GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
20.02°
Açık
DOLAR 15.83
EURO 16.72
ALTIN 927.00
BİST 2.391

Beterin de beteri var!

13 Mayıs 2022 Cuma , 08:25

Önce beterini anlatayım.
Kanal 7'nin bizim hayatımızda yeri çok farklıdır.
Cennetmekan Erbakan Hoca'nın, İslam'ın ufuk çizgisinde yayım yapacak bir televizyon kanalı kurulmasını istemesi üzerine Milli Görüşçülerin evindeki ekmekten kısıp katkı koyarak kurulan bir göz ağrısıdır.
 
İslam'ın ufuk çizgisinde yayım yapan Kanal 7, "Haber Saati" ve tartışma programı "İskele Sancak" ile Ahmet Hakan'ın, "Siyah Beyaz" ile de Zahit Akman'ın fırtına gibi estiği günlerden; bugün, Hint dizilerinin beyin yakan çizgisine gerilemiş olması en azından benim hayatımda tarifi zor bir ibretlik vesikadır.
 
Fakat bu vasatın müşterisi de yok değil.
Mesela sevgili kayınvalidem...
Bize enfes kuru dolmaları, Harput köftesi, içli köfte yapması için yolunu dört gözle beklediğimiz kayınvalidem hanemizi şereflendirdiğinde seyrettiği yegane program bu Hint dizileridir ki; ondan sebep bu işkencenin gönüllü mahkumuyum.
 
Sanırım, yine, kayınvalidemden başka kimsenin daha iyisini yapamayacağı o leziz Harput köfteli yemekten sonra maruz kaldığım bir sahneydi.
  
Gözüne toz kaçmış olacak ki; ovuşturarak yürüyen Hintli kızın ayağı odanın ortasında ağzı açık duran bir bavula takılır. Kız önce kafasını bir yere vurur ve sonra da bavulun tam içine düşüp, adeta oyun hamuru gibi kıvrılarak bavulun içine yerleşir. Olacak ya, bavulun kapağı da kapanır. Dahası, oradan geçen evin uşağı bavulun fermuarını kapatır ve (ne akalaysa) bahçedeki havuzun kenarına bırakır.
 
Durun! Daha bitmedi.
Evin haşin delikanlısının oradan geçesi tutar. Geçerken de bavulu bir hışımla havuza fırlatır. İçeriye doğru yürürken, yiyeceklerin arasında otlanan bir fare görür ve o anda havuza attığı bavulun içinde bir kız olabileceğini düşünür. Hemen havuza atlar ve kızı kurtarır...
 
Dizideki beyin yakan bu sahneler, anlatacaklarımın "beter" kısmı.
Şimdi gelelim, başta/başlıkta da altını çizdiğimiz beterin de beterine...
 
Efendim, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kıskanılacak iktidarı içinde kendi hesabına düşler kuran/lar son yıllarda Erdoğan'a tuzak üstüne tuzak kuruyorlar. Bunların tek istediği, Erdoğan'ı okunmuş bir gazete gibi katlayıp bir kenara koymak.
 
Bu konuda epey yol da aldılar.
Hatta bu yolun en hakikatli virajlarından biri de bugün dönülmüş oldu. Biliyorsunuz, Yargıtay, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında üç cezayı onadı ve Kaftancıoğlu bir anda "siyasi yasaklı" konuma geldi.
  
Muhalefet muhiti, aslında bir süredir kendi arasında hesap kitap işlerine dalmıştı. Hatta, Ekrem İmamoğlu'nun, Karadeniz turuyla başlayan tartışmada, "Vız gelir tırıs gider..." çıkışı ve sonrasında özrü kabahatinden büyük özür sözleriyle iktidarın yavan ekmeğine yağ sürüyordu; bıraksalar yağın üstüne bal da sürebilirdi belki ama sihirli eller yine sahneye çıktı.
 
Hem de öyle böyle değil.
Sanki, yıllar önce Erdoğan'a İstanbul'u yasaklayalım derken ülkeyi kaptırmış olmanın intikamını aynı yolla almak gibi ölümcül bir plan sahneleniyor. Fakat bir farkla, o gün Erdoğan'a tuzak kuranlar dışarıdayken, bugün tuzak kuranlar içeride. 
 
Canan Kaftancıoğlu'na verilen ceza ile gözler bir anda Ekrem İmamoğlu'na da çevrildi. Zira Kaftancıoğlu'nun akıbetine matuf bir dava da İmamoğlu için görülüyor. Aynı zihniyet, İmamoğlu'nu da "yasaklı" konuma düşürmek için kolları sıvamışa benziyor. Fakat o kolları sıvayanlar, darağacını muhalefet için kurmuş gibi gözükse de, idam sehpasına iktidarı çıkartıyorlar... 
 
"Hiçbir şey olmasa bile kesin bir şey oldu" vecizesiyle yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu'na kimsenin hayal bile edemeyeceği oranda oy kazandıran ithal iktidar seçkinleri belli ki; aynı korkunç akıbeti Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yaşatmak adına Hint dizisinin beyin yakan sahnelerinden bile daha beter bir sahneyi kurguluyorlar. Tek kelimeyle pes diyorum. Emin olun, bu kadarını fare görünce havuza attığı bavulun içinde bir kız olabileceğini akleden Hintlinin bile aklına gelmez.
 
