GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 8
EURO 9.53
ALTIN 464.84
BİST $19.027

Bu işten en çok AK Parti rahatsız!

17 Ağustos 2020 Pazartesi, 22:48

2016'nın ilk günleriydi,

Pınar Yeniyiğit'in, Kanal 16'da hazırlayıp sunduğu, "Bursa'nın Anasayfası" programına konuk olmuştum. 2016'nın gündem başlıklarını "Yeni Anayasa, Paralel Yapı ile Mücadele ve Başkanlık Sistemi" olarak belirlemiş ve fikirlerimi paylaşmıştım.

"Başkanlık Sistemi"

Gündemin en önemli başlığıydı ve tartışmanın odağında ise Recep Tayyip Erdoğan vardı. AKPartililer, "seni başkan yapacağız" diye bastırırken, muhalefet, "seni başkan yaptırmayacağız" diye yeri göğü inletiyordu. Yani, yine meseleler üzerinden değil, kişiler üzerinden bir tartışmaya şahit oluyorduk.

O gün,

Başkanlık sistemini en çok muhalefetin istemesi gerektiğini söylemiş, hatta bunun için Başbakan'ı, Cumhurbaşkanı'nı sıkıştırmaları gerektiğini ifade etmiştim. Nitekim, mevcut siyasi yapıda CHP özelinde muhalefetin demokratik yollardan iktidara gelme imkanının pek mümkün görünmediğini, muhalefetin iktidara gelebileceği tek ve yegane sistemin başkanlık sistemi olduğunu üstüne basa basa anlatmıştım.

Tam anlamıyla,

Başkanlık sistemine geçilmedi ama nihayetinde sistem değişti. Benim, 2016'da, "muhalefetin işine yarayacak" dediğim sistem muhalefet adına ilk meyvelerini yerel seçimlerde vermiş oldu ve İstanbul, Ankara başta olmak üzere çok sayıda Büyükşehir Belediyesi'ni CHP kazandı. Emin olun, parlamenter sistem devam etseydi, CHP'nin buraları bırakın kazanmayı, hayalini bile kuramazdı.

Ancak işler değişti,

CHP özelinde muhalefet bugün, geçmişte aklından bile geçirmediği iktidar olmayı, yeni sistem sayesinde planlama aşamasına geldi. Tabi bunun bu kadar erken ve kolay olmasının sebebi, sistemin gerçek bir başkanlık sistemi olmayışıdır. "Tek Adam" algısına ve bu minvaldeki eleştirileri karşılar uygulamalarla açık, denge denetim sisteminden yoksun, adını, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin koyduğu, fakat ne olduğu henüz anlaşılamayan "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" sayesinde AK Parti günden güne eriyor. Muhalefet ise hiç olmadığı kadar ve beklenenden çok daha önce güç kazanmaya başladı. Evet, başkanlık sistemi, muhalefeti iktidara taşıyacak bir yoldu fakat bunun normal şartlarda birkaç dönem sonra mümkün olması gerekirdi. Ne var ki; uydurulan sistem sayesinde muhalefetin fazladan çaba göstermesine gerek kalmadan bu süre kendiliğinden kısalmış oldu.

Kurulduğu günden bu yana,

Girdiği her seçimden ezici bir zaferle çıkan Ak Parti, bugün MHP'nin desteğine rağmen seçim kazanacak çoğunluğa ulaşmakta sıkıntı görüyor olacak ki; daha önce "Pensilvanya'dan talimat almakla, FETÖ piyonu, terör işbirlikçisi" olmakla suçlanan İYİ Parti Lideri Meral Akşener bir anda "Yerli ve Milli" ilan edilerek ittifaka davet edildi.

Hoş bu davette de hala,

Kafa karışıklığına sebep bir belirsizlik söz konusu. Hatırlarsanız daha önceki yazılarımda, Bahçeli'nin, Akşener'e, "eve dön" çağrısının Cumhur İttifakı'nı güçlendirmekten çok MHP'nin baraj sorunu ortadan kaldırmak için olabileceğini ifade etmiştim ki; Akşener'in sonra yaptığı açıklamalar biraz bu tezi doğrular nitelikte.

Şöyle ki;

Akşener, Bahçeli'nin "eve dön" çağrısının, "MHP'ye dön" olarak görüldüğünü, bunun da aslında kendisinden ziyade Erdoğan'a bir parmak sallama olduğunu, fakat Erdoğan'ın konuya dahil olup, "eve dön" çağrısında "ev"i MHP olarak değil, Cumhur İttifakı olarak tanımladığını söyledi.

Buradan da anlaşılacağa göre,

Sistemin isim babası MHP ve uygulayıcısı AK Parti, kendi icat ettikleri sistemin kendilerine kazdığı kuyudan nasıl kurtulacakları noktasında kafa yorup, hamleler yapma peşindeler. Haksız da sayılmazlar. Zira uydurma ve umut vermeyen sistemin faturası onlara ama en çok da Ak Parti'ye kesiliyor.

