GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
23.02°
Parçalı Az Bulutlu
DOLAR 16.88
EURO 17.82
ALTIN 991.00
BİST 2.554

Bu kaçıncı seferberlik Reis?

22 Nisan 2022 Cuma , 00:34

"Öfke hali bir hortum kadar izah edilebilirdir ve kıskançlığın güneş tutulması kadar rasyonel sebepleri vardır..." diyen fikrimin sultanlarından Spinoza yaşıyor olsaydı; ona, vurdumduymazlığın sebebini sormak isterdim.

Nitekim, birinin, bunun sebebini ve çaresini bulup Cumhurbaşkanı Erdoğan'a anlatması gerekiyor. Hem de hemen, seçim gelmeden. Yani, henüz zaman varken anlatması gerekiyor.

Çünkü, bir süredir, hiçbir şeyi dert etmeyen, hiçbir şeye aldırmayan, duygusuz, duyarsız, anlayışsız, kavrayışsız bir kitleye aynı şeyleri üstüne basa basa, altını çize çize anlatıyor fakat ya gerçekten anlamıyorlar ya da anladıkları halde anlamamış gibi yapıyorlar. Veya anlıyorlar ve yapmış gibi davranıyorlar.

Nihayetinde, her üçünün de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve AK Parti'nin aleyhine olduğunu söylemem gerekiyor. Ve yine, nihayetinde, güneş tutulmasından daha berbat bir akıl tutulması yaşandığını da ilave etmem şart...

Bu akıl tutulmasının karanlığında peyderpey küçülüyor AK Parti. Hani, eski vekil Hüsnüye Hanım'ın, "Zam gelmiştir ama mini mini gelmiştir" vecizesi gibi, hemen her gün mini mini gidiyor insanlar.

Mini mini gidiş anlamında birinci kopuş Ahmet Davutoğlu ile oldu. Ondan daha esaslı ikinci kopuş ise Ali Babacan ile yaşandı. Bu arada, AK Parti'den ümidini kesip henüz rotasını seçmemiş araftaki üçüncü kitlenin surda nasıl bir gedik açacağını ise henüz bilen yok.

Tam anlamıyla bilen yok belki ama kestirebilen var.

O kestirebilenlerden birisi/birincisi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başkası değil. Erdoğan, iş bilmez tayfanın hiçbir şey yapmasalar bile kesin bir şey yapıp, yine başına iş açacaklarının farkında olacak ki; bir süredir teşkilatına sürekli aynı uyarıyı yapıyor.

Önceki gün, TBMM grubunda, Bursa'da gardiyanlara yapılan hain saldırıyı kınayarak başladığı konuşmasında seçim kazanmanın sırrına vakıf açıklamalar yaptı. Bunların içinde en önemlisi yine AK Parti teşkilatına yönelik olanlarıydı.

Erdoğan, 2023'e kadar devam edecek bu yolculukta kapısı çalınmadık hane bırakmayacaklarını ifade ederken, sürecin adını da, "Kardeşlik ve kucaklaşma seferberliği" olarak koydu.

Teşkilata yaptığı en can alıcı ikaz ise yine AK Partililer üzerinden oldu. Erdoğan, "Besmelemizi çekip yeni bir heyecan ve azimle tekrar yola revan oluyoruz. Bilhassa bir dönem partimiz içinde yer almış ancak farklı sebeplerle teşkilatlarımızdan kopmuş kardeşlerimize ulaşmaya özel önem ve öncelik veriyoruz... Dava kardeşliğimizi yeniden perçinleyerek, kalbi Türkiye için çarpan herkesle irtibatlarımızı güçlendirmeyi istiyoruz... Tüm kardeşlerime özellikle de gençlerimize samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum: Gelin büyük ve güçlü Türkiye'yi birlikte kuralım. Saflarımızı sıklaştıralım, kavlimizi yenileyelim, ahdimizi tazeleyelim. Kalplerimizi birbirimize yeniden sıkı şekilde kenetleyelim..." dedi.

Gelin görün ki; Erdoğan'ın bu dokunaklı sözlerini duyanların içindeki çocuk kıpırdasa bile, safları sıklaştırmak, kavlini yenilemek, ahdini tazelemek, kalbini sıkı sıkıya kenetlemek noktasında eskisi kadar istekli olmadıklarını görüyorum.

Sebebi ise, yaşıyor olsaydı Spinoza'ya sormak istediğim vurdumduymazlıktır. Çünkü, Erdoğan, daha önceleri de en az önceki günkü kadar dokunaklı sözler söylemişti ve o sözleri de avuçlar şişene kadar alkışlanmıştı.

Mesela, "Siyaset kapısı, hacet kapısıdır. Derdi, sıkıntısı, talebi ve teklifi olan herkesin ilk çalacağı kapının AK Parti teşkilatları olmasından daha tabii bir şey yoktur..." demişti Erdoğan.

Mesela, "Biz, her zaman teşkilatlarımıza kibri, büyüklenmeyi, ayrımcılığı, hizipçiliği ve nobranlığı sokmamış olmakla övünen bir partiyiz. Genel başkanından mahalle sorumlusuna kadar AK Parti'yi temsil eden hiç kimsenin davamızın bu vasfına zarar vermeye hakkı yoktur..." demişti.