 
Gelin görün ki; Erdoğan'ın, "Tedarikçisi namını kibirle taşıyan" istimlak edilmiş ithal siyaset seçkinleri ve onların yancıları, Hint dizi senaristlerini bile kıskandıracak kadar zorlama sahneleri, insanların aklıyla alay edercesine seyre sunabiliyorlar. Dahası, bir de, patlamış mısır kovasını kucaklayıp, bu soğukkanlı çılgınlık sahnesinin karşısına geçerek, bir "veda gösterisinin son perdesini" izler gibi keyif çatıyorlar. 
 
SON SÖZ:
Ekonomiden sorumlu bakanın gözlerindeki ışıltı vatandaşı kör ettiği bir dönemde, muhalefetin il ve belediye başkanını "yasaklı" duruma getirmek, zaten burnundan soluyan insanları Cumhurbaşkanı Erdoğan'a düşman etmekten baka hiçbir işe yaramaz. Bu olay da gösteriyor ki; ufuk çizgisi, İslam'dan Hint dizileri seviyesine gerileyen sadece Kanal 7 değilmiş. Üzülerek söylüyorum; Ak Parti'deki siyaset yapma biçimi de, beyin yakan bu beter diziler seviyesine gerilemiş. Oysa, son yerel seçimler bile mesajın doğru anlaşılmasına yetecekken, inatla sorunun kaynağını gör(e)meyenler, yaptıkları zamansız, anlamsız, tutarsız, vizyonsuz ve partinin hafızasıyla da kökten çelişen çıkışlarla Ak Parti'yi beterin de beteri bir hale sokuyorlar.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

EYT'liler için kasada para var mı?

Zarfı aldılar ama zarfa gelmediler!

'Türkiye alabildiğine mutsuz!'

''Kendi hesabımdan 61 bin 250 lira ödedim!''

Aferin size, İmamoğlu'nun imdadına yetiştiniz!

Tatlıoğlu'ndan Londra çıkarması!

Pusuda bekleyen seçim!

Erkekseniz bu yazıyı okursunuz!

Siyasetçi için kibir kabirdir!

CHP'de hüzün, İYİ Parti'de coşku vardı!

''Uyuyun ama uykuya dalmayın!''

''Bayram o bayram ola!''

O şom ağızlıları dinlesek mi?

Siyasetçiden daha çok siyaset yapan bürokrat!

Dün Ankara'da ne oldu?

Kararsızların zihinsel karmaşasına çıkış yolu!

Hem aklınızın hem de yüreğinizin kulaklarıyla dinleyin!

Türkiye'yi kanıyla düşünen bir düşünce kulübü!

Türkiye'de on tane Bursa olsa ne olur?

Bu kaçıncı seferberlik Reis?

Turgay Erdem de o konudan şikâyetçi!

O gazeteci ben oluyorum!

Doğru, eninde sonunda kendini dayatır!

AK Parti'ye kazandıracak formül!

İsmet Karaca'nın, Kılıçdaroğlu'na sunduğu Bursa anketinde ne var?

Bursa'da yer gök Meral Akşener!

Gördüğüm en berbat iftar programı!

İstifa et artık Arif Karademir!

'Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz!'

Erdoğan'ın karşısına kim çıkacak?

Çok başlıklı bir yazı!

Deva'dan büyük çalım!

CHP'yi elektrik çarptı!

Hemen kızmayın, az dinleyin!

İsmet Karaca, Bursa'yı Ak Parti'nin elinden alacak!

Sakız çiğnemek orucu bozar mı?

Seçim yasasında ilk çatlak Cumhur İttifakı'nda!

'Yerinde mi acep, ölü ve mezar?'

Masada Abdullah Gül mü eksik?

Eyvah! Yine söyledi kaybettiren o sihirli sözü!

Mehmet Metiner haksız mı?

Ak Parti'ye, 'onur kırıcı bir yenilgi' tattırmak istiyorlar!

BTÜ'de 'inşaat yolsuzluğu' mu var?

TOKİ'nin Bursa'ya bir kazığı da Çataltepe!

Söyledikleriyle taban tabana zıt bir 'Duruş!'

Size bir hikaye anlatacağım!

Ali Babacan'ı bekleyen büyük tehlike!

Cübbeli'nin cübbesiz fotoğrafları!

Dağ-Der'de Erdal Kadir'in ayak sesleri!

Sosyalizm'i ben keşfettim!

Bal-Göç'te seçim yapılamadı, gözler Dağ-Der'de!

Gülmeyin! Ağlanacak halimizi anlatıyorum!

Davutoğlu'na kırmızı kart!

Kimler kutsal bir aileden geliyor?

Her zaman farkını fark ettiren parti!

Market faşizminden gıda milliyetçiliğine!

Savaş, 'Erdoğan için bir hayat öpücüğü' olur mu?

Bursa'nın su kavgası!

'Uzağı göremeyen tuzağı göremez'

AK Parti ve İkarus sendromu!

Dağ-Der'de derin kulis!

Deva Partisi'ne oy vermeyeceğim!

Bursa'da yetmiş bin hanenin kapısı çalındı!

Uludağ'daki tehlikenin farkında mısınız?

Kendimize yuh dememiz gerekiyor!

Sandık, kimsenin gözünün yaşına bakmaz!  

Bursa'daki büyük değişimlerin işaret fişeği!

'Ceza garantili köprü!'