GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
9.02°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 9.62
EURO 11.24
ALTIN 554.27
BİST 1.48

Erdoğan'ı, Bahçeli'ye kaptıran Kürt siyasetçilerin pişmanlığı!

3 Temmuz 2021 Cumartesi , 01:26

Kürt aydın, Altan Tan,
"Allah Adına Yönetmek" isimli kitabının daha ilk satırlarında, "insan ilişkilerinde 'Yönetim'in ortaya çıkışı neredeyse ilk insanın tarihi kadar eskidir. İster semavi dinlerin Hz. Adem ve Hz Havva ile başlayan tarih inancı, ister materyalist düşüncenin 'Homo-Sapiens ile start/başlama alan ilerlemeci tarih felsefesi esas alınsın; işin başlangıcı ilk insan kümesine kadar uzanmaktadır..." der.
 
Yani,
Daha ilk insan kümesiyle birlikte, beraber yaşamanın zorluğunun yanı sıra  zorunluluğuna da işaret ederek söze başlamış Altan Tan.
 
Bizim,
Altan Tan ile söze başlama sebebimiz ise, son yıllarda birlikte yaşamaya mecbur oldukları kadar birlikte mağduriyetin zirvesine ulaşmış Türk ve Kürt halklarının sorunları ve sorunların çözümleri üzerine sözü dinlenir şeyler söylemesidir.
 
Sözü dinlenir adam Altan Tan,
Son yazısında, , siyaset satrancının 'şahı'nın Kürtler olduğunu söyledi. Kürtlerin, neden "şah" olduğunu ise,  "Kürtlerin oyunu alamayan Cumhurbaşkanı olamıyor..." sözleriyle açıkladı. İyi de, seçimlere henüz daha iki yıl varken böylesine kesinlik içeren bir sözün neden/nereden çıktığını mı merak ediyorsunuz?
 
Öyleyse sırasıyla gidelim,
Önce,  Hür Dava Partisi'nde (HÜDA PAR) yeniden genel başkanlık görevini üstlenen Zekeriya Yapıcıoğlu, Şeyh Said ve arkadaşlarının idam edilişinin 96. yıldönümünde, Şeyh Said, Said Nursi ve Seyit Rıza'nın mezarlarının nerede olduğunun açıklanması, beraberinde Kürtlerin saygı ile andıkları alimlerine zulmedildiği resmen kabul edilmesi, yakınlarından ve bütün halktan özür dilenmesi gerektiğini; bunu için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşebileceklerini ifade etti.
 
Bir sonraki gündem ise,
HDP'nin liberal kanadını temsil eden İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu'ndan geldi. Katırcıoğlu, HDP'nin İzmir İl Başkanlığı'na yapılan saldırının, "Erdoğan'a bir  mesaj" olduğunun altını çizip, yapılan saldırıyla, Erdoğan'a, "sakın demokratik bir yola doğru evrilme, burada dur..." dendiğini iddia etti. Devamında ise daha da önemli ifadeler kullandı Katırcıoğlu.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "çözüm" konusunda  yeniden bir adım atmayı düşünürse bunu konuşabileceklerini, Erdoğan'ın, "konuşalım" derse, "hayır" demeyeceklerini, Erdoğan'ın adım atması halinde uzlaşmaya hazır olduklarını söyledi.
 
Bu sözler,
Hiç kuşkusuz, Altan Tan'ın tabiriyle, (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde) siyaset satrancının "şahı" konumuna yükselen Kürtlerin, iktidara "pazarlık" daveti gibi algılanıyor.  Öyledir veya değildir, bilemiyorum fakat bu çıkış, Erdoğan'ı, Bahçeliye kaptıran Kürt siyasetçilerin sonradan pişmanlığı gibi geliyor bana.
 