Mesela, "Seksen üç milyonun, her birinin gönlünü kazanmayı hedeflerken, teşkilatlarda görev alan bir kişinin bile bu çember dışında kalmasına rıza gösteremeyiz..." diyerek, yetki sahiplerine, geçmişten günümüze partiye emeği geçen herkesi kucaklamaları, kimseyi kırıp, küstürmemeleri gerektiğini de söylemişti.

Mesela, "Ülke genelinde hizmet eden dava adamlarının emeğini, kibirleri boylarını aşanların kaprislerine feda etmedik, etmeyeceğiz..." diye de haykırmıştı Erdoğan. Gelin görün ki; bütün bu söylenenleri partide herkes işitiyor ama ne hikmetse kimse üzerine alınmıyor. Sanırsınız, Erdoğan bütün bunları, "Bay Kemal"in partisine söylüyor. 

SON SÖZ:

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, benzer sözlerini derleyerek benzer yazıları daha önce de yazdım. Fakat Erdoğan'ın her seferinde şiddetini artırarak yaptığı ikaz ve çağrılar da gösteriyor ki; seçim çanları çalmaya başladı. Hem bu sefer hiç olmadığı kadar sert ve uzun çalıyor o çanlar. Farklı olur mu bilemiyorum ama AK Partililer, Erdoğan'ın daha önceki ikazlarını, "aşk uyandıran bomboş rüyalar!" gibi gördüler ve görev yerlerine döndüklerinde yine yanlış bildiklerini okumaya devam etiler. Haliyle, bu ölümcül tecrübe karşısında, "Bu kaçıncı seferberlik Reis?" diye sormaktan kendimi alamıyorum.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa'da bir garip görevden alma!

Hakan Çavuşoğlu'na bir sualim var!

Ummadığınız Oktay'dan Yılmaz bir başkan çıktı!

DEVA Bursa'da istifa depremi sürüyor!

Bursa siyasetinde şok istifa!

Kestel'de, kaçak inşaatla kaçak güreşenler kim?

İnsan, kalbinin ihtiyacı olan besini nereden alacak?

'Sizi fazla sıkmeyeceum!'

DEVA Bursa'da yaprak dökümü!

Adamlar, arıları balık ilan ettiler!

Mücahit Alkan neden görevden alındı?

Zorla artist yapacaklar!

Artık kimsenin sütten ağzı yanmayacak!

Asgari ücret 6 bin lira olur mu?

Bekaroğlu da "Beka sorunu" dedi!

Ak Parti'nin işte böyle canına okuyorlar!

Düşman çatlatıp, dost sevindirdiler!

Erbakan'dan Erdoğan'a veryansın!

Bursa'da AK Partililer, yönünü İYİ Parti'ye çevirdi!

Muhasebecilerin kıyameti kopmuş da ağlayanları yok!

28 Şubat AK Parti'ye seçim kazandırmaz!

Erdoğan'ı Abdülhamit'e benzetenlere gelsin!

Kılıçdaroğlu, 'Adayım' dedi!

Oktay Yılmaz'ı dinledim gözlerim kapalı!

AK Parti'nin kuyruğu kesikleri!

CHP'yi, iktidar izi sürme ateşi sarmış!

EYT'liler için kasada para var mı?

Zarfı aldılar ama zarfa gelmediler!

'Türkiye alabildiğine mutsuz!'

Beterin de beteri var!

''Kendi hesabımdan 61 bin 250 lira ödedim!''

Aferin size, İmamoğlu'nun imdadına yetiştiniz!

Tatlıoğlu'ndan Londra çıkarması!

Pusuda bekleyen seçim!

Erkekseniz bu yazıyı okursunuz!

Siyasetçi için kibir kabirdir!

CHP'de hüzün, İYİ Parti'de coşku vardı!

''Uyuyun ama uykuya dalmayın!''

''Bayram o bayram ola!''

O şom ağızlıları dinlesek mi?

Siyasetçiden daha çok siyaset yapan bürokrat!

Dün Ankara'da ne oldu?

Kararsızların zihinsel karmaşasına çıkış yolu!

Hem aklınızın hem de yüreğinizin kulaklarıyla dinleyin!

Türkiye'yi kanıyla düşünen bir düşünce kulübü!

Türkiye'de on tane Bursa olsa ne olur?

Turgay Erdem de o konudan şikâyetçi!

O gazeteci ben oluyorum!

Doğru, eninde sonunda kendini dayatır!

AK Parti'ye kazandıracak formül!

İsmet Karaca'nın, Kılıçdaroğlu'na sunduğu Bursa anketinde ne var?

Bursa'da yer gök Meral Akşener!

Gördüğüm en berbat iftar programı!

İstifa et artık Arif Karademir!

'Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz!'

Erdoğan'ın karşısına kim çıkacak?

Çok başlıklı bir yazı!

Deva'dan büyük çalım!

CHP'yi elektrik çarptı!

Hemen kızmayın, az dinleyin!

İsmet Karaca, Bursa'yı Ak Parti'nin elinden alacak!

Sakız çiğnemek orucu bozar mı?

Seçim yasasında ilk çatlak Cumhur İttifakı'nda!

'Yerinde mi acep, ölü ve mezar?'

Masada Abdullah Gül mü eksik?

Eyvah! Yine söyledi kaybettiren o sihirli sözü!

Mehmet Metiner haksız mı?

Ak Parti'ye, 'onur kırıcı bir yenilgi' tattırmak istiyorlar!