SON SÖZ:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, memleket için hayır gördüğü hizmetlerde zaman kaybı yaşanmaması adına yetki kullanmayı cazip görebilir. Fakat bu devlet adına sürdürülebilir bir durum değil. Devletin kurumsal tecrübesine zarar verdiği gibi istemeden de olsa özellikle liyakat noktasında marazların çıkmasına sebebiyet veriyor. Çıkan bu marazlar milletin Ak Parti'den soğumasına neden oluyor. Eski bakanlardan Faruk Çelik'in kısa süre önce yüzde 50+1 olan seçilme şartının yüzde 40'a indirilmesi önerisi bile sistemin marazını anlamamız için yeterli değil mi? Ak Parti'nin, bu cendereden, bu uydurma sistemden kurtulması gerekiyor. Bunun yolu da var. Öyle ki; Ak Parti'den koparak kurulan yeni partiler de dahil olmak üzere bütün muhalefet "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem"de hemfikirler. Hatta Meral Akşener, davete karşılık, "Partili Cumhurbaşkanlığı devam ettiği sürece başıma silah dayasalar Cumhur İttifakı içinde yer almam" demedi mi? Erdoğan, "madem istiyorsunuz, o halde buyurun değiştirelim" demeli. Zira temelden ve yapısal bir değişime ihtiyaç var. Bu değişimi yapmadan, mevcut sistemin açmazlarını, ittifaklara parti davet ederek çözmeye çalışmak zaman kaybından başka bir şey değildir. Bu değişimle Ak Parti, MHP mecburiyetinden kurtulacağı gibi daha geniş çerçevede politika üretebilir. Dahası, Ak Parti'ye zarar vermesi muhtemel yeni partilerin varlık sebebi de ortadan kalkar. Yüzde on barajını aşmak kolay değil ve hepsi ölü doğmuş partiler olarak kalırlar. MHP istemese bile bu değişim, Ak Parti, CHP, İYİ Parti'nin oylarıyla pekala gerçekleşir ve Ak Parti'ye daha uzun yıllar iktidar olmanın yolu açılmış olur. Bunu düşünün derim.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Alinur Aktaş'tan muhteşem hizmet!

Kaderin cilvesine bakın!

Ceyar'ı vurdular!

AK Parti, kendi bağımlılığının tutsağı oldu!

Arınç'tan, AK Parti için derin hamle!

Kim o AK Parti ilçe başkanı?

AK Parti Bursa'da çarşı karışacak!

Alinur Aktaş'a zor sorular!

Bu ayıp AK Parti'ye yeter!

Bu heyecanın ölmemesi lazım!

Bin günün sonunda dağ fare doğurdu!

Alinur Aktaş'a yumurtalı tehdit!

'At izi, it izine karıştı'

Kanat kırana hükmünü verecek bir Süleyman olur elbette!

AK Parti'deki haksız işgalciler!

Bu işte bir gariplik yok mu?

İkinci yüzyıla girerken!

Bursa'nın bitmeyen su sorunu!

Artık kolları sıvamak gerekmiyor mu?

'Kendi görüşüme katılmıyorum'

Bursa'ya felaket adım adım yaklaşıyor!

AK Parti'de kimler kimlerle beraber?

Doğruysa tuzun koktuğu, sözün bittiği yerdir!

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi!

Yazıma başlık bulamadım!

Siz AK Parti'ye düşman mısınız kardeşim?

İnadına güzel haber!

Tabii yansıtmazlar Reis!

Korkunç miktarda para alacaklar!

İYİ Parti'ye operasyon mu çekiliyor?

Türkiye'nin bir de valiler sorunu var!

'Kurduğumuz gün 40-50 ilde tabelayı asarız!'

Erdoğan'ın, gülmekten karnı ağrımış mıdır?

'Olmayacak' demişse bilin ki; olacaktır'

İdeal Şehir Bursa Platformu!

'BUDO' gelir, 'BUDO' geçer ağlama!

Kestel'in suçu ne?

Acelesi olmayan seçkinler partisi!

'Abi, Salman gidiyor mu?'

Hem Nilüfer'e hem Kestel'e ceza!

Cumhurbaşkanı Erdoğan bırakıyor mu?

AK Parti Bursa'da aday adayları belli oldu!

Yüz yüze hesaplaşmak!

"Buyurun cenaze namazına!"

Bir koyun kellesiyle yıkılır köşkünüz!

Sizi gidi tatlı su kurnazları sizi!

AK Parti'nin koordinatör sorunu!

Ak Parti Bursa pert ama herkes haklı şoför!

Komediye bakar mısınız?

AK Parti Bursa'da kazan kaynıyor!

Rezillik akıyor!

Hokkabazlıkla siyaset olmaz!

Kulağınızı açın ve beni dinleyin!

Akıllı Hans'ın öyküsü!

Birisi ölüyor ve sebebi sizsiniz!

Bay Salman, Reis'i dinledin mi?

Alinur Aktaş'ı terletecekler!

Kahramana ödül yok!

Melekler dişi midir, erkek mi?

"Çanlar kimin için çalıyor"

Maklubeye kaşık sallayan kaymakam var da belediye başkanı yok mu?

Ağzını açana yumruğu vurun!

Kafaya koymuşlar, Bursa'ya kötülük edecekler!

Size bir şey söyleyeyim mi?

"Bursa için canla başla" mı dediniz?

Keşke İnegöl'den hiç gelmeseydin Alinur Başkan!

Ateşleri bol olsun!

"Zalimin kılıcını çeken, kendi elini keser"