GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-4°
Kapalı
DOLAR 7.82
EURO 9.36
ALTIN 449.83
BİST $17.778

"Bizim kumaştan yama olmuyor!"

13 Ağustos 2020 Perşembe, 21:00

Hafta sonu,

İYİ Parti'nin Bursa ikinci olağan kongresi yapılacak. Bilindiği üzere Selçuk Türkoğlu ve Yüksel Yılmaz gibi iki iddialı aday yarışıyor. Biz "il kongresi" dedik ama uzun araç konvoyları, coşkulu ziyaretler, ateşli konuşmalara bakınca sanırsınız ki; genel seçime gidiliyor. Öyle bir hava, öyle bir heyecan var İYİ Parti Bursa teşkilatlarında.

İki başkan adayının toplantılarına,

Binlerle ifade edilecek kalabalıklar katılıyor. Coşkulu konuşmalara, heyecanlı alkışlara şahit oluyoruz. Bu, Bursa'da uzun süredir pek görülmeyen bir durum. Üstelik salgın sürecinin bütün negatif etkilerine rağmen oluyor bütün bunlar. Bu da gösteriyor ki; son günlerde genelde olduğu kadar yerelde de siyaset İYİ Parti etrafında dönmeye başlamış.

Biliyorsunuz,

İYİ Parti, öyle adı kadar iyi olmayan bir sürecin sonucunda, özellikle CHP'nin çok büyük katkısıyla vücuda gelebildi. Yakın bir zamana kadar, "FETÖ'nün piyonu" olmaktan tutun da, "Pensilvanya'dan talimat amaya, terör işbirlikçisi" olmaya kadar varan ileri suçlamalara muhatap bir siyasi yapıydı.

Fakat kısa süre önce işler değişti.

Önce MHP Lideri Devlet Bahçeli, Meral Akşener'e, "evine dön" dedi. Bu bir şey değil ama akabinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, İYİ Parti'yi "Yerli ve Milli" ilan etti. İşte bu, bir şeyden de öteye çok şey... Bu zamana kadar yapılan korkunç suçlamaların ardından, bizzat o ithamlarda bulunanlar tarafından, "Yerli ve Milli" ilan edilmiş olarak haklı çıkmanın verdiği yüksek moralden midir bilinmez, İYİ Partililerin keyfine diyecek yok son günlerde. Haklılar da, zira partileri bir anda hem Cumhur İttifakı hem de Millet İttifakı için bulunmaz Hint kumaşı hükmünde adeta. Dahası, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerinden sonra Meral Akşener, Millet İttifakı'nın içinde elinin daha da güçlenmesiyle ittifakın doğal ortak Cumhurbaşkanı adayı olma potasına girdi biranda.

Hem bu konuyu,

Hem de kongre sürecini İYİ Parti Bursa Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu ile konuştuk. Hoca'nın söylediklerine geçmeden evvel bir parantez açıp Hoca ile akalı birkaç şey söylemek isterim. Elbette ki; başka illerden gelip Bursa için katma değer üretmiş herkes çok kıymetlidir. Fakat yeri gelmişken İsmail Hoca'ya minik bir pozitif ayrımcılık yapmama izin verin. Zira kendisi bu toprakların öz evladı, yerlisi ve millisidir. Dağ yöresinden çıkarak makus talihini kırmış ve yöre insanının da makus talihini kırması adına örnek olmuş, sadece Bursa'nın değil ülkemizin saygın simalarından birisi, kıymetli bir bilim insanıdır.

Parantezi kapatıp,

Hoca'nın söylediklerine geçelim şimdi. Hoca, İYİ Parti'nin, "Yerli ve Milli" ilan edilmesini Erdoğan ve Bahçeli'nin kendi siyasi gündemleriyle alakalı olduğunu düşünüyor ve "onların siyasi hesaplarında yanıldıklarını ve doğruyu geç ifade ettiklerini gördük. Önceki ifadeleri (suçlamaları) kasıtlı ifadelerdi. Biz Türkiye'yi yönetmeye talip bir partiyiz. Bizim kumaşımızdan yama olmuyor, bizim kumaşımızdan elbise oluyor. Türkiye'nin artık bu süreçlerden çıkması ve gerçek gündemine dönmesi lazım..."

İsmail Hoca'nın,

Kongreye dair görüşleri ise, tarafsız olmanın verdiği dayanılmaz hafifliğini hissettirir cinstendi. Nitekim bugüne kadar Bursa'da çoğu siyasi partide görmeye alışık olduğumuz "teşkilatı kendi ekseninde dizayn etmek" hırsı İYİ Parti'de söz konusu değil. Bunu bizzat delegeler söylüyor. İsmail Hoca, "biz Türkiye'de siyaseti halkla buluşturmak için yapan bir partiyiz. Kongrelerimiz de bunun göstergesidir. Bursa'da iki değerli arkadaşımız yarışıyor. İnşallah güzel bir kongre süreci yaşayacağız. Partilerin tepe yönetimlerinin görevi kongre süreçlerinin kaliteli işlemesini, birlik ve beraberliği sağlamak olmalı. Biz de bunu yapıyoruz. Delegemiz kimi desteklerse o arkadaşımız başkan olacak..." dedi.

Konu İYİ Parti, gündem ise kongre olunca,

Başrol oyuncuları sayılan il başkan adaylarına soru sormazsak bu yazı eksik kalırdı. Buna sebep görüşlerini almak üzere önce İYİ Parti Kurucu İl başkanı ve başkan adayı Yüksel Yılmaz'ı aradım, fakat ulaşamadım. Akabinde, diğer aday Selçuk Türkoğlu'nu aradım.