Oysa,
Bugün yeniden adım atması beklenen/istenen Erdoğan, gövdesini taşın altına koyup, "Baldıran zehrini içmekse, biz o baldıran zehrini içeceğiz, yeter ki; bu ülkeye huzur gelsin..." deyip, "Çözüm Süreci"ni başlatmıştı.
 
Devamında,
Kürtçe'nin yasak olma yanlışlığından Kürtçe yayın yapan televizyon noktasına gelindi. Kararlı adımlar atıldı ama "Çözüm", petrol canavarlarının isteğiyle ve bizzat PKK eliyle boğuldu. PKK'nın varlık nedeninin çözümsüzlük üzerine olduğu ve HDP'nin de bu ölümcül yanlışa itiraz edemeyerek çözümsüzlüğe mahkum kaldığı çok net anlaşıldı.
 
Ne yazık ki;
Birtakım Kürt siyasetçiler, Erdoğan'ın, "çözüm" için uzattığı eli, devletin zayıflığı gibi görüp, bir eliyle uzatılan eli tutarken öbür eliyle de hendek kazdı. Böyle bir şey asla kabul edilemezdi.  Haliyle devlet bir noktadan sonra bu yanlıştan döndü ve kazılan hendekler kazanlara mezar oldu.
 
Nitekim,
HDP, "Çözüm Süreci"de omuzlarındaki yükün gereğini yapabilme iradesini ortaya koyamadı. Haliyle parti olma fırsatını da kaçırdı. HDP, PKK ile arasına bir mesafe koyamadığı, hatta "sorun"un çözüm adresi olarak PKK'yı gösterdiği için bugün bütün partiler mesafe koymak zorunda hissediyorlar.  
 
Dolayısıyla,
HDP, vesayet ipinin ucundaki kukla görüntüsünden kurtulmadıkça ne Kürtlerin sorunlarına çözüm üretebilir ne de ülke sorunlarına bir çözüm önerebilir. Sadece yüzde 10-12 civarında Kürt seçmeni bloke eder ve hem kendini hem de siyaseti tıkar. Bu ise, siyaset satrancının "şahı" olmak değil, "şah" olduğu zannıyla mat olmaktan başka bir şey değildir.
 
HDP özelinde Kürt siyasetçiler,
Sadece, "Erdoğan gitsin" üzerine kurdukları siyasetten bir şey kazanamayacaklarını görmeliler. Cumhur İttifakı gidip, Millet İttifakı geldiğinde, kendileri değişmeden devletin milli güvenlik politikalarının kendileri lehine değişeceğini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Zira iktidarda kim olursa olsun, ne devlet ne de millet bir daha hendek kazılmasına asla müsaade etmez. Sistemin getirdiği geçici tıkanıklıktan ötürü, Kürtleri, siyaset satrancının "şahı" gibi gösterip, HDP'ye yapılacak aşırı özgüven yüklemesi, "mat"la biten bir oyun ve yeni hayal kırıklıklarından başka bir işe yaramaz. Buna sebep HDP, eğer Kürtlerin sorunlarına karşı kendini sorumlu hissediyorsa bugüne kadar izlediği yolun yol olmadığını görmeli ve Erdoğan'ın içmeye talip olduğu o, "baldıran zehrini" hiç pazarlıksız bir dikişte içebilmeli...
 
SON SÖZ:
Konuyu toparlarsak, bugün, Erdoğan'ı, Bahçeli'ye kaptıran Kürt siyasetçiler pişman. Kendini, Bahçeli'ye kaptıran Erdoğan ise,  Kürtleri kaybettiği gibi milliyetçileri de kazanamadı. Yani, Erdoğan, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak üzere. Kürtler ise, bu haliyle siyaset satrancının "şahı" değil, iki ittifak arasına sıkışmışmış durumdalar. 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

'Velhasıl Bursa artık sudan değil betondan ibarettir'

AK Parti, eski CHP'ye, CHP eski AK Parti'ye benziyor! 

