe, 23:34

"83 milyonun,

Her birinin gönlünü kazanmayı hedeflerken, teşkilatlarda görev alan bir kişinin bile bu çember dışında kalmasına rıza gösteremeyiz..." dedi Reis. Tıpkı, daha önceki konuşmalarında, "ülke genelinde hizmet eden dava adamlarının emeğini, kibirleri boylarını aşanların kaprislerine feda etmedik, etmeyeceğiz" dediği gibi.

Kime dedi bunu?

Bursa İl Başkanı Ayhan Salman ve Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'a dedi. Ne zaman dedi? Bugün yapılan, Ak Parti il başkanları toplantısında söyledi. Sadece bugün değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeniden Ak Parti'nin başına geçtikten sonra teşkilatlara sürekli olarak, "gönül seferberliği" hatırlatması yapıyor.

Peki, neden?

Ak Parti, 19 yıldır tek başına iktidarda ve yüzde 50'lik seçim başarılarıyla çok güçlü dönem/ler geçirdi. Bu zafer sarhoşluğu parti içi sorunlara nitelikli çözüm arayışını ötelerken taban ile ilişkiler çoğu zaman "gaz alma" şeklinde oldu. Fakat artık şartlar değişti. Özellikle yüzde 50 artı birlik sistemde değişen şartlarla birlikte, alışılagelmiş "gaz alma" alışkanlığı da değişmezse sıkıntının kapıda olduğu görülüyor da ondan.

Hatırlayın lütfen,

Özellikle Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın ayrılık ateşini yaktığı zamanlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Genel Merkezimizin koordinasyonunda, şehirlerimizin her birinde il başkanlarımızdan başlayarak partimizde hizmet etmiş tüm kardeşlerimizi yeniden bir araya getirecek bir gönül seferberliğini başlatıyoruz..." demişti.

Bu çağrı üzerine,

Ak Parti Bursa İl Başkanlığı da bir adım atmış, kuruluştan bugüne ilçe başkanlığı yapanlarla buluşmuştu. İlk bakışta iyi bir adımdı bu. Ancak o gün görüştüğüm bazı katılımcılar, "dostlar alışverişte görsün kabilinden bir toplantıydı" deyince, yerleşik "gaz alma" alışkanlığının kolay kolay terk edilmeyeceğini görmüş ve "oysa durum ciddi, böyle 'mış' gibi yapılan işler faydadan çok zarar verir" uyarısında bulunmuştum o günlerde.

Bulundum bulunmasına fakat

Sonradan gelme/görme, güneşi kendi etraflarında döndüğünü sanıp, kendilerini mutlak doğru kabul ederek ölümcül bir ego patlaması yaşayan kasaba siyasetçisi akıldanelerin bir kulağından girip öbüründen çıktı. Bu kadarına da razıydık aslında, ama Ak Parti üzerinde kendi kişisel mülkü gibi tasarrufta bulunmaya heves edip, buldukları ilk fırsatta vefayı, liyakati hasıraltı ederek, uyarıda bulunanları, "öteki" yapmaktan da çekinmediler.

Erdoğan'ın,

Tekrar tekrar altını çizdiği, "teşkilatlarda görev alan bir kişinin bile bu çember dışında kalmasına rıza gösteremeyiz..." ikazına rağmen, Ak Parti'de, en ufak uyarı sahibini, "öteki" yapmaktan, hatta düşman tahtasına yazmaktan çekinmeyenler, Türkiye'de birçok vesayet duvarını yıkan Ak Parti'nin etrafına kendi ölümcül vesayet duvarlarını ördüler ve örmeye devam ediyorlar. Kopuşlarla ve hala içeride devam eden itirazlarla yükselen ateş, yaralanan bünyenin bu mikropla savaşının sancısıdır aslında.

Bu tespitlerden sonra,

Rotamızı biraz da Bursa'ya çevirelim ve yaklaşmakta olan kongre öncesi parti kulislerine kulak kabartalım isterseniz. İlk dikkat çeken husus, kimsenin kongreye dair hiçbir heyecan duymaması. Olacak şey değil ama gerçek bu ne yazık ki. Oysa Ak Parti kongreleri yeni bir sevinçle yenilenme olarak algılanırdı. Fakat o eski günlerden eser yok şimdi. Neredeyse kimse, kimin ilçe ve/veya il başkanı olacağıyla ilgilenmiyor.

