GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
15.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.36
ALTIN 496.84
BİST 1.392

Egemen Bağış CHP'li olsaydı!

1 Temmuz 2021 Perşembe , 10:24

 Konuya geçmeden evvel,
Şuraya bir fotoğraf koyalım ve biraz uzun sürecek sohbetimizi bu fotoğraf üzerinden inşa edelim, ne dersiniz?


 
Evet,
Gördüğünüz gibi, görselde iki içki içen siyasetçi var. Birisi, Ak Partililerin, bira içtiği için yerden yere vurduğu, demediğini bırakmadığı CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce. Diğeri ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen, Ak Parti'de önemli görevler üstlenmiş ve halen de Çek Cumhuriyeti Büyükelçiliği'ni yürüten Egemen Bağış.
 
Hatırlarsanız,
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Erdoğan'a karşı yarışan İnce'nin, tatilde bira içerken çekilmiş fotoğrafları sosyal medyada elden ele dolaştırılıp, "ayyaş" yakıştırmasıyla, "içki içen Cumhurbaşkanı istemiyoruz" yazıları yazılıp, vurdukça vurulmuştu.  Gerekçe belliydi;  "milletin değerlerine saygısı olmayanın bu ülkeye de faydası olmaz"dı. Hatta daha da ileri gidildi ve içki içen Muharrem İnce'nin camiye gitmesi, "oy kazanmak için dindar pozları vermesi" olarak yorumlanmış ve iktidara yakın gazetelerde, "yanar döner Muharrem" başlıkları bile atılmıştı.
 
Özetle,
CHP'ye vurmanın bir yaptırımı olmadığı için, dindarlar(!) huşu içinde ibadet eder, dua okur gibi aklına/ağzına geleni söylemekte, yazmakta bir sakınca görmedi, halen de görmüyorlar.
 
Fakat,
O dindarlar(!), ne yazık ki; aynı duyarlılığı başka isimlere ve/veya Ak Parti'ye karşı göstermiyorlar. Bunun en son ve somut örneğini daha birkaç gün önce yaşadık. Bir zamanlar, "Bakara-makara" muhabbetiyle gündeme gelen Egemen Bağış'ın bakanlık görevindeyken ve devletin uçağında içki içerken çekilmiş fotoğrafları yayımlandı. 
 
Tuhaftır,  
Bağış'ın, parası dudak uçuklatan içkiyi devletin uçağında içmesi; İnce'nin, tatilde kendi parasıyla bira içmesi kadar sallamadı vicdanları. Tıpkı, "oğlum ben her gün her cuma bir tane ayet sallıyorum" sözlerinin bırakın sallamayı dindarların(!) yüreğini bile kımıldatmaması gibi...
 
Hatırlıyor musunuz?
Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Muharrem İnce'nin,  miting meydanındaki sahnede bisiklete binmesini diline dolayanlar, aynı şekilde, kara para aklama suçundan aranan Sezgin Baran Korkmaz'ın uçağını taksi gibi kullanan siyasetçilere tek bir söz bile söyle(ye)mediler. Neden acaba?
 
Hadi itiraf edelim,
Egemen Bağış, CHP'li olsaydı ve bakan olarak devletin uçağında içki içerken çekilmiş bir fotoğrafı yayımlansaydı, üşenmeden işi, İsmet İnönü'ye kadara götürüp, yakası açılmamış sözleri sözler miydik söylemez miydik? Daha önce söyledik, yine söylerdik. Hem de iştahla söylerdik değil mi?
 
Peki, durun şimdi ve az düşünün!
Raydan çıkmış, derin bir tiksintiye yol açacak bu sabıkalı, ikiyüzlü bakış açısı, dindarlığın hangi ahlak boyutuyla açıklanabilir? Veya imanın hangi esasıyla izahı mümkündür? Yoksa dindarlık, kendilerini dinin meşru sahibi gibi gören birilerinin tekelinde ve o tekelcilerin sadece gözle görülebilen şekilleri yapmasından mı ibarettir? Yoksa dindarlar, yalnızca kendi doğrularını destekleyecek ve kulaklarına hoş gelecek şeylerle mi yetiniyorlar? Öyleyse bu tutum, bir daha çıkmamacasına kör kuyuya gömülmek değil midir? Din, dindarların iman ve ahlakında, düşünce ve davranışlarında gerçekleştirmek istediği nihai gayeyi bulamamışsa, bu, dindarlık maskesiyle düpedüz "din tüccarlığı" sayılmaz mı?
 
Pekala,
Bu soruları uzatmak mümkün fakat meramımın anlaşıldığını umarak soruların siyasete etkisine bakalım birazda. Erken veya2023'de zamanında yapılacak seçimlerin  her bakımdan çok önemli olduğu çoktan belli olmadı mı? Böylesine hassas bir sürecin karar aşamasında, insanlar, belki de ilk defa sandığa giderken, ekonomi, kalkınma, istihdam, eğitim, sağlık, demokrasi, hukuk ve güvenlik kadar yukarıda altını çizdiğim, "din-dindarlık" eksenindeki soru ve sorunların da etkisiyle sandığa gidecek ve belki de bir çoğu yine ilk defa dünden bugüne savunduklarının tam aksi yönünde bir tercihte bulunacak.
 