Ertuğrul Yalçınbayır'dan Timsah Arena önerisi!

AKP, AK Parti'den intikam alıyor!

Başkanı tanıyalım çocuklar!

Tebrikler Bursaspor, kandilin mübarek olsun Alinur!

'Vay anasını sayın seyirciler!'

Sadece çiftçi Pahom'a değil, patron Pahom'a da bir mezar kadar toprak lazım!

Dindar muhitte vefa bir semt adı bile değil artık!

'Bu CHP de çok oluyor artık!'

Sakder dede! O iş öyle değil be...

Gelecek'te DEVA isyanı!

DEVA Bursa'da üçüncü adayın ayak sesleri!

Bu bir yazı değil, bir çağrı, bir çığlık, bir imdat!

Ben muhalefet sandım, meğer iktidar gözünü dikmiş!

Neyi istemediklerini biliyorlar, neyi istediklerini arıyorlar!

Yine olmadı Bursalı Faruk!

Benim de bir Ayvalı Deresi derdim var!

DEVA Bursa'da bir şeyler oluyor?

Bir sen eksiktin Bursalı Faruk!

AK Partililer Hünkar Köşkü'nde ne konuştu?

'AK Parti'de neler oluyor kardeş?'

Biraz itidal lütfen!

Ak Parti'nin dümencileri!

'Erdoğan sebep, enflasyon sonuç!'

Bir anda imam-hatip kavgasında buldum kendimi!

Önce üzerinizdeki elbisenin hesabını verin!

Dündar da olmasa AK Parti yerlerde sürünecek!

Erdoğan için çıkış mümkün!

Bedrettin Yıldırım FETÖ'nün neresine düşer?

AK Parti'nin iktidar bileti Babacan'ın elinde!

Millet İttifakı'nın derdi Bülent Turan'ı mı gerdi?

Karaca mezar kazdı, Türkoğlu gömdü!

Bursa'da, hakkındaki raporlar sümenaltı edilmiş kaç kişi var?

Alinur Aktaş 'flört' ediyordu, ne oldu o iş?

EN Dergi'de dördüncü sayı heyecanı!

Bursa'daki ani görevden almanın perde arkası!

AK Parti, Bursa'da intihar ediyor!

Gizemli mektup!

Halk, 'kurtarın bizi' mi diyor?

Suya götürüp susuz getirdiğiniz köyden haber var mı?

Ankara'dan yansıyanlar!

Alinur Aktaş'a kötü bir haberim var!

Hani, pandemiyi fırsata çevirmiştin Alinur Aktaş!

AK Parti, seçim barajını neden düşürüyor?

Yine konuştu, benim kaytan bıyıklı Cahit'im!

'Şebeklik devri...'

Çılgın bir senaryodan bahsedeceğim!

Erdoğan aday olmayabilir de...

'Kim korkar basından?'

Muhalefetin adayı yok mu gerçekten?

10 Nisan'da bütün büyü bozulmuştu aslında!

'Alınmak, gücenmek yok!'

AK Parti'nin bitmeyen kış uykusu!

'DEVA Partisi'nde muhtıra imzacıları'na darbe!

Bir iyi bir de kötü haberim var!

Kulağının üstüne yatanları dürtelim!

Bursa'daki anketten çıkan ilginç sonuçlar!

'Öyle bir söz asla söylenmedi!'

Ben size demedim mi?

Çay atma artık Reis!

Adınız kalsın, siz değişseniz veya sizi değiştirseler olmaz mı?

Hoca, 'devlet aklı' dedi; vatandaş, 'devletken aklı nerdeydi?' diyor!

'Bana biat ettiniz, unutmayın'

Birisi Bursa Teknik Üniversitesi'ne el atsın!

İsmail Hoca, Alinur Aktaş'ı fena haşladı!

Erdoğan'ın hakkı Erdoğan'a!

CHP'nin Parlamenter Sistemi'nde ilginç detaylar var!