Kimileri bu duruma,

Pandemiyi sebep gösterebilir. Ancak itiraz ederim. Zira kısa süre önce gerçekleşen İYİ Parti Bursa İl kongresi taraflı tarafsız hemen herkesin ilgi odağı olmakla kalmamış, adaylar, yaşadıkları heyecana bütün şehri ortak etmeyi başarmışlardı. Diğer taraftan, Ak Parti'nin "iktidar yorgunu" olduğu için heyecanını yitirdiğini söyleyenlere de rastladım. Ama buna da itirazım var. Zira yorgun da olsa iktidar her zaman çekim noktasıdır ve heyecan ölmez.

Fakat ben sorunun,

Daha farklı yerlerde aranması gerektiğine inanıyorum. Şöyle ki; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin savunucusu ve uygulayıcısı konumundaki Ak Parti'de bakan ve milletvekillerinin etkisizleşmesi dolaylı olarak İl Başkanlarını da etkisiz hale getirdi. Ak Parti tabanı, milletvekilleri ve bakanlarla yakın koordinasyon içinde çalışan ve vatandaşın sorunlarını çözen il başkanlarına alışıktı. Ak Parti il başkanları kentin siyasi, ekonomik ve sosyal tüm dinamiklerini yakından izler, her kesim gelişmeleri ilk il başkanından öğrenirdi ki; yeni sistem bu durumu tümden ortadan kaldırdı. Tabi, buna bir de liyakatsiz isimlerle özensizce oluşturulan teşkilatların etki oluşturamaması da eklenenince tabanın heyecanı hepten öldü.

Öte yandan,

Ayhan Salman ve Alinur Aktaş'ın İnegöllü olmaları ve uzun süreli arkadaşlıkları Ak Parti Bursa'da yapılması gereken objektif siyasi denetimlerin önünü kesiyor. Salman ve Aktaş'ın dar İnegöl çevresinden başka kimsenin ne olup bittiğinden haberi olmadığı için neyin nasıl yapılacağına dair bir fikri ve heyecanı da kalmıyor haliyle.

Parti içi objektif denetim bir yana,

Muhalefetin veya sivil toplum örgütlerinin belediyelere ve hükümete yönelttikleri en sıradan eleştirilere, ortaya çıkan fakat çözümü mümkün sorunlar karşısında ön alamaması Ayhan Salman'ın kamuoyunda konulara hakimiyeti olmadığı algısına sebep oluyor. Öyle ki; Alinur Aktaş'a yöneltilen, "Camiyi stüdyoya çevirdi" eleştirisine karşı paylaştığı ve herkesin de "ti"ye aldığı "Bekri Mustafa" fıkrasından başka dişe dokunur tek bir açıklamasına şahit olan var mı?

Bu acıklı tabloda,

Ak Parti Bursa koordinatörü Muhammed Balta'nın uzun süredir buradan sorumlu olmasına rağmen şehrin potansiyel dinamikleriyle iletişim kurmamış, sorunları dinlememiş, çözüm aramamış, olmasının da çok ama çok büyük bir payının olduğunu söylemek isterim. Muhammed Balta sormuyor madem, o halde biz gerçeğin bir kez daha altını çizelim. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ısrarla "Türkiye'nin 2053 vizyonunu somutlaştıracak zihni egzersizler, analizler, teknik ve siyasi proje hazırlıkları için şimdiden 'Bismillah' demeliyiz. Başkalarının böyle bir hazırlığı olmayabilir. Biz geleceğin de partisiyiz, iktidarıyız, umuduyuz..." diyedursun. Henüz kendi partililerine bile ulaşamayan, ulaşma gayreti bile göstermeyen, hatta "gelelim" diyenlere bile kulak asmayan bir il başkanının, o koltukta oturması zaman, imkan ve insan israfından başka ne olabilir? İşte bunun için diyorum ki; Ak Parti, Bursa'da bu il başkanıyla yeni bir seçim daha kazanamaz.