Selçuk Türkoğlu,

Her zamanki gibi kabına sığmayan bir kişi olarak büyük bir heyecanla bir nefeste anlattı yapacaklarını. "Bursa'nın hakkını hukukunu korumak için göreve talibim" dedi. "Bu kentin sahipsiz olmadığını dosta düşmana göstereceğiz" dedi. "Delegemiz bize görev tevdi ederse, bu şehrin talan edilmesinin önüne geçeceğiz" dedi. "Gazeteci İbrahim Erdoğan ve tecrübeli siyasetçi Nevzat Kocakurt gibi yeni isimleri de partiye kazandırarak sürpriz ve güçlü bir yönetim hazırladık" dedi. "Yapacağımız etkili muhalefetle Bursa'da tek kale maç dönemini bitireceğiz" dedi. Hedeflerinin yerelde ve genelde iktidar olmak olduğunu ifade eden Türkoğlu, "sadece Bursa'da değil, ülke çapında ses getirecek bir muhalefet anlayışını hayata geçireceğiz" dedi. Son olarak, "Allah kısmet eder, delegemiz de teveccüh gösterirse, bu şehrin makus talihini değiştirdiğimizi hem Bursa, hem de Türkiye görecek" dedi.

SON SÖZ:

Başkan adayı Yüksel Yılmaz'a ulaşamadığımı söylemiştim. İsmail Hoca ve Selçuk Türkoğlu ile görüşmelerimi yapıp yazıyı yazmak üzere oturdum. Yazı bitene kadar Yılmaz'dan geri dönüş olur mu diye bekledim fakat olmadı. Sebebini bilemiyorum ama daha önceki günlerde de kongre sürecine dair görüşlerini köşemde paylaşmak üzere farklı zamanlarda aramama rağmen Yılmaz'a ulaşamadım. Geri dönüş de yapmadı. Paşa gönlü bilir, bunun benim açımdan bir ehemmiyeti yok. Fakat Yüksel Yılmaz siyaseti de böyle yapacaksa vay İYİ Parti'nin haline.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Karpuz gibi ortadan ikiye ayrıldık!

'Horolop şorolop' işler bunlar!

Fırtınalı çölde yol işareti gibi...

Neden kaşlarınızı çatmıyorsunuz?

Alinur Aktaş'tan muhteşem hizmet!

Kaderin cilvesine bakın!

Ceyar'ı vurdular!

AK Parti, kendi bağımlılığının tutsağı oldu!

Arınç'tan, AK Parti için derin hamle!

Kim o AK Parti ilçe başkanı?

AK Parti Bursa'da çarşı karışacak!

Alinur Aktaş'a zor sorular!

Bu ayıp AK Parti'ye yeter!

Bu heyecanın ölmemesi lazım!

Bin günün sonunda dağ fare doğurdu!

Alinur Aktaş'a yumurtalı tehdit!

'At izi, it izine karıştı'

Kanat kırana hükmünü verecek bir Süleyman olur elbette!

AK Parti'deki haksız işgalciler!

Bu işte bir gariplik yok mu?

İkinci yüzyıla girerken!

Bursa'nın bitmeyen su sorunu!

Artık kolları sıvamak gerekmiyor mu?

'Kendi görüşüme katılmıyorum'

Bursa'ya felaket adım adım yaklaşıyor!

AK Parti'de kimler kimlerle beraber?

Doğruysa tuzun koktuğu, sözün bittiği yerdir!

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!

Yazıma başlık bulamadım!

Siz AK Parti'ye düşman mısınız kardeşim?

İnadına güzel haber!

Tabii yansıtmazlar Reis!

Korkunç miktarda para alacaklar!

İYİ Parti'ye operasyon mu çekiliyor?

Türkiye'nin bir de valiler sorunu var!

'Kurduğumuz gün 40-50 ilde tabelayı asarız!'

Erdoğan'ın, gülmekten karnı ağrımış mıdır?

'Olmayacak' demişse bilin ki; olacaktır'

İdeal Şehir Bursa Platformu!

'BUDO' gelir, 'BUDO' geçer ağlama!

Kestel'in suçu ne?

Acelesi olmayan seçkinler partisi!

'Abi, Salman gidiyor mu?'

Hem Nilüfer'e hem Kestel'e ceza!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bırakıyor mu?

AK Parti Bursa'da aday adayları belli oldu!

Yüz yüze hesaplaşmak!

"Buyurun cenaze namazına!"

Bir koyun kellesiyle yıkılır köşkünüz!

Sizi gidi tatlı su kurnazları sizi!

AK Parti'nin koordinatör sorunu!

Ak Parti Bursa pert ama herkes haklı şoför!

Komediye bakar mısınız?

AK Parti Bursa'da kazan kaynıyor!

Rezillik akıyor!

Hokkabazlıkla siyaset olmaz!

Kulağınızı açın ve beni dinleyin!

Akıllı Hans'ın öyküsü!

Birisi ölüyor ve sebebi sizsiniz!

Bay Salman, Reis'i dinledin mi?

Alinur Aktaş'ı terletecekler!

Kahramana ödül yok!

Melekler dişi midir, erkek mi?

"Çanlar kimin için çalıyor"

Maklubeye kaşık sallayan kaymakam var da belediye başkanı yok mu?

Ağzını açana yumruğu vurun!

Kafaya koymuşlar, Bursa'ya kötülük edecekler!

Size bir şey söyleyeyim mi?