SON SÖZ:
Bu iddiayı "olmaz" görmeyin, "olur"unu, büyük umutlarla tekrarlanan İstanbul seçiminde görmedik mi? Neredeyse milyona dayanan oy farkı nasıl oluştu sanıyorsunuz? Son günlerde ortalığa saçılan korkunç iddiaların araştırılmaması, halının altına süpürülüp, yargıya konu edilmemesi, toplumda, iktidara karşı bir güven sorununu da beraberinde getiriyor. Mesela, insanlar ekonomik sıkıntı çekerken, iktidar elitlerinin birçok yerden dolgun maaşlar almasına, "din-dindarlık" ekseninden de bakılıyor. Yukarıda anlattığım şekliyle, Egemen Bağış ve Muharrem İnce'ye farklı tepkiler verilmesi, dindarların getirdiği, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi"ne ve o yapıyı savunanlara karşı ciddi bir sorgulama ve  güven sorununa sebep oluyor. Açıkçası, sokaktan yansıyanlara bakılırsa bu sebep ve dahi sebepler toplumun karar verme sürecinde fazlasıyla etkili olacak gibi duruyor. Burada her şeyden öte ve her şeyin üzerinde başka bir gözlemimi aktarmak isterim. Ne yazık ki; bugün, dindarların süslediği vitrine bakan "y" ve "z" kuşağı hızla dinden uzaklaşıyor. Bu korkunç manzara, kazanılmış iktidarla kaybedilmiş nesiller olarak hepimizin günah hanesine yazılmayacak mı?
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Ak Parti'nin dümencileri!

'Erdoğan sebep, enflasyon sonuç!'

Bir anda imam-hatip kavgasında buldum kendimi!

Önce üzerinizdeki elbisenin hesabını verin!

Dündar da olmasa AK Parti yerlerde sürünecek!

Erdoğan için çıkış mümkün!

Bedrettin Yıldırım FETÖ'nün neresine düşer?

AK Parti'nin iktidar bileti Babacan'ın elinde!

Millet İttifakı'nın derdi Bülent Turan'ı mı gerdi?

Karaca mezar kazdı, Türkoğlu gömdü!

Bursa'da, hakkındaki raporlar sümenaltı edilmiş kaç kişi var?

Alinur Aktaş 'flört' ediyordu, ne oldu o iş?

EN Dergi'de dördüncü sayı heyecanı!

Bursa'daki ani görevden almanın perde arkası!

AK Parti, Bursa'da intihar ediyor!

Gizemli mektup!

Halk, 'kurtarın bizi' mi diyor?

Suya götürüp susuz getirdiğiniz köyden haber var mı?

Ankara'dan yansıyanlar!

Alinur Aktaş'a kötü bir haberim var!

Hani, pandemiyi fırsata çevirmiştin Alinur Aktaş!

AK Parti, seçim barajını neden düşürüyor?

Yine konuştu, benim kaytan bıyıklı Cahit'im!

'Şebeklik devri...'

Çılgın bir senaryodan bahsedeceğim!

Erdoğan aday olmayabilir de...

'Kim korkar basından?'

Muhalefetin adayı yok mu gerçekten?

10 Nisan'da bütün büyü bozulmuştu aslında!

'Alınmak, gücenmek yok!'

AK Parti'nin bitmeyen kış uykusu!

'DEVA Partisi'nde muhtıra imzacıları'na darbe!

Bir iyi bir de kötü haberim var!

Kulağının üstüne yatanları dürtelim!

Bursa'daki anketten çıkan ilginç sonuçlar!

'Öyle bir söz asla söylenmedi!'

Ben size demedim mi?

Çay atma artık Reis!

Adınız kalsın, siz değişseniz veya sizi değiştirseler olmaz mı?

Hoca, 'devlet aklı' dedi; vatandaş, 'devletken aklı nerdeydi?' diyor!

'Bana biat ettiniz, unutmayın'

Birisi Bursa Teknik Üniversitesi'ne el atsın!

İsmail Hoca, Alinur Aktaş'ı fena haşladı!

Erdoğan'ın hakkı Erdoğan'a!

CHP'nin Parlamenter Sistemi'nde ilginç detaylar var!

Bir karar ver artık Alinur, sorun var mı yok mu?

'Külliye'n olmadı bu Reis!

AK Parti ve acemi kasaplar!

AK Parti'de AKBİS seferberliği!

EN Dergi'nin ikinci sayısı çıktı!

Bursaspor, 'bilmem ney' midir Alinur?

İslam'ın yakasından düşün artık!

Alinur Aktaş'ı, Mustafa Özdal yaktı!

MHP, AK Parti'nin kazanını öldürecek!

Robotlar, namaz kıldırabilir mi?

'Can Ataklı'yı fena trollemişler!'

CHP iktidara hazır mı?

AK Parti'ye ters kelepçe takıyorlar!

Numan Kurtulmuş'tan, 'bu şarkı burada bitti' açıklaması!

En berbat yönetilen en güzel şehir!

Koray Aydın'ı dinledik gözlerimiz kapalı!

Erdoğan'ı, Bahçeli'ye kaptıran Kürt siyasetçilerin pişmanlığı!

Hiç yaşamadığımız bir para bolluğuna kavuşur muyuz?

Reis'in aklıyla alay mı ediyorsunuz?

Gençler! Bu çağrı size...

Beni seçmenize itirazım var!

Şevket Abi, meseleye el attı!

İştahla dadanmışlar, yemişler de yemişler!