SON SÖZ:

Rotamızı kongre öncesi kulislere çevirelim dedik madem, kulisin ruhuna uygun olması bakımından kulağımıza çalınan potansiyel il başkan adaylarından da bahsedelim isterseniz. Farklı dengeler gözetilerek adı anılan isimlerden birisi Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ali Mollasalih'ti. Diğer bir isim ise adını Osmangazi'yle özdeşleştirmiş Tahsin Kara. Gürsu eski ilçe başkanı Mustafa Yıldırım, Nilüfer eski ilçe başkanı Celil Çolak, Osmangazi eski ilçe başkanı Ali Yılmaz'ın isimleri de kulislerin il başkan adaylarıydı. Bu arada eski il başkanı Cemalettin Torun ve ekibinin de bir çalışma içinde olduğu ama adaylarını henüz netleştirmediği çalındı kulağıma. Ayhan Salman değişir mi, değişirse kim olur bilemiyorum fakat Ak Parti'nin Bursa'da geleceği düşünülüyorsa ehliyet ve liyakat ekseninde, temsil kabiliyeti yüksek, bırakın Ak Partilileri, başka partililerin bile saygı duyacağı, Alinur Aktaş ve kasaba siyasetçisi akıldanelerinin sürekli hata yapmasını engelleyecek, dolu, donanımlı bir ismin il başkanı yapılması ve partinin yeniden toparlanması şart.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

İki AK Parti!

Sadece Erdoğan'a söylerim!

Karpuz gibi ortadan ikiye ayrıldık!

'Horolop şorolop' işler bunlar!

Fırtınalı çölde yol işareti gibi...

Neden kaşlarınızı çatmıyorsunuz?

Alinur Aktaş'tan muhteşem hizmet!

Kaderin cilvesine bakın!

Ceyar'ı vurdular!

AK Parti, kendi bağımlılığının tutsağı oldu!

Arınç'tan, AK Parti için derin hamle!

Kim o AK Parti ilçe başkanı?

AK Parti Bursa'da çarşı karışacak!

Alinur Aktaş'a zor sorular!

Bu ayıp AK Parti'ye yeter!

Bu heyecanın ölmemesi lazım!

Bin günün sonunda dağ fare doğurdu!

Alinur Aktaş'a yumurtalı tehdit!

'At izi, it izine karıştı'

Kanat kırana hükmünü verecek bir Süleyman olur elbette!

AK Parti'deki haksız işgalciler!

Bu işte bir gariplik yok mu?

İkinci yüzyıla girerken!

Bursa'nın bitmeyen su sorunu!

Artık kolları sıvamak gerekmiyor mu?

'Kendi görüşüme katılmıyorum'

Bursa'ya felaket adım adım yaklaşıyor!

AK Parti'de kimler kimlerle beraber?

Doğruysa tuzun koktuğu, sözün bittiği yerdir!

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!

Yazıma başlık bulamadım!

Siz AK Parti'ye düşman mısınız kardeşim?

İnadına güzel haber!

Tabii yansıtmazlar Reis!

Korkunç miktarda para alacaklar!

İYİ Parti'ye operasyon mu çekiliyor?

Türkiye'nin bir de valiler sorunu var!

'Kurduğumuz gün 40-50 ilde tabelayı asarız!'

Erdoğan'ın, gülmekten karnı ağrımış mıdır?

'Olmayacak' demişse bilin ki; olacaktır'

İdeal Şehir Bursa Platformu!

'BUDO' gelir, 'BUDO' geçer ağlama!

Kestel'in suçu ne?

Acelesi olmayan seçkinler partisi!

'Abi, Salman gidiyor mu?'

Hem Nilüfer'e hem Kestel'e ceza!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bırakıyor mu?

AK Parti Bursa'da aday adayları belli oldu!

Yüz yüze hesaplaşmak!

"Buyurun cenaze namazına!"

Bir koyun kellesiyle yıkılır köşkünüz!

Sizi gidi tatlı su kurnazları sizi!

AK Parti'nin koordinatör sorunu!

Ak Parti Bursa pert ama herkes haklı şoför!

Komediye bakar mısınız?

AK Parti Bursa'da kazan kaynıyor!

Rezillik akıyor!

Hokkabazlıkla siyaset olmaz!

Kulağınızı açın ve beni dinleyin!

Akıllı Hans'ın öyküsü!

Birisi ölüyor ve sebebi sizsiniz!

Alinur Aktaş'ı terletecekler!

Kahramana ödül yok!

Melekler dişi midir, erkek mi?

"Çanlar kimin için çalıyor"

Maklubeye kaşık sallayan kaymakam var da belediye başkanı yok mu?

Ağzını açana yumruğu vurun!

Kafaya koymuşlar, Bursa'ya kötülük edecekler!